Ana Sayfa Manşet İşçi Düşmanı Xiaomi: İşten Atılmalar ve İş Bırakma Eylemi

İşçi Düşmanı Xiaomi: İşten Atılmalar ve İş Bırakma Eylemi

Çin sermayeli Xiaomi’nin Avcılar’da yeni kurulan fabrikasında işçiler ağır çalışma koşulları, uzun çalışma saatlerine karşı örgütlendiler, baskıların ardından sendikal haklarını kullandıkları için 15 işçi işten çıkarıldı. 15 işçinin işten çıkarılmasıyla işçiler iş bıraktı.
İş durduranlar arasında bulunan bir işçiyle, içerideki çalışma koşullarını, fabrikadaki sendikal baskıları ve iş bırakma eyleminin taleplerine dair konuştuk.

Ücretsiz izin kullanmak isteyene: Seni işten çıkaralım, işin bittiğinde geri gelirsin, tekrar işe alırız

Sabit asgari ücret vardı, bir ay öncesine kadar. Yani mühendisler ve teknisyenler haricinde takım lideri dahi olsa tüm çalışanlar asgari ücret alıyordu. Takım liderlerine ve kalite bölümünden bazı işçi arkadaşlara 250-400 lira arasında prim verilmeye başlandı ama bunlar da maaş zammı değildi.

Çalışma koşullarından memnun olan hiçkimse yok. Basit bir örnek vereyim; birisi tuvalete gitmek için takım liderinden izin istediğinde “Acil mi, daha sonra gitsen olmaz mı” diye cevap alabiliyordu. Hafta sonu mesaileri oluyordu. Haber verip gelemeyecek olan varsa hakkında tutanak tutarız deyip tehdit ediliyordu. Hasta olup rapor alanlara bile baskı yapılıyordu, “neden bu kadar sık hasta oluyorsun o zaman işi bırak” denilerek. İnsanlar bu şekilde korkutuluyordu. Mesela babası hasta olan, memeleketine gitmesi gerekenler 3 4 gün ücretsiz izin istediğinde, “çok uzun süre izin istiyorsun, seni işten çıkaralım, işin bittiğinde geri gelirsin, tekrar işe alırız” deniyordu.

İnsanların yaptıkları fazla mesailer de tam ödenmiyordu. Muhasebe departmanı olmadığı için tüm maaş konularını insan kaynakları departmanı ayarlıyordu.

Müdürler sendikalıların arasına seçtikleri işçileri sokuyor

Sendikalı olmaya çalıştık, bunlara karşı birlik olalım dedik. Sendikalıların arasında müdürdür, yöneticilerdir, birileri kendi seçtikleri işçi arkadaşları sokuyor. Çeşitli şekillerle kimler sendikalı diye bilgi almaya çalışıyorlar. Ardından fabrikadaki sendikal harekete ses çıkaran arkadaşların bir kısmını işten çıkardılar.

Biz daha sonra eylemlere başladık. İş durdurma kararı aldık. Sendika üyesi olanları işten çıkarmalarını bir anlığına durdurduk. 10 gün boyunca, 5 günü eylemle geçti. Şu anda işten çıkarma olmuyor, bizden korktular. Bizim amacımız da buydu, işçilerin birliğinden korkmaları. Çünkü işçiler çalışmazsa üretim olmaz. Zarar edeceklerinin farkındalar.

“Ne devletin kurumları ne de ‘duyarlı’ ünlüler arkamızda durdu!”

Biz istedik ki devletin bununla ilgili kurumları arkamızda dursun. Burada bir işçi kıyımı yaşanıyor. Bir haksızlık var ve taleplerimizi ilettik, Çalışma Bakanlığına, SGK’ye şikayette bulunduk, Cumhurbaşkanlığına şikayette bulunduk, buna rağmen buraya ne gelen ne giden biri oldu. Keza belediyeye yazılar yazıldı. Zaten sosyal medyada duyarlar hiç şikayette bulunmasak bile. Hatta şunu söyleyeyim, bu konulara duyarlı birçok ünlümüz var, onlardan bile bir tanesi destek vermedi. Bu bizi üzüyor ve düşündürüyor da aynı zamanda, neden kimse arkamızda durmuyor diye.

‘Bu böyle devam etmez!’

İçerde genelde olarak çalışanlara hiçbir şekilde saygı gösterilmiyor. Bazen onur kırıcı davranışlar oluyor, zayıf gördüklerine ezici şekilde davranıyorlar. Biz içerde o insanları savunmaya çalışıyorduk, bir şekilde hakkımızı yedirmemeye çalışıyorduk. Ama bu böyle devam etmez. Bizim orada yetkimiz yok, biz orada arkadaşlarımızı o anlık savunabiliriz ama maaşlarını düzeltemeyiz. Eksik verilen ücretlerimizi tamamlatamayız, onlar isterse verirler. Biz devamlı olarak toplu hareket etsek bir süre sonra bazı arkadaşlarımızın direnci yıkılacak. Ama sendikadan başka çaremiz yok. Şu an yeterli sayıya ulaştık. Bakanlıktan yetki yanıtı bekliyoruz. Sonradan itiraz süreci başlarda o zaman için de planlarımız var.

İlgili İçerikler

Son Eklenenler