Kriz, çocuk işçiliğinde artışa neden olacak!

0

İSİG Ankara Meclisi uzmanlarından Pınar Abdal, Çalışma ve Sosyal Bakanlığı tarafından “çocuk işçiliğiyle mücadele yılı” ilan edilen 2018’de hiçbir bir çalışma yapılmadığını söyleyerek, artan krizle birlikte çocuk işçiliğinde artış görüleceğine dikkat çekti.

Çalışma ve Sosyal Bakanlığı tarafından çocuk işçilikle mücadele etmek ve çocuk işçiliğini durdurmak için 2018 yılı çocuk işçiliğiyle mücadele yılı olarak ilan edildi. Bakanlık tarafından 2013-2017 yılları arasında “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı” hazırlanırken, sahada ise bunun yansımaları henüz görülmedi.

MÜCADELE YILININ İLK BEŞ AYINDA 23 İŞYERİ İNCELENMİŞ!

2018 çocuk işçiliği ile mücadele yılında Çalışma ve Sosyal Bakanlığı İş Teftiş Kurulu verilerine göre ise son beş yılda çocukları yasa ve yönetmeliğe aykırı şekilde çalıştırdığı gerekçesiyle sadece 279 işyerine para cezası uygulandı. 2013’te 49, 2014’te 52, 2015’te 33, 2016’da 95, 2017’de 27, 2018’in ilk 5 ayında 23 işyerine para cezası uygulandı.

2018’İN İLK 7 AYINDA 41 ÇOCUK YAŞAMINI YİTİRDİ

İş Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Ankara Meclisi tarafından Mayıs ayında yapılan açıklamada 2018 yılının ilk beş ayında hem çocuk işçiliğinde hem iş cinayetlerinde bir artış olduğu kamuoyuna yansımıştı. İSİG Meclisi’nin verilerine göre 2018 yılında iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocuk sayısı 41 olurken, 12 Haziran’dan bu yana 14 çocuk öldü. En fazla ölüm ise Ağustos ayında gerçekleşti. Yine İSİG verilerine göre 2013 ile 2018’in Ağustos ayına kadar toplam 333 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

ÇOCUKLAR EN FAZLA TARIMDA ÇALIŞTIRILIYOR

Türkiye’de yaklaşık 2 milyon çocuk çalıştırılırken, çalıştırılan çocukların sektörlere göre dağılımında en yüksek pay ise tarımda. Çocuk işçilerin yüzde 45’i tarımda çalışırken, yüzde 31’i hizmetler sektöründe ve yüzde 21’i sanayide istihdam ediliyor. Özellikle tarımda çalışan kız çocukların oranı yüzde 58 ile genel ortalamanın da üstünde.

DÜNYADA 152 MİLYON ÇOCUK İŞÇİ VAR

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 2017 yılı raporundan derlediği verilere göre, dünya genelinde 5-17 yaş aralığında 152 milyon çocuk işçi var. Bu çocukların 73 milyonu tehlikeli işlerde çalışıyor. Bu verilere göre dünyada her 10 çocuktan biri işçi. Bu çocukların 64 milyonu kız, 88 milyonu erkek çocuklardan oluşuyor.

‘ÇOCUKLAR DAHA FAZLA SÖMÜRÜLECEK’

DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası Uzmanı Özgün Millioğulları, Türkiye’de sokakta, çırak ve stajer olarak, aday çırak çocuklar ve 15-17 yaş aralığında çalıştırılan tüm çocukların “çocuk işçi” olarak adlandırıldığını belirtti. Türkiye’de 2016 yılında yapılan bir araştırmaya göre kayıt dışı 700 bin çocuğun çalıştırıldığını aktaran Millioğulları, “İstihdama teşvik programı 2017 yılında hayata geçirildi. 2015 yılında çırak işçi sayısı 260 bin iken teşviklerle beraber çırak işçi sayısı bir milyon 170 bini bulmuş istihdam ise tam tersine düşmüştür. Yapılan her teşvik çocukların daha fazla sömürülmesine neden oluyor” dedi.

‘ÇOCUK İŞÇİLİĞİN ADI BUGÜN ÇIRAK İŞÇİ OLDU’

Türkiye’de çocuk işçiliğin adının çırak işçi olarak değiştiğini vurgulayan Millioğulları, “Gün geçtikçe bu sayıda artıyor. Sokakta çalışanları buna eklemiyoruz. Çocuklar itaatkâr, ucuz ve güvencesiz çalıştırıldığı için daha cazip geliyor. Çıraklar için kıdem tazminatı olmuyor. Sigorta pirim yüklerinden işveren kaçabiliyor. Maalesef böyle bir gerçek var. Hükümet tarafından sadece kamuoyunda bu yılı çocuk işçiliği ile mücadele yılı ilan ettik ya da birkaç afiş dışında bir çalışma yok” ifadelerinde bulundu.

