Ana Sayfa Dosya Sınıfın direniş ve dayanışma belleği (10.10-16.10.2022)

Sınıfın direniş ve dayanışma belleği (10.10-16.10.2022)

Bartın’ın Amasra ilçesinde Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessese Müdürlüğü’ne ait maden ocağında 14 Ekim’de grizu patlaması gerçekleşti. Patlamada 41 madenci hayatını kaybetti. Yastayız, öfkeliyiz. Hayatını kaybeden madenci yakınlarına ve tüm madencilere baş sağlığı diliyoruz.

Tahir Çetin diyordu ki; “Gerçeklik tabandadır”. Bizler biliyoruz, bugün TÜSİAD, MÜSİAD, TİSK ve sarı sendikalar işbirliğiyle neoliberal sömürüden pay kapma gayesinde gücünü pekiştirmeye çalışan iktidar ve muhalefetin bu yaşanan maden katliamına dair gerçeklikle örtüşebilecek herhangi bir açıklaması olamaz. Henüz 20’lerinde gencecik insanların ekmek parası için yerin 300 metre altında, kölelik koşullarında çalışmaya zorlandığı ve daha fazla kâra karşılık canlarının değiştokuş edildiği bir katliamın sorumlusu kader olamaz.

Tedbir almayarak işçiyi katlettikten sonra çıkıp buna kader diye sermayeye tevekkül etmeyi telkin edenlere bu halk elbette kanmaz. Neoliberal devlet halkı korumuyor, sermaye gruplarını koruyor. Kamunun kamu olmaktan, kamunun temsilinden çıkartılması ve cezasızlık, özelleştirme ile denetimsizliğin yarattığı sonuçlarla işçi sınıfı boğuşuyor. Oysa grizu patlaması öngörülebilir ve önlenebilirdir. Sayıştay 2019 yılında, ocağın -300 kotunda gaz yoğunluğunu ve patlamanın gerçekleşme riskini raporla haber veriyorsa bu patlama kader değildir, kaza değildir, elbette katliamdır.

İşçiler diri diri gömülüyorsa ve buna kader deniliyorsa bu kader değişecek yollar kesilecek fabrikalar işgal edilecek bu hayat duracak!

İşçilere reva görülen hayat buysa, bu hayat duracak!

 

 

 

Patlamanın ardından Soma ve İstanbul’dan Bartın’a yola çıkan Bağımsız Maden İş Sendikası yöneticileri gece saatlerinde maden ocağı önüne ulaştı. Sendika heyeti adına açıklamada bulunan Başaran Aksu, özel sektörün madende kabul edilebilir olmadığına dikkat çekti.

 

Amasra maden katliamı ile ilgili Maden Mühendisleri Odası açıklamada bulundu: “Bilim ve tekniğin gereklerini uygulamak yerine, yaşanan kayıpları kader ve fıtrat anlayışıyla açıklamak bu tür kayıpların gelecekte de yaşanacağını düşündürmektedir.”


Birçok ilde yapılan “Bartın için Ayağa!” eylemleri

 



Petrol İş Gebze şube üyesi direnişçi Pulver Kimya işçileri, Amasra’da yitirdiğimiz madenciler için ‘Asıl yanan bizdik, siz kömür sandınız!’ diyerek madenci kardeşlerinin katliamını lanetledi.

 

 


HAFTANIN DİĞER GELİŞMELERİ



İnşaat-İş ve DİSK Dev Yapı-İş yaptığı basın açıklamasıyla İstanbul Finans Merkezi şantiyesinde 8 aydır birlikte yürüttükleri örgütlenme çalışmasını grev çağrısıyla bir ileri noktaya taşıyor.

 

Kadıköy Belediyesi işçileri Kadıköy Belediyesi Bahçesi’nde Genel-İş bürokrasisi tarafından görevden alınan temsilcilere sahip çıkmak için 18 Ekim’de bir araya gelecek.

