Ana Sayfa Çeviri ÇEVİRİ | “Bir hareket başlatmışız gibi hissediyoruz” – Labor Notes

ÇEVİRİ | “Bir hareket başlatmışız gibi hissediyoruz” – Labor Notes

ABD’nin Kansas eyaletindeki Frito-Lay işçileri, bu yaz yaptıkları 20 günlük grev sayesinde “intihar vardiyası” adını verdikleri zorunlu mesaiye son verdiler. Daha fazla kazanım elde etmeyi ummuş ve hayal kırıklığına uğramış olsalar da mücadelelerinin ABD’deki mevcut grev dalgasını ateşleyen olaylardan biri olduğunu düşünüyorlar. Bu grevi, gelecekte daha fazla kazanımla sonuçlanacak itirazlarının başlangıç adımı olarak görmeyi tercih ediyorlar. Labor Notes’tan Dan DiMaggio’nun greve ilişkin haberini Umut-Sen Çeviri Kolektifi çevirdi.

Frito-Lay işçileri, bu yaz Topeka’daki (Kansas) fabrikalarında 20 günlük bir grevin ardından haftada bir gün çalışmama hakkını almayı ve zorunlu “intihar vardiyaları”na son vermeyi başardılar. İşçilerin çoğu sendikanın grevi sürdürmemesi ve daha fazla kazanım sağlamamasından dolayı hüsrana uğramış olsalar da mücadelelerinin mevcut grev dalgasını ateşlemiş olmasından gurur duyuyorlar.

Fırıncılık, Şekerleme, Tütün İşçileri ve Tahıl Değirmencileri Uluslararası Birliği’ne (BCTGM) bağlı 218 numaralı yerel sendika, 23 Temmuz’da 200’e karşı 178 oyla Frito-Lay’in son teklifini kabul etti ve zorunlu fazla mesainin ulusal ölçekte dikkat çeken biçimde kötüye kullanılmasına yönelik greve son verdi.

İşçilerin küçük benzin istasyonlarından ve marketlerden siparişleri işlediği fabrikanın Coğrafi Kurumsal Çözümler departmanının operatörlerinden Cheri Renfro, “Hayal kırıklığına uğradım, özellikle ücretler konusunda daha fazla kazanım elde edeceğimizi umuyordum,” dedi. Şirket, çoğu sınıflandırmada zamlar yerine az miktarda toplu ikramiye dayattığı için ortalama ücretler on yılda iyice düştü.

Yeni sözleşme işçilerin grev öncesinde reddettikleri iki yılda toplam yüzde 4’lük ücret artışı sağlıyor, ancak yenilenmiş hâliyle her yıl yüzde 2 yerine ilk yıl (geriye dönük olarak geçen Eylül’den itibaren) yüzde 3 ve ikinci yıl yüzde 1 oranında zam alacaklar.

Geçen yıl 18,2 milyar dolar ciroyla 5,3 milyar dolar işletme kârı elde eden ve bağlı olduğu PepsiCo’nun toplam kârının yarısını üreten Frito-Lay, işçilerin anlaşmayı oylamayla reddetmesi hâlinde geriye dönük ödemeyi masadan kaldırmakla tehdit etmişti.

Haftada bir gün izin

Sözleşme, işçiler için haftada bir gün izni güvence altına alıyor. Fabrikanın personel koordinatörü Chantel Mendenhall, haftada bir gün iznin hayatlarında biraz rahatlama sağladığını söylüyor, daha önce “işçilerin çimleri biçmek veya çamaşırlarını yıkamak için bile zamanları yoktu çünkü sürekli çalışıyorlardı” sözleriyle durumu özetliyor. Mendenhall’un açıklaması, vardiya düzenlemekten sorumlu işçilerden biri olması sebebiyle şirketin zorunlu fazla mesaiyi istismar ettiğini ilk elden doğruluyor.

Ancak haftada bir gün izin baskıyı da beraberinde getiriyor. Daha önce hastalık izni almış, tatil yapmış, ailevi veya tıbbi nedenlerden (FLMA) izne çıkmış veya ücretsiz cenaze izni kullanmışlarsa, Frito-Lay işçileri izin günlerinde bile çalışmaya hâlâ zorlayabilir. 

