Ana Sayfa Manşet Seyhun Ayhan ve HepsiExpress kadın istihdamı yalanıyla kadın işçileri nasıl sömürüyor? -...

Seyhun Ayhan ve HepsiExpress kadın istihdamı yalanıyla kadın işçileri nasıl sömürüyor? – Gizem Balcı & Leyla Bilgen

Kadın Ustalar Şirketi, Cargoplus, Deliverigo, Pickygo, ekadınlar.com…

Kadınların Türkiye’de iş hayatına dahil olmadığını OECD raporları ile keşfeden ve kendi anlatımlarıyla bebeğine bakamadığı için evlatlık olarak vermek isteyen bir annenin sosyal medya postuyla “kadınları nasıl çalışma hayatına dahil ederiz” sorusunun cevabını arayan bir çift…

Seyhun Ayhan ve Sibel Ayhan iddialarına göre tüm iyi niyetleriyle iş hayatına dahil olamayan kadınları, sadece kadınları kapsayacak bir proje ile iş hayatına dahil etmeyi amaçlıyorlar. Sosyal sorumluluk projesi diye yeri göğü inleten çift; Kadın Ustalar Proje Yönetimi ve Yazılım Hizmetleri Ltd. Şti. adı altında kurdukları firma il e yine kendi beyanlarıyla bunu bir “iş” olarak yaptıklarını da açıklıyor. Güleryüzlü kapitalizm de gazeteleriyle, televizyon kanallarıyla kadınların çalışma koşullarıyla, ne kadar ücret aldıklarıyla ve hatta ücret alıp alamamalarıyla değil; “iyi kalpli” çiftimizin kadınlar için yaptıkları bu muhteşem proje ile ilgileniyor. Birazdan detaylarından bahsedeceğiz ancak yeni bir iş alanını çalışmak zorunda olan ve iş bulma imkanları olmayan kadınlarla; asgari ücret seviyesinde haftanın 6 günü çalıştırarak doldurmak bir de bunun üzerine kadınların tüm haklarında sürekli ve çeşitli kesintilere gitmek; üstüne bir de keşfedilen bu iş alanı üzerinden Hollanda’da iki firma daha kuracak kadar zenginleşmek… Dışarıdan bakınca o kadar masum gelmiyor.

Seyhun Ayhan ve Sibel Ayhan İzmirli bir çift. Önce İzmir’de bir inşaat firması kuruyorlar ancak çok başarılı gitmiyor. Yaptıkları ilk iş de kendi inşaat firmalarında 6 kadını işe almak ve Seyhun Ayhan’ın Filli Boya’daki usta eğitimciliği deneyimleriyle eğiterek iş hayatına katmak. Reklam yüzü 6 kadının ardından bu işi bir proje haline getirip Kadın Ustalar Projesi adı altında Milli Eğitim Bakanlığı’na sundular. Kadın Ustalar Proje Yönetimi ve Yazılım Hizmetleri Ltd. Şti. adı altında bir firma kurarak MEB’le 30 Ocak 2019 yılında 3 senelik bir protokol yaptılar. Milli Eğitim Bakanlığı Türkiye’deki tüm meslek okullarını tahsis etti. Boyacılık, asansör tamirciliği, kargo gibi birçok farklı alanda kadınlara kısa eğitimler vererek firmalarla anlaşmalar yaparak kadınları işe yerleştirmeye başladı.

Mart 2020 yılında başlayan pandemi sonrasında MEB ile yapılan protokol işlevsiz hale geldi. Önce Turkcell ile yaptıkları anlaşma üzerine ekadınlar sitesi üzerinden kadınların evde ürettikleri ürünleri satabilecekleri bir platform kurdular. Ardından pandemi sürecinde e-ticaretin artması ile kargo süreçlerinde meydana gelen boşlukları değerlendirerek Seyhun Ayhan ve Sibel Ayhan Cargoplus Şirketi’ni kurdu. Cargoplus üzerinden market ve mağazaların mahalli dağıtımlarını yapmaya başladılar. Kadınlar taşıdıkları kargo sayısına göre ücretlendirme ile Cargoplus’a bağlı motokurye ve araçlı kurye olarak işe aldılar. Kadınları prim usulü olarak parça başı ücretlendirme ile ayın 26 günü çalıştırmaya başladılar. Kadınların ücretlendirmesi “ne kadar çok iş o kadar çok para” üzerinden yapıldı.

Seyhun Ayhan ve Sibel Ayhan bir sosyal sorumluluk projesi olarak başladıklarını iddia ettikleri Kadın Ustalar Projesi’ni pandemi ile birlikte devam ettiremeyince 18-65 yaş arasında, iş bulmakta güçlük çeken, ikamet ettikleri alandan uzaklaşamayacak kadınları kendi kurdukları firmalarda işe aldılar. Sektördeki boşlukları kadınların emeğini kullanarak doldurdular. MEB ile olan protokolün işlevsiz hale gelmesi sonrasında da kendi firmalarında işe alım yaptıkları kadınlara “Kadın Ustalar Projesi” altında istihdam edildiklerini, bunun bir sosyal sorumluluk projesi olduğunu ve işten çıkartma gibi uygulamaların olmadığını söylediler.

