Tarım tefeci kooperatif istifa (Umut Kocagöz – Karasaban)

0

Kızılca köyü (eski ismiyle Büyük Kızılca) Amasya’nın merkez köylerinden biri. Çiftçiler, Tarım Kredi Kooperatifi’nden aldıkları fide, gübre gibi tarımsal malzemelerin bedellerine uygulanan yüksek faiz ve katkı payları sebebiyle icralık oldu. 23 Kasım tarihinde kooperatif temsilcileri, jandarmalar eşliğinde köye geldi. Köylülerin traktörleri ve araçları haczedildi. Kızılcalılar ve civar köylerde icra baskısı altındaki köylüler, 27 Kasım tarihinde traktörleriyle katıldıkları bir eylem yaptılar.

Umut Kocagöz’ün Kızılca köyünde çiftçilik ve esnaflık yapan, Tarım Kredi Kooperatifi’nin ortağı Ömer Sarı ile yaptığı röportajı sizlerle paylaşıyoruz.

Öncelikle, çok geçmiş olsun. Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

49 yaşındayım, yaklaşık 20 yıldır çiftçilik yapıyorum. Çay bahçem ve kahvehanem var. Onlar da kapalı.

Kızılca nasıl bir köy?

Amasya’nın merkeze bağlı bir köyü. Herkes çoluğuyla çocuğuyla, geliniyle kızıyla, emmisiyle amcasıyla aynı evde yaşar, kalabalık bir köydür. Açık alanımız yok, tüm araziler komple seradır. Serada ana üretimimiz domates. Domatesten sonra marul, maydanoz gibi yeşillikler üretiyoruz.

Bunlar büyük araziler mi?

20 dönüm, 30 dönüm, 15 dönüm gibi arazi büyüklükleri. Orta kesim çiftçiyiz.

Bir çiftçi olarak, yaşadığınız durumla ilgili ne hissediyorsunuz? Özellikle çiftçilerden duymak istiyoruz.

Zaten öyle olmalı. Çiftçiliği bilmeyen bakanlarımız var. Gerçek haberi yaşayan kişiden, üreten kişiden, çiftçiden alacaksın. Televizyonlarda çiftçi adına konuşmalar oluyor. Neden çiftçi konuşmuyor? Kendisi konuşsun. Nasıl ekilir, biçilir bilmiyor, kıravatı takıyorlar, oturup konuşuyorlar. Ne hissedebiliriz ki? Çiftçi zor durumda, halimiz perişan.

Bu borçlar ne kadar zamandır katlanıyor?

Son 3 ila 5 senedir köylü pahalılıktan dolayı şikayetçi.

Sürekli borç alma durumu var mıydı?

Bazı yorumlarda çiftçiyi rencide ediyorlar. Çiftçi aldığının parasını verme konusunda, borcuna bağlıdır. Borcunu ödeyemediğinde, yatar, uyku tutmaz. Bizim para ödeneği almıyoruz. Tarım Kredi Kooperatifi’nden borçlanmamız şöyle, kendi adıma söylüyorum. Bu yıl diyelim domates fidesini Tarım Kredi’den aldık. Fideyi Tarım Kredi’den aldığım için gübresini, ilacını, mazotunu oradan alıyorum. Niçin alıyorum? Ben bunu yetiştirip kasabaya çıkartıp paramı ödeyeceğim. Tarım Kredi bunu bilerek bana veriyor. Bu çiftçi çalışacak, parasını ödeyecek. Çiftçi maaşlı değil. Benim ekip diktiğim ürünlerime güveniyor. Domatesi yetiştiriyoruz. 1600-1800 lira maliyeti yapıyoruz. Ama satarken maliyetin altında satıyoruz. Fidenin tanesi 4 lira ve üzeri. Tarım Kredi mazotu veriyor, her yerden daha pahalı.

Neden böyle işliyor?

