Sanayi işçisinin gelir kaybı ve borcu tavan yaptı

0

Birleşik Metal İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) tarafından, 14-24 Mayıs 2020 tarihinde, otomotiv, metal eşya, elektrik-elektronik ve demir-çelik sektörlerinde çalışan, Birleşik Metal İş sendikası üyesi 948 işçi ile yapılan araştırmanın sonuçları sanayi işçisinin COVID 19 sürecinde gelir kaybını ve borçluluk düzeyindeki artışı ortaya koydu.

COVID-19 SÜRECİNDE GELİR KAYBI VE BORÇLULUK ARAŞTIRMASI

  • Metal işçisinin yüzde 75’i COVID sürecinde gelir kaybı yaşadı
  • İşçilerin yüzde 92’si borçlu, her üç işçiden ikisinin tüketici kredisi borcu var
  • Borçlu işçilerin yüzde 97’si borçlarını öderken zorlanıyor
  • İşçilerin yarısından fazlası nisan ayında net gelirini alamadı
  • Gelir kaybının en büyük nedeni kısa çalışma ödeneği oldu
  • On işçiden biri kirasını ödeyemedi, iki işçiden birinin borçları arttı
  • Devletten destek alabilenlerin oranı sadece yüzde 6’da kaldı.
  • Virüse karşı alınan tedbirler başarılı, ekonomik tedbirler başarısız görülüyor
  • İşçilere göre belediyeler sosyal yardım yapabilmeli, siyasal iktidarın belediyelere yönelik tutumu haksız

Birleşik Metal İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) tarafından, 14-24 Mayıs 2020 tarihinde, otomotiv, metal eşya, elektrik-elektronik ve demir-çelik sektörlerinde çalışan, Birleşik Metal İş sendikası üyesi 948 işçi ile yapılan araştırmanın sonuçları sanayi işçisinin COVID 19 sürecinde gelir kaybını ve borçluluk düzeyindeki artışı ortaya koydu.

Araştırmanın sonuçlarına göre metal işçilerinin yüzde 75’i gelir kaybı yaşadığını ifade etmektedir. Borçluluk oranı son derece yüksek olan ve hanehalkı gelirleri yoksulluk sınırı altında kalan işçiler açısından bu durum, yoksulluğun derinleşmesi anlamına gelmektedir. Araştırma kapsamındaki işçilerin yaklaşık dörtte birinin hanehalkı geliri 3000 TL’nin altındadır. 3000-3999 TL arası hanehalkı gelirine sahip olanların oranı yüzde 40 ile en geniş kesimi oluşturmaktadır. 4000-4999 TL arası hanehalkı gelirine sahip olanların oranı yüzde 18 iken, 5000 TL ve üzeri hanehalkı gelirine sahip olanların oranı yüzde 17 seviyesindedir. Buna göre işçilerin yüzde 83’ü 5000 TL’nin altında bir hanehalkı gelirine sahiptir.

Araştırma kapsamındaki işçilerin yüzde 92’lik ezici bir çoğunluğu borcunun olduğunu ifade etmektedir. Borcu olmayan işçilerin oranı ise sadece yüzde 7 seviyesinde kalmaktadır. Yüzde 92’lik borçlu kesim içerisinde ise borçlarının kendisini hiç zorlamadığını söyleyenlerin oranı yüzde 3.42 seviyesindedir. Buna karşın borçların kendisini zorladığını söyleyenlerin oranı yüzde 40.14 , çok zorladığını söyleyenlerin oranı yüzde yüzde 56.44’e çıkmaktadır. Toplamda borçlu olanların yaklaşık yüzde 97’si borçları nedeniyle zorlanmaktadır.

Araştırma kapsamında borcu olan yaklaşık her üç işçiden birinin kişisel borcu bulunurken, her beş işçiden birinin konut kredisi borcu bulunmaktadır. Araç kredisi borcu olanların oranı ise yüzler 3.6’dır. Bir kişinin birden fazla borç çeşidi bulunabilmektedir.

