Bakanlık iş cinayetlerini açıkla: 3. Havalimanı’nda neler oluyor?

0
İstanbul’da 3. Havalimanının yapılması için acil kamulaştırma kararı alınmış ve yüzde 80’i orman olan 7 bin 650 Hektarlık alan havalimanı için tahsis edilmişti. Arnavutköy, Tayakadın, Terkos ve Karaburun bölgelerini içine alan bölge de ÇED raporunda da belirtilen 2 milyon 513 ağaç, 70’i aşkın sulak alan ve Alibeyköy barajını besleyen 3 derenin yok olacağı belirlenmişti. Proje kapsamında Karadeniz’e de dolgu yapılırken, 3. Havalimanı gerçek bir ‘doğa tahribatı’ harikası olarak tarihe geçecek.

Türkiye tarihinin en yüksek bütçeli ihalesi ise AKP ile işbirliği içinde olduğu bilinen ve Karadeniz’den başlayarak ülkenin dört bir yanında halkın yaşam alanlarını talan eden Cengiz-Kolin-Limak-Kalyon-Mapa OGG (Ortak Girişim Grubu) kazandı.

2018 yılı içinde bitmesi planlanan havalimanı inşaatında ise 31 bine yakın işçi çalışıyor. Cumhuriyet’te yer alan ve şantiyede çalışan bir işçinin ağzından anlatıldığı iddia edilen habere göre inşaat sürecinde 400 kişi yaşamını yitirdi. İşçilerin ise kim olduğu kamuoyuna açıklanmazken ailelerine 400 bin TL bir meblağ ödendiği ve sessiz kalmaya zorlandığı yer alıyor.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin haber üzerine paylaştığı veriler ise İnşaat sendikaları ve inşaat işçilerinden gelen bilgiler doğrultusunda hazırlanmış olup, medyada yer alan haberlerden farklı bir sonuç ortaya koyuyor. İSİG Meclisi’nin paylaştığı veriler ise şu şekilde;

AKP döneminde yaşanan taşeronlaşma ve özelleştirme ile giderek artan güvencesizlik ve denetimsizlik ile İSİG Komisyonu’nun verilerine göre iş cinayeti 6 kat artarken, patronların daha fazla kar edebilmesi için işçilere gerekli steril ortamı sağlamaması ve iş kıyafetlerini temin etmemesi sebebiyle oluşan meslek hastalıkları sayısı da yaklaşık 5 kat arttı. AKP’nin sermaye dostu politikaları sonucunda oluşan tablo gitgide vahametini arttırdı. İş cinayetlerinin üzerinin kapatılması, yasal sürece başvurulmaması ve gündemleşmemesi için patronların işçi ailelerine ‘sus payı’ şeklinde bir ödeme teklif etmesi her zaman için karşı karşıya kalınan bir yöntemdir. AKP’nin tarafı açıktır ancak bir şantiye alanında 400 işçinin ölmesi ve geri kalan insanların ve ailelerinin bu kadar ölüm üzerine sessiz kalacağını iddia etmek gerçekçi değildir. Yapılan haberler doğrultusunda ortaya çıkan tablo sinik bir işçi sınıfının kabulüdür. Sermaye medyası ile işçilerin tepkisizliğinin kanıksanması tarzı bir haber üslubu, işçinin ve ailesinin tüm varlığını ve iradesini reddetmektedir. Ana akım medya tarafından yaratılan, işçilerin var olan tüm haksızlıklara karşı boyun eğdiği ve buna mecbur olduğu algısı, bu tarz haberlerle pekiştirilmektedir.

AKP’ye ve AKP’nin sermaye dostu politikalarına karşı mücadelede gerçek istatistiklere dayanmayan ve belgesiz habercilik yapılması, AKP’nin lehine bir tutum sergileme sonucunu doğuruyor. Öncelikle iş cinayetlerine karşı mücadele eden kurumların verilerini tartışmaya açık hale getirerek, kamuoyunda güvensizlik yaratılmasına neden oluyor. Bunun yanında AKP hükümetine 400 işçinin ölümünü gizleyebilecek sınırsız bir güç atfedilmesine ve Saray’ın mücadele edilemeyecek büyüklükte bir iktidara sahip olduğu algısını inşa ediyor.

Bu doğrultuda yaşanan iş cinayetlerine ve iş kazalarına karşı bir mücadele alanı oluşturabilmek ve şantiye alanındaki güvencesizliğin önüne geçebilmek için İSİG Meclisi’nin tespit ettiği “en az” işçi ölümleri ışığında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 3. Havalimanında kaç işçinin öldüğünü açıklaması çağrısını yineliyoruz.

 

 

Share.

Comments are closed.