spot_img
spot_img
Ana Sayfaİşçiler YazıyorAbalıoğlu Lezita’da grevdeki işçilerden Havva Buldu yazdı: Artık evim otel gibi geliyordu.

Abalıoğlu Lezita’da grevdeki işçilerden Havva Buldu yazdı: Artık evim otel gibi geliyordu.

İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde bulunan Abalıoğlu Grup’a bağlı Abalıoğlu Lezita Gıda San. A.Ş. ile Öz Gıda İş Sendikası arasında gerçekleşecek toplu iş sözleşmesi görüşmelerine, Lezita temsilcilerinin katılmaması üzerine sendika 7 Mart’ta greve çıktı. 2 ayı aşkın süredir devam eden grevdeki işçilerden Havva Buldu yaşadığı süreci kaleme aldı.


Ben, Havva Buldu. Sivas/İmranlı doğumlu, evli ve üç çocuk annesiyim. 2 Ocak 2019 Lezita Abalıoğlu’nda marinasyon bölümünde bıçakçı olarak işe başladım. Çalışırken elimde sinir sıkışması oluştuğu için ameliyat oldum. Ameliyattan sonra ortam soğuk olduğu için ellerimi kullanamaz hâle geldim. O süreçte doktor soğukta çalışamayacağıma dair rapor verdi. Raporu revire ve insan kaynaklarına verdim; ama bir ses çıkmadı. Bir zaman sonra kapılarını çaldım, ricada bulundum; ancak bir bahaneyle beni başlarından savdılar. Zaman geçtikçe daha da çok zarar gördüm, çalışmaya dayanamayacak hâle geldim. Başımdaki amir bölümümü değiştirerek pençe bölümüne verdi. Pençe bölümünde çalışmaya başladım ve bu bölüm de dayanılmaz soğuktu. İki yılı aşkın süre orada zor şartlarda çalıştım. Gece saat dört sularında işe gidiyordum, çıkış saatlerimiz iki buçuğu buluyordu.


Oğlum 1 yaşındaydı, şimdi 7 yaşında. Büyük kızım üniversite 3. sınıf psikoloji bölümü okuyor, diğer kızım ise ortaokul öğrencisi. Çocuklarımla hiç zaman geçiremedim. Aile düzeni ve sosyal yaşamım yok sayıldı. Eşim de dışarıda çalışıyor, çocuklarım babaannesinde kalıyor, ben de Lezita fabrikasındayım. Artık evim otel gibi geliyordu bana. Sürekli mesai vardı ve mesai ücretlerimizi kesiyorlardı. Sürekli bölüm değişiyordu. Son olarak MDM bölümüne geçtim ve üzülerek söylüyorum orası da çok soğuktu. İşim güzeldi kasa poşetliyor ve orayı temizliyordum; ama gelgelelim sağlıklı ellerim yoktu ve tek istediğim sıcak bir yerdi; fakat olmadı maalesef. Orada iş kazası geçirdim ve bileğimde çatlak oluştu. Elime demir destekli bileklik takıyordum. Bir gün temizlik yaparken elim makinaya değdi, elektrik çarptı ve hemen çekpası yere attım. Kalbimde çarpıntı oldu, elim ayağım titredi ve şekerim düştü. Amirim yanıma geldi, durumu anlattım revire gitmek istedim; ama göndermedi. Çekpası elime verip burayı temizle bitir dedi. Bu kadar acımasız vicdansız bir insan. Mal götürürken bilerek ayaklarıma vurarak geçiyordu. Yaptığım kasaları deviriyordu, kameralar bunu hiç mi görmüyordu? Çalışan arkadaşlarımız lavaboya gidip geldikleri ayakkabılarıyla yere düşen kıyma ürünlerini düzeltiyorlardı. Kaç kere şahit oldum ve uyardım. Kameralar bunu da mı görmüyordu? Bunları yaşadım, zorlu bir sınavdı benim için.


Lezita ortamına artık dayanamadım. 2021 yılında Öz Gıda İş Sendikasına üye oldum. İyi ki de üye olmuşum, asla pişman değilim. Sendikamız her zaman arkamızda oldu. Onlara sonsuz teşekkür ediyorum. İçeridekiler bizim üyelikten ayrılmamızı istediler. Bu sırada çeyrek altın, yarım maaş ikramiye, 10 bin TL promosyon verdiler. Bu da sendikamızın sayesinde oldu. Dahası var, yok neymiş efendim üyelikten çıkmazsak sicilimize yansıyacakmış ve hiçbir yerde iş bulamayacakmışız, hadi oradan! Bizler alnımızın teriyle, bileğimizin var gücüyle, hür irademizle çalışmasını bildikten sonra bizlere bir ekmek kapısı değil bin ekmek kapısı açılır. Evet, Lezita Abalıoğlu şimdi size soruyorum. Ben o fabrikaya altı yılımı verdim, siz Hindistan’dan işçi aldınız. Neden, ben söyleyeyim. Bizler grev hakkımızı kullanırken siz işçi aldınız ve üretimin durmamasını sağlayarak grev hakkımızı gasp etmeye çalıştınız. Peki onları hangi bölümlere verdiniz? Dur dur, yine ben söyleyeceğim. İleri işlem döner bölümü, salam, sucuk vs. O bölümlere sıcak ortamda olması gereken şeker hastası ve her iki elinden de ameliyat olmuş, soğukta çalışamaz raporu olan işçiyi almadınız. Dışarıdan getirdiğiniz, temizlik kurallarına uymayan iletişim kuramadığınız işçileri aldınız. Sizlere sesleniyorum, elinizi vicdanınıza koyun düşünün. Biliyor musunuz, bu benim sizlere sadece ufacık bir hikayem. Daha öncesine dair başka ne hikayeler dinleyeceğiz ve göreceğiz kim bilir…

 

spot_img
İlgili İçerikler

Son Eklenenler