 

16 Ekim Pazar günü İşçi Emekçi Mitingi’nde, TABİB üyesi belediye işçileri norm kadro talebini yükseltti.

İşçi Emekçi Birliği’nin Kartal’da gerçekleştirdiği mitinge ETF direnişçileri de katıldı.


Öğretmenler Eğitim-SEN‘in çağrısıyla Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun iptali ve birçok mesleki taleple 15 Ekim’de Ankara’da bir araya geldi. Özel sektör öğretmenleriyle birliğin vurgulandığı mitingde 2 Kasım’da gerçekleşecek iş bırakma eylemi hatırlatıldı.


İzmir Barosu‘na kayıtlı stajyer avukatlar, düşük ücretlere çalışmaya mecbur kaldıklarına,staj ve eğitim sürecinde yaşadıkları zorluklara dikkat çekmek için İzmir Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.


İzmir Torbalı’da bulunan Marlboro Fabrikası’nda Gıda-İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılan işçiler fabrika önünde eylem yaptı. İşçilerin talepleri: Atılan işçiler işe geri alınsın, sendika tanınsın, işten atmalar ve mobbing son bulsun.

Rize‘de Çaykur işçileri, kadro taleplerinn karşılanmaması, ücretlerinin yaşam ihtiyaçlarınn karşılamaması üzerine üyesi oldukları Öz Gıda İş’i önce göreve çağırdı, sonra sendikayı basarak öfkelerini gösterdiler.



79 gün onuruyla direnen ETF Tekstil işçileri, tedbir kararı koydurttuğu fabrikadaki mallara bugün mal tespiti yaptırdı. Hırsız patron Sanem Dikmen’i koruyan polisler bu defa haciz işlemlerini gözetmekle görevliydi.


İzmit Kartepe‘de bulunan Birleşik Metal İş Kocaeli şubesi üyesi Elimsan fabrikası (210 işçinin çalıştığı) işçileri 3,5 aydır ödenmeyen maaşları için Kocaeli Valiliği önüne yürümek istedi. İşçilerin yürüyüşü polis tarafından engellendi.



Kültür bakanı Mehmet Ersoy’un ikiz kardeşi Murat Ersoy’a ait olan Atlasjet 14 Şubat 2020’de, işçilerin maaşları ve tazminatlarını ödemeden iflas başvurusunda bulunmuştu. Geçtiğimiz günlerde Hava-Sen, iflas davasının istinaf mahkemesinden döndüğünü duyurdu.

 

Turkcell Global Bilgi çalışanları promosyon ödemelerinin derhal yatırılmasını istiyor. Promosyon çalışanların meşru hakkıdır. Çalışanların emeğiyle en iyi işveren olmak marifet değil. Bankalardan alınan milyonlarca TL promosyonlarla şirketler zenginleşirken, çalışanlar köleleşiyor.

 

Adidas üreticisi Konya Arık Bey Tekstil Fabrikasında sendikalı oldukları için işten çıkarılmak isteyen işçiler kendilerini fabrikaya kilitlediler.

 

İstanbul Halkalı’da inşaası devam eden Tema 2 Halkalı Konutları şantiyesinde öğle yemeğinde 4000’e yakın işçi zehirlendi. Şantiyede iş durduruldu.

 

Avcılar’da çamaşır suyu üretim tesisinde çalışan 10 işçi, kimyasal maddeden zehirlendi. İşçiler sağlık ekiplerinin yaptığı ilk müdahaleden sonra hastaneye kaldırıldı.

 

Şişli direnişçileri “Geleceğimiz ve CHP” panelinde gerçeği haykırdı.

 

Adil yargılanma talebiyle 298 gün boyunca ölüm orucu eylemini sürdüren Sibel Balaç‘ın infazının ertelenmesine karar verildi.

 

Deniz Poyraz davasında duruşma salonuna girmek için bekleyenlere ve avukatlara polis biber gazı ve tazyikli su ile saldırdı.

