Dev-Turizm-İş üyeleri: ‘Rahat sendikacılık’ değil mücadeleci bir sendika istiyoruz

0

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Dev-Turizm-İş Sendikası üyeleri tarafından “Sendikamızda neler yaşanıyor?” başlığıyla bir açıklama yayınlandı. Açıklamada genel başkanın anlayışı sebebiyle işçinin sorunlarından kaçan bir Dev-Turizm-İş’in kabul edilemeyeceği, mücadeleci bir sendikal anlayış için tüm üyelerin sendikalarına sahip çıkmaları gerektiği vurgulandı.

Dev Turizm İş yönetiminin başta Genel Kurul Başkanı Mustafa Yahyaoğlu ve Genel Sekreter Muzaffer Koç olmak üzere keyfi ve kişisel menfaatlere dayalı tasfiyecilik anlayışı daha önce kamuoyuna yansımıştı. Sendika üyelerinin iç işleyişte kaleme aldığı bir açıklama yayınlandı. Açıklamada tek adam zihniyeti ile gerçekleştirilen tasfiyeler ortaya konurken, mücadeleci bir sendika için tüm işçiler sendikalarına sahip çıkmaya çağrıldı.

Dev-Turizm İş Sendikası üyeleri tarafından yapılan açıklama şöyle:

SENDİKAMIZDA NELER YAŞANIYOR?

Sendikamız Dev-Turizm-İş son yıllardaki çabalarımızla büyümesine rağmen son aylarda genel başkanın zihniyetinden ve davranışlarından kaynaklı maalesef geriye doğru gitmektedir. Sendikamızda şiddeti her geçen gün artan ve kamuoyunda da haklı tepkilerin oluşmasına neden olan bu ‘iç sürecin’ temel kaynağı ‘tek adam’ zihniyetidir. Demokratik kültürü içselleştirmemiş, memlekette demokrasi isterken önce kendi ‘evimizi düzeltmeliyiz’ anlayışından uzak, sendikanın bir mücadele aracı olma kimliğini unutup ‘işçinin sorunu olduğunda sorundan kaçan’ bir zihniyet sendikamıza zarar vermektedir. Sendikaları kendi ‘dükkanlarına’ dönüştüren, sendikaları işyerlerinde var eden sendika kadrolarını kendisine rakip olarak görüp tasfiye etmeye çalışan, sadece kendisine biat edenleri yanında isteyen bir zihniyetin işçi sınıfı mücadelesine ne kadar çok zarar verdiğini başta turizm işçileri olmak üzere tüm emekçiler bir kez daha bu süreçte görmüştür.

Peki sendikamızda neler yaşandı?