Sözleşme işçilerin ne kadar süre çalışmaya zorlanabileceğine ilişkin, haftada 60 saat çalışma üst sınırını ortadan kaldırıyor. Bazı sendika üyeleri, düşük kıdemli işçilerin saat sınırına ulaşmasının ardından yüksek kıdemli işçilerin hafta sonları da çalışmak zorunda kalacağından endişe ediyor. Ancak diğer işçiler yeni sözleşmenin şirketin haftada 72 saat çalışmayı dayatmasını engellemeyeceğini iddia ediyor.

Sözleşme, işçilerin normal sekiz saatlik vardiyalarından sonra dört saat fazla mesai yapmak zorunda kaldıkları, bir sonraki vardiyaya dört saat önce gelerek sadece sekiz saat izinli kalabildikleri “intihar vardiyalarına” son veriyor. Mendenhall “Bu, doğru yönde atılmış bir adım. 40 yıldır intihar vardiyaları var, kimse bu konuda bir şey yapmamıştı,” diyor. 

Renfro, çıkışların engellenmesine ve yangın alarmlarının çalmasına karşı hareket etmek de dahil olmak üzere güvenlik riskleri konusunda hâlâ endişeli. “İnsanlar atıştırmalık bir şeyler yemek için hayatlarını riske atmak zorunda kalmamalı,” diyor.

Sözleşmedeki diğer bir madde, Frito-Lay’e fabrikada bakım haricindeki işlere yeniden teklif verme hakkını sunuyor, şirketin sözleşme süresi boyunca bir kez yeni düzenleme yapmasına olanak tanıyor. Teklifler, kıdem esasına göre veriliyor. Şirket bunun fazla mesaiyi azaltmaya yardımcı olacağını iddia etse de Renfro bu duruma şüpheci yaklaşıyor: “Ücretleri artırmanız ve insanları oraya getirebilmeniz gerekiyor, ancak o zaman fazla mesai azalabilir.”

“Bir öğrenme deneyimi”

Fabrikadaki 850 işçinin yaklaşık 550’si sendika üyesi. Kansas gibi çalışma hakkının (ya da Renfro’nun tabiriyle “sizi ölümüne çalıştırma hakkının”) olduğu bir eyalette işçiler sendikaya üye olmaktan vazgeçebilirler. 

Mendenhall, grev öncesinde “Sendika üyesi olmayan birçok insan giderek daha fazla güçlendiğimizi ve birleştiğimizi gördüğü için aramıza katıldı,” diyor. İşçiler, sıkı işgücü piyasası sayesinde cesaret kazandılar. Mendenhall, bir iş arkadaşının ısrarla şu mesajı yaydığını söylüyor: “Bakın, şu anda COVID salgını var. Herkes ikinci bir iş bulabilir. 5 metre yürüseniz, 20 tane iş ilanı görürsünüz. Bu elimizdeki tek şans! İnsanları işe alamıyorlar, kimseyi kapıdan içeri sokamıyorlar, bizim yerimize başkalarını bulmaları mümkün değil!”

Ancak sendikalı olamayan işçilerin sayısı sendikayı zayıflattı, en azından bir dereceye kadar şirketin fabrikayı çalışır durumda tutmasını sağladı. Yine de grevciler mevcutta ne kadar üretim olduğunu sorguladılar, bölgedeki mağazalar ise belirli ürünlerin tedarikinde zorluk yaşandığını bildirdiler. Ancak zaman geçtikçe bazı yüksek ücretli bakım işçileri de dahil olmak üzere daha fazla işçi grev hattını aşmakla tehdit edildi. Sağlık sigortasını kaybetme korkusu büyük bir meseleydi.

Mendenhall “Bu kadar çok insanın sözleşmeye onay vermesinin nedeni kimsenin beğenmemesi değil, Frito-Lay biz ayrılır ayrılmaz sigortamızı keseceği için böyle bir korku havası hakimdi,” diyor. 

Bu yılın başlarında kabul edilen “Amerikan Kurtarma Planı Yasası”, grev yapan işçilerin sağlık sigortası primlerinin (30 Eylül’e kadar) ödenmesine yönelik bir hükmü de içeriyordu, ancak sendika poliçeyi netleştirmek ve üyelerini bilgilendirmek için mücadele etti. Bu arada, Frito-Lay işçilerin yapmakla yükümlü oldukları yüksek tutardaki COBRA (bir tür sağlık sigortası) ödemelerine ilişkin bildirimleri grev öncesinde göndererek şüpheye neden oldu. 