Tarım Krediyi kim kurdu? Çiftçi kurdu. Neden? Toptan fiyatına ucuz maliyet ederek, ortaklarına, alacakları ne varsa, toptan fiyatına vermek. Baktığımızda Tarım Kredi’de her şey piyasadan daha pahalı. Örneğin, dışarıda bir kilo gübreyi 50 liraya alıyorsam, Tarım Kredi’de nakit para 60 lira. Ucuz bir şey yok. Haliyle ne oluyor? Biz bu domatesi ürettik, satamadık. Bizim sezonumuz Antalya gibi değil, kısa oluyor, 1 ay. Sattın sattın, satamadın para etmez. Tam ben kasama koydum malımı satacakken, hükümet tarafından bir karar çıkıyor, ihracat gündeme geliyor, fiyat oturuyor; maliyetin altına satmak zorunda kalıyoruz. Böyle geçen ikinci yıl. Bizim burada işçi parasını ödeyemeyen çiftçiler var.

Borçlar hemen hemen ne kadar?

En ufak çiftçide 250 bin liradan başlıyor, 2 milyona kadar gidiyor.

Büyük rakamlar.

Ben kendimi söyleyeyim. Bir kaç yıl önce sera yaptırdım, 5 yıl ödemeli. 7 bin lira aylık ödemesi var. Benim huyum var, elime para geçtiğinde, 20 bin lira atarım, borç azalsın. 2 yıl önce bir ara veremedim, sonra 80 bin lira para yatırdım. Bir dönem 70 bin yatırdım. 3 dönüm sera için, 150 bin lira borcum varsa oldu 1 milyon. Neden? Ödediğimiz paraları ana paradan değil, faizden düşüyor. Benim 5 tane dosyam var, ödediğim parayı dosyalara bölüyor. 1 ona, 1 ona… Halbuki ödediğim para ile 2 dosyayı kapatsa, faiz işlemez. Verdiğimiz paralar borcun faizine gidiyor.

Tarım Kredi Kooperatifi çiftçilere risturn [kâr payı] dağıtıyor mu?

Güzel bir soru. Bir örnek vereyim. Ben hala aktif ortağım. 10 yıl oldu. Ortaklık için, giriş payı koyuyorum. Diyelim ki ortaklıktan çıkacağım, bana verecekleri para ne kadar biliyor musun? 250 lira, 500 lira. Ben 10 yıldır ortağım; ortaklık payından bana bu mu düştü desem ne olur? Ortaklıktan çıkan arkadaşlara soruyorum, verdikleri para beş kuruş etmez.

Onca senelik de emeğin var.

Her yıl kesinti de yapılıyor.

Kooperatif yöneticilerini siz seçebiliyor musunuz?

Bizim kendi köyümüzde kooperatif var. Burada yalnızca kendi köyümüzün kooperatif başkanını seçebiliyoruz. Kendi içimizden. Ama, bal tutan parmağını yalıyor. Kimsenin kimseye menfaati yok. Bizim kendi köyümüzde başkan ben olsam istifa ederdim. Çiftçinin yanında olurdum.

Pankartınızda “tarım tefeci kooperatif” yazmıştınız.

Başka bir şey yapmıyorlar. Aldıklarımız şeyler piyasadan pahalı. Biz çiftçi olarak mazotu ucuza alamıyoruz; ama zenginin yatına mazotunun vergisinin kaldırıldığını duydum. Düşünebiliyor musun? Oysa çiftçi üretiyor, tırnaklarıyla çalışıyor. Çiftçiye nasıl böyle yaparsın? Üretici o.

Çiftçinin şimdiki ruh hali nasıl?

En büyük olay bu. Çiftçi kara kara neyi düşünüyor biliyor musun? Tarım Kredi’deki borcunu unutmuş, “ben sezon başlayınca nasıl domates dikeceğim, kimden alacağım” diye düşünüyor. Amasya merkezde bir kaç tane ziraat dükkanları var. Bunlardan da fide alanlar var, Tarım Kredi’den de fide alanlar var. Kimse çiftçiye fide vermiyor artık. Tarım Kredi’den alsa, önü kapanmış, vermiyor. Amasya’daki ziraatçı, çiftçiye güvenip vermiyor. Çiftçi zaten onun borcunu da ödeyememiş. Senet imzalasan ona da güvenmiyor, vermiyor. Duyduğuma göre de bir çok ziraatçi fide getirmeyi düşünmüyormuş. Borç da alamıyoruz.

Tarım Kredi Kooperatifi haciz olmadan önce bilgi verdi mi?