Birkaç haftadır seslerini duyurmaya çalışan kadınlara gelince; eve gönderilen, istifaya mecbur kalan ve aktif olarak çalışan olmak üzere 200 kadar picker (sanal market toplayıcısı) kadın. En eskisi 1.5 senedir, Kadın Ustalar Ltd. Şti.’nin altında Cargoplus’a bağlı Hepsiexpress ve CarrefourSA için picker olarak çalışıyorlar. Kadınlar önce eğitim vereceğiz diye aranıyor; ardından “eğitimlik bir şey yok, mağazada öğrenirsiniz işi” diye deniliyor. “Mahallelerinden çıkamayan kadınlar için” söylemi tamamen yalan. Kadınlar operasyonlardaki eksikliğe göre 50-60 km uzağa dahi gönderiliyor. Ekstra herhangi bir yol parası da asla verilmiyor. Sabah 09:00’da mağazada olan kadınların kullandıkları uygulamaya düşen siparişleri mağaza içinden topluyor, kasadan geçiriyor ve kuryelere teslim ediyor. İşe girerken asgari ücret+poşet başına 0.50 kuruş prim alacakları söyleniyor. Aylardır prim alan herhangi bir kadını biz göremedik, Seyhun Ayhan veya Hepsiexpress yöneticileri görmüş müdür bilemiyoruz.

Kadınlara 450 lira multinet kartı verileceği söyleniyor ancak 5 Ocak’tan itibaren herhangi bir kadına yemek ücreti yatmıyor. 2022 yılında ayın 26 günü 450 lira ile karnını doyurmanın imkanlarını dahi sorgulamamıza izin bile vermiyorlar. Çünkü kadınların 450 liralık yemek ücretlerini de aylardır çalıyorlar.

Mağaza içinde picker kadınlar için herhangi bir mola, öğle yemeği alanı bulunmuyor. Kadınların mağaza dışında beklemesi isteniyor. Yağmur, kar fark etmeksizin kendilerine mağaza kenarlarında oturacak alan bulmaya çalışıyorlar. Defalarca Kadın Ustalar Şirketi’ne ve Hepsiexpress’e bildirmelerine rağmen bu konuda da herhangi bir iyileştirme olmuyor. Yaşından ötürü “iş bulamayacak” kadınlar işe alınıyor ve 10 saat nerede oturacaklarına dair bir sandalye bile işaret edilmiyor.

Nisan ayında kadınların çoğu “operasyonlar sonlandı, evlerinize dönün ancak maaş alacaksınız yine de” denerek evlerine gönderiliyor. Sadece evde olan kadınlar değil, çalışmaya devam eden kadınlar da maaşlarını, primlerini ve yemek kartlarını alamıyor.

Aylarca “bugün, yarın ödeme olacak” diye oyalanan kadınlar işlerini yapmaya devam ediyor. Yol paraları dahi kalmadan, borçlanarak işe gidiyorlar. “Yol paramız yok, işe nasıl geleceğiz?” sorusuna ise  “devam etmek istemeyen isim versin” cevabını alıyorlar.

Bedavaya çalıştırılan kadınlar, maaşlarını alamamaktan ötürü değilmiş de “kendi tercihleriymiş” gibi istifaya zorlanıyorlar. Türlü yalan ve manipülasyonla çoğu zaman hiçbir muhattap bulamadan “istifa edin”den başka bir cümle duyamıyorlar.

Yaşanan bunca şeyin üstüne kadınlar önce sosyal medyadan ardından Ankara ve İzmir’de eylemler gerçekleştiriyor. Eylemler üzerine önce eski çalışma arkadaşları üzerinden Hepsiexpress yöneticileri tarafından tehdit ediliyorlar. “Fotoğrafları çeken, paylaşanlar hakkında 5 avukatımızla yasal işlem başlatacağız” deniyor. Kadınlar durmuyor ve bu seferde Hepsiexpress çalışanı bir kadın tarafından hepsi tek tek aranıyor ve “notere gidin, haklı fesih yapın; tüm haklarınız ödenecek” deniyor. Bizim ulaştığımız Hepsiexpress İnsan Kaynakları çalışanları ise “istifa etmezlerse herhangi bir ödeme yapmaya yetkimiz yok” diyerek yasal olarak hiçbir tutarlılığı olmayan açıklamalarla manipülasyon ve yalana başvurmaya devam ediyor. Kadınların boşta geçen zamanları, yemek ücretler, primleri, eksik yatan sigortaları ve maaşları, kıdem ve ihbar tazminatları bu şekilde hileyle gasp edilmeye çalışılıyor. İstifa etmeyeceklerini bildiren kadınlara ise bu sefer Seyhun Ayhan tarafından altı buçuk dakikalık bir ses kaydı gönderiliyor. Hepsiexpress yöneticilerini suçlayan, aylardır tek kuruş maaş almayan kadınlar için çok üzüldüğünü söyleyen ve bir an önce notere gidip istifa etmelerini söyleyen bir ses kaydı. En son çareleri olarak istifa etmeyi kabul etmeyen kadınlar “istifa” göstererek işten çıkartıldı. Kadınların hakkını vermektense her türlü dalavereye başvurmaya devam ediyorlar.

Seyhun Ayhan ve Sibel Ayhan çifti ve Hepsiexpress yöneticileri bu kadınların her kuruşundan sorumludur. Suçu birbirlerine atarak veya kalplerinin ne kadar kırık olduğunu anlatarak; milyonlarca dolarlık hayatlarından üç kuruşluk asgari ücrete çalıştırdıkları kadınları daha fazla kandırmaya çalışmalarına gerek yok. Kadınların talepleri net.
Son olarak ekleyelim; firmalarınızda çalışan diğer işçi kardeşlerimizin de picker kadınları izlediğini ve bir gün onlarında hakları için kapınıza gelmesinden korktuğunuzu biliyoruz; bu korkuyu büyütmek içinde elimizden geleni ardımıza koymayacağız.

İlgili İçerikler

Son Eklenenler