Ana Sayfa Güncel Özgür Özel sarı sendika Maden-İş Başkanı Nurettin Akçul'a cevap verdi

Özgür Özel sarı sendika Maden-İş Başkanı Nurettin Akçul’a cevap verdi

Özgür Özel’in TKİ Eynez işçileri için yapmış olduğu destek açıklamasında işçilerin bağlı olduğu Türkiye Maden-İş sendikasının yıllardır işçileri nasıl sattıklarını, görevlerini nasıl yerine getirmediklerini sarı sendika vurgusuyla ifşa ettikten sonra sarı Türkiye Maden-İş Genel Başkanı Nurettin Akçul, antetli kağıt ile Özgür Özel’e cevaben madencilerin mücadele yolunu açan Bağımsız Maden-İş sendikasını karalayan bir dille açıklama yapmıştı. Bu açıklamanın ardından Özgür Özel’in sarı sendika gerçeklerini meclis kürsüsünden dillendirdiği tarihi açıklama aşağıdadır.

Bay Kemal’i Soma’ya çağırdı Somalı işçiler. Genel başkanımız da dedi ki: “Sesinizi duyuyorum, çayı koyun yakında geliyorum.” Biz Soma’da Ege Linyit işletmelerine bağlı Eynez Açık Ocağı’nın bir bölümünün Yeni Anadolu’ya, şirketine özelleştirilmesine de karşıyız.

