Adularya direnişçilerinden diğer ocaklardaki maden işçilerine: “Biz bir zincirin parçaları gibiyiz, birlik olalım”

0

Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinde bulunan Adularya Enerji Üretimi ve Madencilik A. Ş. işçileri aylardır maaşlarını alamadıkları için 17 Ocak’tan bu yana direnişteler. İşçiler haklarını alana kadar maden işletmesinden çıkmamaya kararlı.

Adularya Linyit Madeni İşletmesi daha önce cemaate ait bir şirket tarafından işletiliyordu. Önce işletmeye kayyum atandı, kayyumdan sonra işletmeye TMSF el koydu. 15 Temmuz öncesinde işçiler Türk-İş’e bağlı Sarı Türkiye Maden-İş Sendikasına üye olmak istemiş, sendika üye listesini işverene verince onlarca işçi işten atılmıştı. Cemaatçi patronun zorlamasıyla işçiler Pak Maden-İş’e üye yapılmıştı. 15 Temmuz sonrası çok sayıda işçi bu kez bu nedenle tasfiye edildi. Sonrasında bu kez Sarı Türkiye Maden-İş Sendikası tekrar işyerine sokuldu. Adularya işçilerinin 500 civarı Zonguldak, Bartın’dan diğerleri Mihalıççık’ın köylerinden olup toplam 900’e yakın kişiler. Maden yakında büyük ihtimalle bir Çek firmasına satılacak.

Türkiye Maden-İş Orta Anadolu Şubesi Yönetimi yeniden belirlenirken Adularya işçileri yönetime alınmadı. Ciner Holding’in denetiminde olan bu şubede 900 işçinin tek bir temsilcisi yok. Direnişe etkin sahip çıkamayışlarını “Yeni seçildik mazbatamız yok” yalanıyla işçilere yedirmeye çalışıyorlar. Sendika genel merkez avukatı, 4 aydır maaşlarını alamadıkları için İş Kanunu’nun 34. Maddesine göre çalışmaktan kaçınarak direnen işçiler neden sahip çıkmıyorsunuz diye çıkışınca yalnız sizler üyemiz değilsiniz diye hiddetle çıkışıyorlar.

Pazartesi günü işyerine geleceği söylenen Enerji Bakanlığı Müsteşarı ise direniş bitirilmezse gelmem diye şart koşuyor. Sendika genel başkanı direnişi kırmakla uğraşıyor, şube yönetimi yeniyiz bir şey yapamayız diyor. Adularya işçisi açlıkla, onurla direniyor. 17 Ocak’tan bu yana süren mücadelelerini gece gündüz direnen işçilerle konuştuk.

İşyerine kayyum atanması ertesinde yaklaşık 3.5 aydır maaşlarını alamayan işçiler olarak direnişe başladınız. Direniş kararı öncesinde neler yaşandı?

Direniş bayadır yapılması gereken bir şeydi. 2-3 ay öncesinde Türkiye Maden İşçileri Sendikasına üye olduk ve eylem yapma tartışmalarını yapıyorduk. Ankara’ya yürümek gibi planlar içindeydik. Sonra sendika tarafından caydırma girişimleri başladı. “OHAL var, Ankara’ya yürüyemeyiz. Beypazarından çıkamayız.” gibi cümleler işittik sendika yönetiminden, bizi böyle yavaşlattılar.

Sendika yönetiminde seçimler oldu, yeni yönetim kazandı. Yeni yönetim bize mazbatayı alamadıklarını, bir şey yapamayacaklarını söylemeye başladı. Eski yönetimde bizim işyerinden temsilci vardı yenisinde yok. Şimdi bize işverene gittiklerinden “Sen kimsin?” diyecekler buna cevabımız yok diyor yeni yönetim.

Sendika bir nevi dava gibi bir şey açmış anladığımız bizim geçmişe dönük haklarımız için ve bizden aidat kesemiyor. Diğer şirket var Ciner Holding’e ait. Orada geçmişe dönük haklar alındı. Biz de sendika üyesi olmaya karar verdik.

15 Temmuz öncesinde bizim maaşlarda aksama olmuştu. Sonrasında kayyum atandı şirkete. Yine sıkıntı oldu maaşlarda. Bir ay, iki ay maaş yatırmadıkları oldu.