‘ÇOCUK İŞÇİLİĞİ İLE İLGİLİ ÖZEL BİRİMLER KURULMALI’

Çocuk işçiliği ile mücadelenin çocukların eğitim, sağlık imkânlarından eşit faydalanmasıyla sağlanacağını söyleyen Millioğulları, devamında şu önerilerde bulundu: “Çocuk işçiliği ile ilgili birimler oluşturulmalı. Kendine has bütçesi, planı programı olmalı. 4+4+4 sisteminin olumsuzluklarının giderilmesi gerekiyor. Ankara’nın merkezinde onlarca çocuk çalışıyor. Bunların denetimleri sağlanmalı sosyal devlet anlayışıyla yapılmalı. En çok çocuk işçi yoksul ailelerinde, eğitimden yararlanmayanlarda görünüyoruz. Aileler yoksullukla mücadele ederken çocukları işçi olmak zorunda kalıyor. Kamuoyuna taşımak, takipçisi olmak çok önemlidir.”

‘AZ TEHLİKELİ İŞLERDEN ÇOK TEHLİKELİ İŞLERDE ÇALIŞMAYA BAŞLADI’

İSİG Ankara Meclisi üyesi uzman Pınar Abdal ise, artan çocuk işçiliğine karşı önlemlerin alınması için bu yılın mücadele yılı ilan edildiğini hatırlatarak, şöyle konuştu: “Ama hükümet için ise bunun bir kamuoyu çalışması olmak dışında bir anlamı olmadığını görüyoruz. 2018 yılının 8’inci ayındayız ama ne çocuk işçiliğinde ne de çocukların çalışma koşullarında düzelme var. Hatta gün geçtikçe çocuk işçilerin arttığını ve koşulların daha da kötüleştiğini görüyoruz. Çocukların çalıştığı işyerleri artık az tehlikeliden çok tehlikeliye doğru kaymakta. Dolayısıyla kamuoyu çalışması dışında pek bir yansımasını göremedik.”

‘ÇOCUK İŞÇİ CİNAYETLERİNİN YAŞI 5’E KADAR DÜŞTÜ’

Artan çocuk iş cinayetlerine de dikkat çeken Abdal, “Genel olarak Türkiye işçi sınıfı ölüyor. İş cinayetlerinde yaşamını yitiren emekçilerin sayısı her yıl artıyor. Bu da güvencesizliğin, örgütsüzlüğün, kayıt dışı çalışmaların görünen yüzü. Çocuk emeği de bundan bağımsız değil. Kriz döneminde bu daha da artacak. Çocuk işçiler sermayenin başat belirleyenleri haline gelmiş. Yani merkezi bir yere koyduğu iş güçlerinden bir tanesi durumuna getiriliyor. Suriyeli çocukların da dahil edilmesiyle daha kötü koşullarda çalışma ortamları oluşturuluyor. Son beş yılda yaşamını yitiren 100 çocuk tamamen çalışması yasak olan alanlarda ölen çocuklar. Çocuk işçilerin iş cinayetlerinde yaşamını yitirmesi artık 5 yaşına kadar düştü” diye konuştu.

‘ÇOCUKLAR UCUZ İŞ GÜCÜ OLARAK TAHSİS EDİLİYOR’

Çocuk işçiliği ile mücadelenin sadece hukuki düzenlemelerle yeterli olmayacağına dikkat çeken Abdal, sorunun yapısal bir sorun olduğunu söyledi. Bugün çocuk işçiliğinde artışın en büyük sebebinin sermayedarların çocuk işçiliğine ihtiyaç duymasından kaynaklandığını belirten Abdal, “Her ne kadar imza törenlerinde işverenler ‘ çocuk işçiliğini biz hayat hırsızlığı olarak görüyoruz’ dese de çocuk işçiliğinin getirildiği bugünkü durum sermayedarlar için geliştirilen ve teşvik edilen çıraklık ve stajyerlik meselesidir. Bugün bu durum küçük işletmelerden büyük işletmelere kaydı. Çocuklar meslek edindirme yerine ucuz iş gücü olarak kullanılıyor. MEB ile Sanayi Odası’yla protokoller görüyoruz. Sermaye istekleri doğrultusunda çocuk kaderlerinin çizildiği bir durum ile karşı karşıyayız” dedi.

‘KRİZ İLE BİRLİKTE ÇOCUK İŞÇİLİĞİ DE ARTACAK’

Çocuklarla en son yapılan anketlerde çocukların hane halkının yoksulluğundan kaynaklı çalışmak zorunda olduğu yönünde sonuçlar ortaya çıktığını anımsatan Abdal, “Bir biçimiyle ailelerinin geliri yetmemekte ve o yüzden de çocuklar çalışmak zorunda kalıyorlar. Bunu sadece bir yasal düzenleme ile düşünmek aslında çok iyimser ya da alanın kendisini görmemek ile ilgili. Öncelikle yoksulluğun, toplumsal eşitsizliğin, gelir adaletsizliğinin ortadan kaldırılması gerekiyor. Eğitim sisteminin 4+4+4 sonra ilk kez 2016 da en çok artışın çocuk işçiliğinde olduğu görüldü. Özellikle ülkedeki kriz ile birlikte çocuk işçiliğinin daha da artacağını göreceğiz. Hane halkı fakirleştikçe çocuk işçilik artacak. Çocuk iş gücüne duyulan ihtiyaç artacak” dedi.

Mezopotamya Ajansı / Berivan Altan

Share.

Comments are closed.