Kesinlikle vermedi. Burada arkadaşlarla konuştuğumda, ellerine bir tutanak tutuldu mu, jandarma, avukat geldiklerinde haciz için, bir tutanak verildi mi? Kesinlikle verilmedi. Peki öncesinde avukatlar haciz kararıyla ilgili bilgi verdi mi? Kesinlikle verilmedi. Geldiler, kapının önünden alıp götürdüler.

Nasıl örgütlendiniz, eylem yapmaya karar verdiniz?

Köy meydanına inerken baktım karşıda jandarma gördüm. Bir arkadaşa sordum “jandarma burada ne yapıyor” dedim; dedi ki “hacize geldiler”. O an kimseyi bulamadım, herkes arazideydi. Ne oluyor takip ettik bir arkadaşımla, çekimleri yaptım. Bir kaç kişiyle röportaj yaptım, televizyonlara verdim. Ertesi günü karar aldım, bir eylem yapalım. Bildiri yayınladım, sosyal medya üzerinden duyurdum, bildiğim yakın köylerde anons ettirdim, desteğe geldiler.

Herhangi bir sivil toplum kuruluşu, ziraat odası destek oluyor mu?

Ziraat Odası ne işe yarıyor, bilmiyorum. Arayanı duymadım, soranı duymadım, kendilerini de görmedim. Maddi manevi herhangi yardımları olmadı. Talebimiz olmadı, ama talep etmemize gerek yok, onlar her şeyi görüyorlar. Onlar sadece bizim aidatlarımızı alıp bizi ayaklarına çağırıyorlar.

Tarım İl Müdürlükleri ne iş yapıyor onu da bilmiyorum. Boşuna maaş alana kişiler var. Burası büyük bir köy, ama biz tarım il müdürlüklerinden kimseyi burada göremeyiz, hiç bir zaman. Arada bir gelirler, kahvehanede 2 kişiyle konuşup giderler.

Siyasi partiler?

Bu eylemi yaparken, iktidar da dahil hiç bir siyasi partiden yardım istemedim, onları da eylemin içinde görmek istemedim. Niçin diye soracak olursan, onlar buraya sadece kendini tanıtmaya geliyorlar, çiftçinin ağzından konuşuyorlar. Ben çiftçi kendi olsun, kendi konuşsun istedim. Kendi metnini kendi okusun. Buraya kim gelirse, kendi ismini tanıtmaya geliyor böyle şeylerde.

Dava açmayı düşünüyor musunuz?

Traktörü haciz etme, kanunsuz bir şey. Bunu yapamazlar, biliyoruz. Emsal davalar var. Kayseri’de oldu. Traktörleri geri aldılar. Bana yazan insanlar da oldu, geri aldıklarını söylediler. Dava süreci olacak, arkadaşlar uğraşıyor, traktörleri iade edeceklerini düşünüyorum.

Talebiniz nedir?

Biz sadece borçlar yapılansın istiyoruz.

Borçlar yapılandırılmazsa, ne yapacaksınız?

Beklemediyiz. Bir çok arkadaş yazıyor, harekete geçelim, Türkiye çapında örgütlenelim. Haberler yapılıyor, mecliste sıkıştırmalar oluyor. Bu işin çözümü için pazartesi-salı gününe kadar bekleyeceğiz. Olursa olur, olmazsa, zaten olmayacaktır. Türkiye genelinde çiftçinin geneline yönelik çalışmamız var. Kuruluşlarla görüşüyoruz, sivil toplum örgütleriyle görüşüyoruz. Ankara’da aynı gün buluşup eylem yapacağız.

Muhattap olarak kimi görüyorsunuz?

Bizim herhangi bir partimiz yok, fanatik değiliz. Kim olursa olsun, yardımları bekliyoruz. İktidardan da, muhalefetten de, diğer partilerden. Ama bizi sadece mecliste temsil etsinler, buraya gelip de burada bizim eylemlerimize katılsınlar istemiyoruz.

Eylemle ilgili hisleriniz nedir?

Güzel, güçlü bir eylem oldu. Taktir aldık. Türkiye’nin her bir yerinden tebrik geliyor; bizim sesimiz oldunuz, diyorlar. Biz Türkiye’de bir çok çiftçinin sesi olduk.

Röportaj: Umut Kocagöz

Share.

Comments are closed.