Direnişe başlamadan önce ocakta kalalım diye bir karar almıştık, zaten aynı gün madende göçük yaşandı. Sonra servisleri durdurup konuştuk, madene girmeyelim diye karar verdik. Ödenmeyen maaşlarımızı hesabımızda görene kadar sürdürelim diye karar aldık

Direnişe başlamanız ile birlikte hangi gelişmeler yaşandı?

Üretim Müdürü Özgür Çolak bize yaptığımızın yasal olmadığını zararlı çıkacağımızı bunun kanunda yeri olmadığını söyledi. O kendi konumundan işveren temsilcisi gibi konuşuyor.

Belki görmüşsünüzdür. Eskişehir Ak Parti Milletvekili Emine Nur Günay twit atmış. “TMSF’den kalan borç Adularya işçisine yoktur” diye. 2 gün önce bir maaş yatırdılar. Bu direnişten kazanıldı diye düşünmemizi istemiyorlar. “Bunun direnişle alakası yok. Yatması gereken ve yatacak bir paraydı.” dediler. Bizi şu Cuma yatacak bu Cuma yatacak dediler. Biz de artık yeter bu Cuma’lar bir bitmedi dedik ve direnişe başladık.

İçerde 2.5 aylık maaşımız hala duruyor. İçerde maaş kalmayacak ve artık devamında zamanında ödeme yapılsın talepleri ile direnişe devam ediyoruz.

Direnişi maden ocağında mı sürdürüyorsunuz, tüm işçiler bekliyor mu yoksa vardiya vardiya değiştiriyor musunuz vs.? Direniş koşulları ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

Maden ocağında değil işletmenin olduğu yerde direnişe devam ediyoruz. İşletmeden çıkmak yok. Bir tane fire vermiyoruz. Arkadaşlarda acil bir durum varsa ona göre 1-2 kişi çıkıp geri dönüyor. 3 vardiya toplamı olarak hep beraberiz.

Yemekhaneden karşılanıyor yemeklerimiz, 700 küsur kişi için yemek yapılıyor. Özgür Çolak, erzağın Pazar gününe yeteceğini söyledi. Şuan Çayırhan, Beypazarı esnafı gıda konusunda dayanışma gösteriyor.

İşverenle hiçbir iletişim oldu mu bu süreçte?

Şu an şirketin sahibi yok. Kayyum da görevden alındı sonra. Şimdi TMSF’ye aktarıldı. Bir muhattabımız yok. Bizim paramız Gaziantep’te Naksan Holding’in havuzundaymış.

Madende göçük oldu demiştiniz, oraya aklım takıldı.

Çatal direkler yapılır madende yoksa bütün ocak çöker. Kimse yokken madenin bir kısmında direnişten bir gün önce göçük olmuşÜretim Müdürü Özgür Çolak, “Siz direniş yapacaksınız haklısınız ama yanlış bir zamanda yapıyorsunuz. Göçüğe bir an önce müdahele etmemiz gerekiyor” dedi. 56 kişilik liste yapıp bize verdi. Vardiyanın yarısı 56 kişi zaten, biz tamam desek direniş kırılmış olacaktı zaten. Biz de ona gerekli personel kimse sucu, elektrikçi onları gönderdik. 56 kişiyi göndermedik. Oraya gereken müdahale yapıldı, çatal direkler inşa edildi. Su cebi denilen bölümden su çekilmesi gerekir böyle bir durumda. Bunu da yaptık.

Sendikadan hiç hamle oldu mu?

“Sendika benim yetkim yok, yoksa elimi taşın altına koyarım” diyor.

Siz işçiler sendikanın bu söylediklerine inanıyor musunuz?

İnanmak istiyoruz. Artık o hale düştük ki, birilerine de güvenmek istiyoruz.

Türkiye’nin her yerinde maden işçileri mücadele etmeyi sürdürüyor. En son Murgul, Cerattepe’deki direnişi duymuşsunuzdur. Diğer madenlerde çalışan işçilere bir mesajınız var mı?

Biz bir zincirin parçaları gibiyiz. Bir parça kopsa hepimiz etkileniyoruz. Bir arada mücadele edelim, birlik olmamız lazım.

Share.

Comments are closed.