Araştırma kapsamındaki işçilerin yaklaşık yüzde 52’si COVID sürecinde hanehalkı gelirinin yanında net gelirinde de kayıp yaşamıştır. Net gelirinin tamamını ya da fazlasın alan işçilerin oranı yüzde 48 olurken, gelirinin yarısına kadar gelir elde edebilenlerin oranı yüzde 10’dur. Bu kesim arasında işsiz kalanlar ya da zaten işsiz olanlar da bulunmaktadır. Gelirinin yüzde 50 ile yüzde 74’ünü alabilenlerin oranı yüzde 15, gelirinin yüzde 75 ile yüzde 99’unu alabilenlerin oranı yüzde 26’dır.

Araştırma kapsamındaki işçilere hanehalkı gelirlerinde yaşanan gelir kaybının nedenleri de sorulmuştur. İşçilerin yüzde 46.8’i kısa çalışma nedeniyle, yüzde 31.1’i fazla mesai yapamadığı için, yüzde 17’si aile fertlerinden birinin işsiz kalması yüzünden, yüzde 14.1’i ise ek iş yapamadığı için hanehalkında gelir kaybı yaşandığını söylemektedir. Ek iş ve fazla mesainin bu kadar yüksek oranlarda olması ücretlerin yetmediğinin göstergesidir.

Araştırma kapsamında geçerli cevap veren metal işçilerinin yüzde 51’i Nisan ayında borçlarının arttığını ifade etmektedir. Bu işçilerden fatura ödemekte zorlananların oranı yüzde 48’dir. İşçilerin yüzde 36.7’si kredi kartını, yüzde 18.6’sı tüketici kredisi borcunu, yüzde 5.7’si konut kredisi borcunu ödeyemediğini ifade etmektedir (buna göre konut kredisi borcu olan her dört kişiden biri borcunu ödeyememiştir). Kirasını ödeyemeyen işçilerin oranı yüzde 12.7 olarak tespit edilmiştir.

Araştırma kapsamındaki işçilere COVID sürecinde hanehalkı dışından ayni ya da nakdi bir yardım alıp almadığı sorulmuştur. İşçilerin yaklaşık dörtte üçü herhangi bir yardım almadığını beyan etmiştir. Yardım aldığını beyan edenlerin oranı yaklaşık yüzde 24’tür. Araştırmaya katılan işçilerin yüzde 13’ü ailesinden yardım aldığını söylerken, yüzde 6’sı devletten yüzde 1.4’ü belediyeden yardım aldığını ifade etmektedir. Vakıf ve dernekten yardım aldığını söyleyenlerin oranı yüzde 2.5 ile belediyeden yardım aldığını söyleyenlerden fazladır.

“Hükümetin ekonomik tedbirlerini” beğenen ve “sosyal yardımlarla ilgili belediyelere karşı kısıtlamalarını” haklı bulanlar ile beğenmeyen ve haklı bulmayanlar açısından, devletten ve vakıf/dernekten yardım alanlar ile almayanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Devlet, vakıf ve derneklerden yardım alanlarda iktidarın politikalarını destekleme eğilimi daha güçlü bir eğilim olarak görülmektedir.

Araştırma kapsamındaki işçilere siyasal iktidarın aldığı tedbirleri ne kadar başarılı buldukları sorulmuştur. İşçilerin yüzde 44’ü virüse karşı alınan tedbirleri başarılı bulurken, sadece yüzde 21’i ekonomik tedbirleri başarılı bulmaktadır. Buna karşın siyasal iktidarın virüse karşı aldığı tedbirleri başarısız bulanların oranı yüzde 23 iken, ekonomik tedbirleri başarısız bulanların oranı yüzde 47’ye ulaşmaktadır.

Araştırma kapsamındaki işçilere “Belediyelerin yoksul ailelere yardım yapmasını doğru buluyor musunuz?” sorusu sorulmuştur. İşçilerin ezici bir çoğunluğu (%93), belediyelerin sosyal yardım yapmasını doğru bulmaktadır. Buna karşın belediyelerin sosyal yardım yapmasını doğru bulmayan işçilerin oranı yüzde 3’ü bulmamaktadır.

Araştırma kapsamındaki işçilere “Hükümetin sosyal yardımlarla ilgili belediyelere karşı kısıtlamalarını haklı buluyor musunuz?” sorusu da sorulmuştur. Buna göre hükümetin tedbirlerini haklı bulanların oranı yüzde 19 olarak tespit edilmiştir. Buna karşın işçilerin yaklaşık dörtte üçü bu kısıtlamaları haklı bulmamaktadır.

Kaynak:BİSAM

Share.

Comments are closed.