Patron Villada, İşçi Çadırda: Adalet Mi Bu!

0

“Üreten biziz yöneten de biz olacağız!” diyerek haklarını almak için Ermenek ve Soma işçileri Ankara’ya eşzamanlı olarak 12 Ekim’de yürüyüş başlattılar. Ancak Ermenekli madenciler ve aileleri yürüyüşü jandarma tarafından saldırıya uğrarken Soma’da ise madenciler abluka altına alındı.

23 Temmuz’da TBMM’den çıkartılan yasa ile Soma Holding’e bağlı rödovanslı Işıklar, Atabacası ve Güventepe saha işçileri haklarını alırken Uyar Madenciliğe bağlı rödovanslı sahada çalışan işçiler ücret ve tazminatlarını alamadılar. Ankara’ya yürüyüş başlatan iki şehirden biri olan Soma Uyar Madencilik işçilerinden İdris Sarıkaya ve Ali Kandemir ile röportaj yaptık. 2007’de Uyar Madencilik’te gerçekleşen dinamit patlaması sonucu iki madenci de organlarını kaybetti.

İdris Sarıkaya

2007 yılında Soma Uyar Madencilik’te dinamit patlaması sonucu iki ayağımı kaybettim. 2008 yılında başlattığım hukuk süreci 2011 yılında sonuçlandı. Şimdiye kadar geçen 13 yıllık süre zarfında mahkeme kararıyla çıkan tazminat hakkımı, Uyar şirketinin kendi ismini 5 kez değiştirerek üzerinde herhangi bir mal varlığı olmadığını söylemesiyle tahsil edemedim. Defalarca siyasilerle görüştüm. 10 Şubat 2015’te Meclis’e gittim. Grup başkanvekilleriyle görüştüm. Çözüm bulunacağına, sorunun bitirileceğine dair sözler verildi.”

BİLİNÇİ OLARAK KAPSAM DIŞI BIRAKILDI

5 Nisan 2015’te Meclis’te gündeme getirildi. Fakat şirketlerden haklarını tahsil edemeyen alacaklılar, bunu emsal karar göstererek devletten paralarını tahsil eder diye iktidar partisi tarafından kanun tasarısı iktidar partisi tarafından reddedildi.

Aradan geçen bunca zaman içerisinde biz, siyasilerle irtibatımızı yine koparmadık. Temmuz 2020’de Soma için çıkan maden yasasından faydalanma umuduyla yine girişimlerde bulunduk. Ama bu Uyar Madenciliğin kapsam dışında kalması sonucunda mağduriyetimiz yine devam etmekte. Soma için çıkarılan maden yasası Işıklar, Atabacası ve Güventepe’yi kapsamakta. Onlar rödovanslı olmalarına nazaran bu Uyar Madencilik, rödovanslı olsa da bilinçli olarak kapsam dışı bırakıldı.

Biz, iki gözünü kaybeden arkadaşım Ali Kandemir, Sarıkaya ve burada Uyar mağduru 748 işçinin mağduriyeti devam etmektedir. Biz bu konuyla ilgili 12 Ekim 2020 tarihinde Soma’da Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde Ankara’ya yürüyüş düzenledik. Bu yürüyüşümüzün amacı temmuzda çıkan madencilik yasasına Uyar Madenciliğin kapsama alınması. Rödovanslı alacaklıların da haklarını bir an önce alması.”

MADENCİLİĞİN SEMBOLÜ SARI BARETLER

Bizim gayemiz yalnızca bu. Sesimizi duyurmak için Ankara yürüyüşünü başlattık. 12 Ekim’de Soma Kaymakamlığı önünde bir basın açıklaması yapmak için toplandık. 150-200 civarında işçiyle toplandık. Bizim 10 katımız sayıda güvenlik gücü vardı. Gözlem altına alındık. 2-3 saat bekletildik. Siyasilerin ve sendikanın girişimiyle Soma 301 mezarlığına baretsiz ve önlüksüz şekilde yürümemize ve bizi burada üzen madenciliğin sembolü olan sarı baretlerimizin çıkarttırılması. Önlüklerimizin çıkartılması konusunda uyarıldık ve baretsiz şekilde 301 mezarlığına kadar yürüyüş gerçekleştirdik. Yaklaşık 5 saatlik bekleyiş sonrasında polis çevremize barikat kurdu. Manisa Valiliği devreye girerek bu konunun masada çözüleceğini ve temsilci istediğini bildirdiler. 5 kişi Manisa Valiliğine gitti. 3 saat bekleyişin ardından bu konunun Meclis’te gündeme getirileceği, gerekli bakanlık ve yetkililerle randevu ayarlanacağı ve sonucunda bu konunun tatlıya bağlanacağı konusunda söz alındı.

Biz Soma Mezarlığı önüne çadırımızı kurduk. İnancımız tam, biz her türlü karara karşı hazırız. Lehimize bir karar çıkarsa burada bekleyişimizi sonlandıracağız. Çıkmazsa biz buradan Ankara’ya yürüyüşümüzü devam ettireceğiz. Her ne şartta olursa olsun bu yolda “ölmek var dönmek yok!” sözüyle çıktık yola. Bu yürüyüşümüz devam edecek. Defalarca aldatıldık. Artık güvenimiz de kalmadı. Lehimize bir karar çıkar ve paralar hesabımıza yatarsa biz yürüyüşümüzü sonlandıracağız. Aksi halde, ne engel olursa olun yürüyüşümüzü Ankara’ya kadar devam ettireceğiz. Tek isteğimiz mağduriyetimizin giderilmesi. İşçiler üzülmesin. Biz yalnızca kopan bacaklarımızın, çıkan gözlerimizin ve bu kadar işçinin emeği, alınteri olan hakkımızı istiyoruz. Bizim kimseyle sorunumuz yok. hak aramak asla suç değildir.”

OY İSTEMEYE GELİYORLAR, İŞ ÇÖZMEYE GELİNCE YOKLAR

Ali Kandemir

2007’de Uyar Madencilikte iş kazası geçirdim. Kaza sonucunda iki gözümün ikisini de kaybettim. İş yerimizin bu süreçte çok duyarsızlıkları vardı. Ne sağlık ne de maddi yönden bize destek vermedi. Biz birkaç kez bu durumu dile getirdik. Bize iş yeri dedi ki, gidin adalette arayın hakkınızı. Biz de adalete güvenerek süreci kanuni yollardan yürütmeye çalıştık. Çok mücadele ettik. Mücadelemizin sonucunda da mahkemelerimizi kazandık. Yargıtay’a gitti ve onaylandı. Ama işyeri aynı yerde sürekli isim değiştirdiği için tazminatlarımızı ne yazık ki bu zamana kadar alamadık. Kanuni yoldan da alamadık. Siyasi yolları da denedik, yine alamadık. Sonrasında önümüze Bağımsız Maden-İş Sendikası çıktı. Onların sayesinde bu eyleme katıldık. İnşallah bu kez onların sayesinde bu işi bitireceğimize inanıyoruz.

Burada olmamızın sebebi kazalar sonucu alamadığımız tazminatları almak. Burada herkesin hikayeleri aynı. Kimi çalışmış hakkını alamamış, kimi bizim gibi kolunu bacağını, gözünü kaybetmiş. Böyle bir süreçte bunun için burada bekliyoruz. Bizim isteğimiz bir an önce bu olayın çözülüp burada kimsenin mağdur olmaması. Bize zamanında oy istemeye gelince isteniyor, bu iş çözmeye gelince de bu sefer onların işi. Artık bu işi bir an önce çözsünler.”

Share.

Comments are closed.