Digel Tekstil’de kadın işçilere cinsel taciz için erkek patronlar işbirliği yapıyor!

0

Ege Serbest Bölge’de bulunan DİGEL Tekstil fabrikasında yönetim tarafından bilinen ve anlaşmalı bir şekilde sürdürülen taciz ve tehdit olaylarına karşı Türk-İş’e bağlı TEKSİF suç duyurusunda bulundu. Fabrika’da 2 aydır sürdürülen faaliyetler sonucu ortaya çıkan durumu Örgütlenme Uzmanı Ali Bayram ile konuştuk. Bayram özellikle Ege Bölgesi’nde sendikaların yetersiz kaldığı, bölgede çalışan işçilerin çok yalnız bırakıldığı ve sermayenin bu bölgeyi kendine özerk alan tahsis ettiğini ve istediği gibi hareket ettiğini belirtti.

DİGEL’in bir Alman firması olduğunu belirten Bayram “Almanya’nın en büyük aile şirketlerinden bir tanesidir. Fabrikada 270 tane çalışanı bulunmakta ve çalışanların %80’ini ise kadınlar oluşturmakta. Sendikal faaliyet hala devam ediyor. Yeter sayısına ulaşmak için az bir zaman kaldı” dedi.

Fabrika yönetimindeki erkekler, kadın işçilere taciz için işbirliği yapıyor

Bayram, 2 ayı aşkın bir süredir fabrikada örgütlenme çalışmalarının işçilerin de büyük desteği ile ilerlediği DİGEL Tekstil’de yaşanan süreci şu şekilde anlattı:

“Fabrikada çalışan işçi arkadaşlarımız çalışmaları kahvehane çalışmaları, ev ziyaretleri ile belirli bir noktaya kadar taşıdı. Bu noktaya gelindikten sonra bu fabrika yönetimi tarafından duyuldu. Daha sonrasında Genel Müdür görevindeki Serdar Aker, örgütlenme çalışmalarından haberdar olunca öncelikle 2 kadın 2 erkek işçiyi işinden uzaklaştırdı. Bu işçilerin dava süreçlerinde Serdar Aker ile sendika olarak görüşme talep ettik. İlk etapta görüşme teklifimiz kabul edildi. Bu süreç Ramazan ayında yaşandı. Ramazan bayramı sonrasında görüşme için sözleştik. Ancak görüşme gerçekleşmeden Serdar Aker, çalışan kadınlara sözlü ve fiziksel tacizde bulunmaya ve mobbing uygulamaya devam etti. Kadın çalışanları statü arttırma gibi vaatler ile kandırıp evine götürmeye çalıştı. Fabrikada bulunan ceket bölümünde müdürlük yapan kişi ile birlikte danışıklı bir şekilde kadınları cinsel tacize mecbur bırakıyorlar. Bayram geçtikten sonra Serdar Aker telefonlarımıza dahi cevap vermemeye başladı. Serdar Aker’in cinsel tacizi sonucu bir kadın işçi hamile kalınca, kadına “bu çocuğu aldır” şeklinde baskı uyguladığı ortaya çıktı. Çocuğu aldırmayı kabul etmeyen kadın işçiye ise iş yerinden ayrılması için baskı ve tehdit uygulanmaya devam etti ve en sonunda zorla kadına istifasını yazdırmışlardır. Kadın işçi, dilekçenin altına “Bu belgeyi bana zor ve baskı yolu ile imzalatmışlardır” diye eklemiş. Bunu gören yönetim ise ertesi gün zor durumda kalıp kadın işçiyi fabrikaya geri çağırdı. Gelip işine devam etmesini söylediler. Sevcan bu süreçte bizim sendikamızda örgütlü bulunuyordu, biz gidip işe başlamasını söyledik. Sevcan işe geri döndüğünde ise Serdar Aker “Sana para vereyim burada çalışma” gibi teklifler sunup, tehditlerine devam etti. Sonrasında kadını tekrar işten çıkardılar. Biz de sendikamızda olduğu için elbette sahip çıktık. Bu yaşanan süreçte Sevcan arkadaşımız ve tüm işçiler için kamuoyu oluşturup fabrikada yaşanan tacizi duyurmak istedik. Sevcan arkadaşımız fabrikada maruz kaldığı her şeyi basına anlatmak istediğini söyledi ve bir basın açıklaması düzenledik. Sevcan tüm süreci, tehditleri, tacizi detaylıca kamuoyu ile paylaştı. Sendika olarak Sevcan’ın yanındayız. Ona yaşatılan bu durumu duyurmak için elimizden geleni yapıyoruz.”

Rüşvet ve tehdit ile işçilere sendika konusunda engel olmaya çalışıyorlar

Tehditlere ve baskılara rağmen DİGEL’de çalışmalarının sürdüğünü söyleyen Bayram, şu an ki süreçte aldığı duyumları ise şöyle anlattı:

”Fabrika içinden gelen haberlere göre Serdar Aker bazı kadın işçilere para teklif edip “Fabrika içinde sendika istemiyoruz” şeklinde bir imza kampanyası başlatmak için baskı yapıyormuş. İşçilerin e-devlet şifrelerini zorla almaya ve sendikadan üyeliklerini sonlandırmaya çalışıyormuş. Biz faaliyetlerimizi sürdüreceğiz ve DİGEL’i boş bırakmayacağız. Bölgede çalışma yürütmek oldukça zor olsa da işçilerin sendikal haklarını kazanmasını sağlayacağız.“

Share.

Comments are closed.