Cumartesi Anneleri, 916. haftada 27 yıl önce gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun ve Hüseyin Aydemir için açıklama yaptı.


Kent hakkı

Kanal İstanbul ve rantsal dönüşümle mahallesinden çıkarılmak istenen Şahintepe halkı biraraya gelerek; ‘Şahintepe Halkındır, Halkın Kalacak!’ diyerek mahallesine sahip çıkıyor.

 

Ekoloji

Muğla/Milas’a bağlı Aslanyaka‘da 2005’ten beri zeytinlikleri, ormanları, arıcılığı ve yaşam alanlarını tehdit eden maden ocağı için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca tesise verilen ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir’ kararının yürütmesi Muğla 3. İdare Mahkemesi tarafından bilirkişi raporuna dayanarak durduruldu. Rapora göre tesisin zeytinliklere, ormana ve canlıların sağlığına vereceği zararlar gerekçe gösterilerek kamu yararı olmadığı ifade edilmişti. Buna rağmen, Çaba Mobilya Sanayi İnşaat Turizm şirketinin karara itiraz etmesi veya hukuksuzca faaliyetlerine devam etmesi ihtimali nedeniyle Aslanyaka’daki mücadele henüz sona ermiş değil.

Aliağalılar ve Aliağa Çevre Platformu (ALÇEP) Batı Ege ve Güney Marmara Endüstriyel Atık (Cüruf) Berteraf tesisi ve Cüruf Depolama ve Geri Kazanım tesisine karşı mücadele ediyorlar. Tesis nedeniyle toprak, hava ve su kaynakları kirlenecek. Şehitkamil Mahallesi Akçekise bölgesinde kurulması planlanan tesis için yapılan ÇED başvurusu 5 Ekim’de Bakanlık tarafından olumlu olarak değerlendirilmişti. Aliağalılar ise cürufun neden olacağı zararlara dair bir basın açıklaması yaptı. Ayrıca muhtarlar, bölge sakinleri ve EGEÇEP karara karşı itiraz için başvuru yaptı.

Sinpaş, ÇED sürecine rağmen Marmaris Kızılbük’te satış işlemlerine devam ediyor. Daha önce Ağustos ayında ÇED kararı iptal edilmişti. Bunun üzerine Sinpaş projede değişiklikler yaparak tekrar ÇED başvurusunda bulunmuş ve bu kapsamdaki 23 Eylül tarihindeki halkın bilgilendirme toplantısı çevrecilerin ve halkın direnişi sayesinde yapılamamıştı. Sinpaş hukuksuz şekilde hem inşaat hem de satış faaliyetlerine devam ediyor. Ancak buna karşın Marmarislilerin mücadelesi de sürüyor.

Dünyadan haberler

İran halkının baskı, sömürü ve zulüm rejimine karşı direnişi sürüyor. Kadınların öncülüğünde başlayan direnişe işçiler de katılıyor. Busehr Petrokimya işçileri ‘Diktatöre Ölüm’ sloganlarıyla dün iş bırakırken Abadan, Kengan ve Hengam rafineri işçileri de greve gitti.

Bangladeş‘in Chittagong kentinde hükümete ve yükselen fiyatlara karşı halkın büyük protestosu. Yüksek enflasyon ve pahalılık karşısında halk kitlesel biçimde sokağa çıkarak iktidarı protesto etti. Dünyanın neresinde olursa olsun sömürü ve zulüm iktidarlarına karşı direniyoruz.

Fransa’da 3 hafta önce TotalEnergies (Fransa merkezli çok uluslu petrol şirketi) işçileri greve başlamıştı. Fransa devleti ve TotalEnergies’in grevi kırma, sindirme çabalarına karşılık grev tüm etkinliği ile sürüyor. CGT 18 Ekim’de ülke genelinde gerçekleştirilecek greve çağrıda bulundu. Ülkede hayat pahalılığı ve enflasyona karşı protestolar yaklaşık 1 aydır devam ediyor.

 

İlgili İçerikler

Son Eklenenler