– İstanbul şube yönetim kurulu kurucu heyeti atanma çalışmasında, tüm sendika üyelerinin davetli olduğu İstanbul meclisinde alınan kararlar doğrultusunda ‘işyerlerinden gelen sendika kadrolarıyla’ bir şube yönetim kurulu oluşma eğilimini, sendika genel başkanı tek başına yok saymıştır. Burada yok sayılan, başta karar süreçlerine katılan tüm sendika üyeleridir.
– Antalya’da herhangi bir işyeri örgütlülüğü bile olmadan genel merkez binası olmasına rağmen ikinci bina ‘sırf durak görüyor’ diyerek tutuldu. İşçilerin ‘bir kuruş parasını’ bile hesaba katması gerekenler, işçilerin aidatlarını çarçur etti. Bu karar, yönetim kurulu toplanmadan genel başkanın talimatıyla alındı. Sendika üyesinin en temel hakkı olan sendikayı denetleme hakkı ise ‘tek adam zihniyeti’ tarafından yok sayıldı. Bu kararı eleştiren işçilerin eleştirilerine kulak vermek bir yana eleştirilerin dinlenmesine bile tahammül edilemedi.
– Ankara Tıp Fakültesi’nde çalışan taşeron yemekhane işçilerini örgütleyen sendikamızın Ankara temsilcisi görevinden meşru olmayan biçimde alındı. Sendikayı Ankara’da büyüten sendika kadrosunu tasfiye etmeye çalışan genel başkan ve şürekası görevden aldığı temsilcimizin yerine sigortasız işçi çalıştırmaktan ceza almış patron kimliği olan bir şahsı atadı.
– Taşeron yemekhanelerinde toplu iş sözleşmesi yapmanın zorluklarından ve işyerlerinde patronların keyfi tutumları yüzünden kanunsuz bir şekilde çalıştırılan emekçilerin sorunluğunun büyüklüğünden kaynaklı bu alanda örgütlenmek ‘mücadeleyi göze almaktan’ geçmektedir. Sendika genel merkezindeki bu zihniyet sorundan kaçan, rahatı bozulmadan ‘sendikacılık’ yapmayı istediği için taşeron işçilerin örgütlenmesini bela olarak görmüştür. Tasfiye edilmek istenen sendika kadrolarının çabalarıyla örgütlenen işyerlerinde ise genel merkezin yapması gereken hukuki işlemler yapılmamış ve işçiler bu zihniyet yüzünden mağdur olmuştur.
– Sendikayı büyütmek için binbir emekle fedakarlık yapan sendika kadroları, rakip olarak görüldükleri için ‘tek adam’ tarafından hedef alınmıştır. Sendikamızın eşbaşkanı, örgütlenme daire başkanı ve eğitim daire başkanı disiplin kuruluna sevk edildi. Kongre bitimine kadar görevlerinden keyfi biçimde el çektirildi. Karara şerh koymak isteyen disiplin kurulu üyesinin şerhi ‘mahkemede kaybederiz’ denilerek engellenmek istendi. Ayrıca sendikanın eğitim ve örgütlenme uzmanı da görevinden alındı.
– Sendikanın uzun bir süredir gönüllü avukatı olmasına rağmen bir otelde işten çıkartılan işçiler başka avukata yönlendirilmek istendi. Henüz yeni örgütlenen işyerlerindeki işçiler genel başkanın tavrı yüzünden sendika içi tartışmalarla tanıştırıldı.
– İstanbul Şube Yönetim Kurulu kanunlara ve tüzüğe uygun bir şekilde kongresini yapmak istediği için sendika genel merkezi tarafından görevinden alındı. Genel merkezin iddiası, şube yönetim kurulunu feshetmedik, kendi düştü olmuştur. Ancak bu durum açık bir yalandır. Bunun yalan olduğunu bizzat ‘yeni’ örgütlenme daire başkanı bizzat söylemiştir. Şube yönetim kurulu ‘şubeyi dizayn etme ihtiyacından’ kaynaklı kendi fesih olmuş gibi gösterilerek görevden alınmıştır.
– Yönetim kurulunun sendika kadrolarını disiplin kuruluna sevk yazısında, sendika eşbaşkanının sendikaya gelmediği iddia edilirken sendika eşbaşkanı sendika binalarına girmesin diye sendika binasının anahtarı değiştirildi. Yeni anahtar sendika eşbaşkanına verilmemiştir. Yani sendika eşbaşkanı sendikaya gelmiyor diyerek eleştirilirken sendika eşbaşkanının anahtarı elinden alınmıştır.

Bu anlatılanlar belki de yaşananların ufak bir kısmı. Ancak bu kadarcık anlattıklarımız bile sendikamızın bu noktaya nasıl geldiğini, kimler tarafından getirildiğini net bir şekilde gösteriyor. Dev-Turizm-İş, işçilerin gerçek sendikası haline gelecekse bu zihniyetle öncelikle hesaplaşmak zorundadır. Bu zihniyetin, sendikamızı bir adım ileri götürme şansı yoktur. Sendikada demokratik işleyişi hayata geçirmek, güvencesizlerin güvencesi olmak, ‘rahat sendikacılık değil’ mücadeleci bir sendikal anlayışı büyütmek için turizm işçileri geleceğine, sendikasına ve ekmeğine sahip çıkmalıdır!

Share.

Comments are closed.