Ana Sayfa Manşet Lila Kağıt işçileriyle dayanışmaya - Tekin Dikme

Lila Kağıt işçileriyle dayanışmaya – Tekin Dikme

Tekirdağ Ergene’de bulunan Lila Kağıt fabrikasında 60 işçi sendikaya üye oldukları için işten atıldı. Elbette patron işten atarken “yapılanmaya gidiyoruz”, “performans düşüklüğü” gibi gerekçeler sundu. Atılan işçilerden 6’sı işlerine geri dönmek ve sendikalı bir şekilde çalışmak için 30 Aralık’ta direnişe başladı, 20 gündür fabrika önünde direniyorlar. 

İplik üreticisi olarak faaliyete başlayan firmanın kağıt fabrikasının kuruluşu 2006 yılına yani Seka’nın özelleştirilmesinden sonraki yıla denk geliyor! Pandemi döneminde kârını katlayarak büyüten firma Ulaş OSB’deki üretim alanında 4. kağıt üretimi bölümünü açmış, bu yeni bölümlerin kuruluşunda işçileri de çalıştırmış. Bu yüzden işçiler:  “Lila Kağıt bizim sayemizde pandemi döneminde 4 kat büyürken biz sürekli yoksullaştık, performans dayatmasıyla primlerimiz kesilmesin diye stres altında çalıştık, anayasal hakkımızı kullanarak sendikalı çalışmak istediğimizde ise işten atıldık” diyor. Sürekli yeni üretim bölümleri açan ve yeni teknoloji yatırımları yapan firmada salgına rağmen işçiler sürekli çalıştırılmış. Kağıt havlu, tuvalet kağıdı, peçete ve mendil üretimi yapan firmalar arasında ilk üçe yükselmiş. 

Asgari ücret zammının gerçek enflasyonun altında kaldığı, emekçilerin alım gücünün her an eridiği, her gün fahiş zamlarla inim inim inletildiği bu dönemde Lila Kağıt işçileri de en temel hakları olan sendikalaşma haklarını kullandılar. Selüloz-İş sendikasında örgütlenmeye başlayan işçilerden 4’ü 4 ay önce “performans düşüklüğü” bahanesiyle işten atıldı. Fabrika içinde üye işçileri tespit etmeye yönelik sıkı bir çalışmaya girişen patron yoğun bir baskı ve mobbing uygulanmaya başlamış, işçilerden e-devlet şifrelerini isteyerek sendikadan istifaya zorlamış. Bu yöntemlerle de sendikalaşmanın önüne geçemeyen patron birtakım sosyal haklar vererek örgütlenmeyi kırmaya çalışmış.

Lila Kağıt’ta olduğu gibi binlerce fabrikada, depoda, şantiyede milyonlarca işçi ortak sorunları yaşıyoruz. Bu yüzden mücadelemiz ortak olmak zorunda. Hergün ölümle burun buruna yaşadığımız, bizleri robotlar gibi ev-iş kıskacına hapseden bu fabrikaların daha fazla kâr dışında bir amacı yok. Patronlarsa kurdukları bu vahşi sömürü düzeni daha az görünür olsun diye Lila Kağıt’ta olduğu gibi “sürdürülebilirlik”, “sosyal sorumluluk” projeleri arkasına saklanmaya çalışıyor. Doğayı, insanı, yer yüzünde gördüğü, görmediği her şeye alım-satım-kâr gözüyle bakan bu sistem kanımızla beslenmektedir. Hepimiz Lila Kağıt işçileri, Adkotürk işçileri, Bel Karper işçileri ve bütün direnen işçiler gibi cüret edip bu gidişi değiştirmek için direnmeli, her türlü zorluklara rağmen birlikte mücadele etmeliyiz, direnen tek bir işçiyi bile yalnız bırakmamalı dayanışma göstermeliyiz. Lila Kağıt işçisi dayanışmaya çağırıyor, Lila Kağıt işçileri direnerek kazanacak…

İlgili İçerikler

Son Eklenenler