Orada buna direnen bütün işçilerimizin yanındayız ve bunu ifade ederken orada işçilerin örgütlü oldukları sendika var: Maden-İş. Maden-İşe de şunu dedik: “Direnirseniz yine yanınızdayız ama Soma faciasından öncesinde ve sonrasında yaptıklarınızı da unutmayız.” Bununla ilgili Soma’da işçilerden büyük bir memnuniyet var, bunları iletiyorlar. Ayrıca orada Maden-İş’te örgütlü ama kamuda örgütlü şubenin yöneticileri başkanı aradı, “Biz mücadeleye devam ediyoruz, o şubelerinin bulunduğu sorumluluk bize ait değil, biz direniyoruz.” Dedi. Biz de onlara Biz de “Sizin yanınızdayız.” Dedik. Ama bir beyefendinin ağırına gitmiş sarı sendika yakıştırmaları falan. Sanki hak etmiyorlar! O bey ben de açıklama yaptım. Nurettin Akçul, Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı. Mahcup bir şekilde öbür meselenin kıyısından geçiyor diyor ki, bizim bu açıklamalarımızı kabul edilemez buluyormuş. Şimdi kabul edilemez buluyorsunuz ya Nurettin Bey, bak bu Soma Komisyon raporu, ben şöyle bir çıkardım, bir baktır uzmanlarına, bulamazlarsa ben yollayayım size. Bu komisyon raporunda -bütün partilerin içinde bulunduğu- sayfalarca, sendikanızın nasıl görevini yapmadığına ilişkin, faciadan önce. Mesela, yani biz sermaye sendikası siyaset üçgeni falan dedik, o üçgen yuttu, dedik. Mesela, üretim zorlaması dayıbaşı uygulamasına sendikanın nasıl göz yumduğu. Mesela İş sağlığı ve iş güvenliğinde bu kadar sorun yaşanıyorken sendikanın görevini nasıl yapmadığı ve madenin altında işçiye yapılan baskılar, madenin üstünde o işçiyi zorla AKP mitingine götürmeler… Soma’da AKP’nin adaylarının elinin kaldırılması, AKP’nin finanse edilmesi, patronla bakanlar ve yanında sendika başkanları… Sayfalarca yaptığınız eksiklikler var. Orada yapılan eksiklikler var. O gün 6000 işçi gitti, sendikanın başkanı istifa etti kaçtı. Şimdi senin genel sekreterin hangi mekanizmayla geldi? Yer altındaki işçiye yer üstüne çıkarken kapalı zarf verdiler düne kadar bunları seçeceksiniz diye. O sistem patronun arzu ettiği. Bakın buradaki tutanaklarda sayfalarca var, iki patron anlaşmış sendika yönetimini belirlemiş.Soruyoruz, ispatlıyoruz delege seçiminin olduğu yere gidiyoruz, kaçamak cevaplar. Daha sonra hepsi tutanağa geçmiş aha burada hepsi. Nurettin Bey ne güzel antetli kağıt falan! Senin maden işçilerinin hakları ile ilgili bir antetli kağıda bir imzanı görseydik son zamanlarda. Soma’da dünya kadar yeni alan, Soma’daki patronlara devletten verildi. Onlar özelleştirme değil miydi? O zaman göreydim sizi beyefendi. Beyefendi ölen 301 kişi de sizin üyenizdi. Aileleri 86 duruşmaya gitti. Soma’nın Kınık’ın Bergama’nın Akhisar’ın köylerinden, yetmiş-seksen yaşında anneler, Elmas teyzeler, bu kadarcık çocuklar… Her duruşmada vardık. Siz neredeydiniz? Niye gelip duruşmaları takip etmediniz? Akhisar Belediyesi alınana kadar onların sıcak yemeği sandviçi ne zorluklarla temin edildi. Üç kap sıcak yemek veremez miydiniz 301 işçinin anasına bacısına karısına çocuğuna? O mahkemeler o işçi çocukları gidip gelirken neredeydi Türkiye’nin en güçlü sendikalarından biri? Neredeydiniz Nurettin Bey? Bugün açıklama yapıyorsunuz. O işçilerin önceki çalıştığı yerlerden alacaklarının alınması için mücadele sürerken, yürüyüşler yapılırken, hiç yoktan yeni sendikalar kurulma ihtiyacı nereden doğdu? Ali Faik İnter, Tahir Çetin neden öldüler? Geçmişte sizin üyenizdiler. Hak ararken yollarda öldüler. Siz neredeydiniz? Siz ne yaptınız o sırada biliyor musunuz? Biz burada kanun çıkardık. Soma alacaklarını ödemiyordu 2800 işçinin, sizin üyeniz. Dedik ki Soma A.Ş. gökdelene el koyalım gerekirse satalım işçi alacakları ödensin. AKP, CHP hepimiz içindeyiz işin, o zaman 4 siyasi parti mecliste, hepimiz. Siz ne yaptınız orada biliyor musunuz? Sizin sendikanız, işçilerin temsil yetkisi bizde diye iki sefer işverenle, hapisteki işverenle, anlaşma imzalayıp, “Satmayın binayı 24 taksit ödeyecekler”1 taksit ödendi kaldı. İkincide bir daha “Satmayın binayı 36 taksitle ödeyecekler.” Böyle gizli anlaşmalar yaptınız. En sonunda bu işçiler yollara düştü de sizin o işte gayrimeşru gördüğünüz yasadışı bilmem ne gördüğünüz falan sendikalar, o işçiler, Süleyman Soylu bile geldi onlara söz verdi “Dönün sorununuzu biz çözeceğiz,” diye. Bastıra bastıra, en son canını verdi o insanlar da bu haklar öyle alındı. Ben dün sendikanızın yöneticileri ile konuşuyorum. İki maaş nasıl alındı, siz aldınız Özgür Bey, bu nasıl alındı, siz aldınız Özgür Bey. O sırada siz neredeydiniz Nurettin Bey? Bugün devlete karşı sendikacılık oynamak kolay. 9000 üyeden 900 üyeye düşürmüşsünüz sendikayı, kamuda işçinizi. Şimdi o 900 işçinin yaptıkları mücadele onurlu bir mücadele, onların yanında duracağız, mücadele edeceğiz, izin vermeyeceğiz. Ha bir de birlikte görev yaptığınız o patronlara söyleyin biz geldikten sonra öyle devletin olan madenleri hiçbirine peşkeş çekmeyeceğiz. Patronla canciğer olup kamuya gelince sendikacılık oynamak sendikacılık değil kardeşim. 301 kişinin hakkını biz söke söke aldık 100 görüşmenin sonunda. Koşa koşa geldiniz bir de gidip yalandan pozlar verdiniz. Soma’daki bütün işçiler 7 yıl boyunca biz onlar için nasıl mücadele ettik, onlar için kim yürüdü, kim öldü, onları kim savundu son anda kim fotoğraf verip de geçmişte “Böyle bir hak yoktur.” diyenlere plaket verdi hepsini biliyor. O yüzden Nurettin Bey bir söylersen beş işitirsin. Kişisel bir şey demeyeceğim. O genel sekreterin kişiliğiyle de ilgili bir şey demeyeceğim ama bir söylersen beş işitirsin buramıza kadar doluyuz. Bütün Soma biliyor sizin Ne yaptığınızı bizim ne yaptığımızı. Şimdi haklı işçi talepleri üzerinden oranın özelleştirmesine direnen işçilerin haklı talepleri üzerinden kendinizi meşrulaştırmaya çalışmayın. Elimizde devletten aldığımız, iki kere yaptığınız, işverenle işçiden gizli, hakkınızı suistimal ederek, işçinin hakkını, onların alacaklarını geciktirdiğiniz ve en son bizim bu mücadelemize kadar da işverenden yana tavır aldığınız anlaşmalar var. Böyle yapıştırırlar alnınıza yapmayın.”

İlgili İçerikler

Son Eklenenler