Renfro, “Sendikamız sık sık grev örgütlemez, dolayısıyla bu bizim için bir öğrenme deneyimiydi,” diyor. “İleride daha iyi yapacağımız çok şey var,” diye ekliyor. Bunlar da grevdeyken sigortanın nasıl sürdürüleceği hakkında daha fazla bilgi almayı, müzakereler ve grev ödemeleriyle ilgili güncellemelere ilişkin daha fazla toplantı düzenlemeyi içeriyor. 

Topeka, Frito-Lay’in ABD’deki 30 üretim tesisi arasında yalnızca bir avuç sendikalı fabrikadan biri. Vancouver’daki (Washington) de sendikalı fabrikalardan, oradaki 364 numaralı yerel sendika Ağustos ve Eylül aylarında Nabisco’da grev yaptı. 

“Hepimizi insan gibi hissettirdi”

Topeka grevcileri toplumsal itirazın ve sendikanın desteğiyle cesaret kazandılar. Mendenhall’ın Facebook’ta açtığı Topeka Frito-Lay Sendika Üyeleri Destek Sayfası’ında su, pizza ve donut bağışlarının yanı sıra grev hattını ziyaret eden sendika üyelerinin düzenli olarak fotoğrafları paylaşıldı. Bu, diğer sendikaların destekçilerine teşekkür etmesi için bir model teşkil etti. Yerel bir dergi olan 785, grevcilerin su faturalarını ödemelerine yardımcı olmak için bir fon oluşturdu. Restoranlar, müşterilerine Frito-Lay cipsleri servis etmeme sözü verdiler.  

Renfro, “Destekler bize insan olduğumuzu ve adil muameleyi hak ettiğimizi hatırlattı,” diyor. “Bu, Frito-Lay’in yapamayacağı bir şey.” Yeni sözleşme Eylül 2020’de sona eriyor. Renfro, “gelecek bir ya da iki yılın nasıl olacağını göreceğiz. Frito-Lay’in gerçekten gözünü açıp açmadığını o zaman anlayacağım,” diyor. Ancak grevin çelişkili sonuçlarının ardından bazı kararlı sendika aktivistleri, şu anda bir Goodyear lastik fabrikasında çelik işçisi olan başkanı da dahil olmak üzere işlerinden ayrıldılar.

Renfro, hayal kırıklığına rağmen, “İnsanlar ayağa kalktıkları için kesinlikle kendileriyle gurur duyuyorlar,” diyorlar. “Ben de bir nebze olsun pişman değilim.”  

218 numaralı yerel sendikanın sorumlularından olan Mendenhall “Bir hareket başlatmışız gibi hissediyorum,” diyor. Frito-Lay grevini BCTGM üyelerinin Nabisco’daki dikkat çeken grevleri, Kellogg’s grevi, Seattle’da binlerce marangozun katıldığı büyük grev ve 10 bin işçiyle halen süren John Deere grevi izledi.

Mendenhall, “Facebook sayfasını yönetirken, bana mesaj atarak ‘hepimiz sizi izliyoruz, birer ilham kaynağısınız ve çok cesursunuz’ diyen birçok insan oldu” diyor. “Oysa cesur olmaya çalışmıyorduk, sadece hak ettiğimizi almaya çalışıyorduk.”

“Bizi desteklemek için bu kadar fazla sayıda sendikanın gelmesi inanılmazdı. Çoğu işçi bunu gördü, artık sendikaların böyle birbirini desteklemesinin ne anlama geldiğini biliyoruz. Bir kez bile gidip başkasının grev hattında durmayı veya onlara su-yiyecek götürmeyi düşünmemiştim. Bunu birbirimiz için yapıyoruz. Şimdi anladım!”

Çeviri: Moon ve Enes Köse
Edit: Cüneyt Bender 

*Orijinal Metin:It Feels Like We Started a Movement’: Despite Mixed Results in Frito-Lay Strike, Workers Proud They Stood Up

İlgili İçerikler

Son Eklenenler