Ana Sayfa Güncel Fetihtepe Mahallesi halkı ranta izin vermeyecek - Emel Karadeniz

Fetihtepe Mahallesi halkı ranta izin vermeyecek – Emel Karadeniz

İstanbul ilçesi Beyoğlu’nun en merkezi mahallelerinden biri Okmeydanı Fetihtepe Mahallesi’nde kentsel dönüşüm projesi adı altında halk zorla tahliye edilmeye çalışılıyor. 6 Haziran’da elektrik, su, doğalgaz abonelikleri kesilmeye başlanan mahalle halkının yaşama ve barınma hakkı gasp edilmek isteniyor. Haklarını ve mahallesini savunmak için direnenlere karşı ise devlet kolluk güçleriyle saldırarak şiddet uyguluyor.

Fetihtepe Mahallesi bir başlangıç

14.157 kayıtlı toplam nüfusu ile Beyoğlu’nun en büyük 5. mahallesi olan Fetihtepe Mahallesi, ağırlıklı olarak memleketi Sivas, Erzincan, Giresun’dan önceden buraya göç etmişlerin, yoksul emekçilerin yaşadığı bir mahalle. Ara sokaklarında bina giriş ve bodrum katlarında çok sayıda atölye, dükkân tipi işyeri var.

Yapı stoğunu oluşturan gecekondu ve binaların mülk sahiplerinin neredeyse tamamında tapu veya tapu tahsis belgeleri bulunuyor. Ancak buna rağmen hak sahipleri için hazine arazisinde işgalci muamelesi yapılarak asılsız söylentiler dolaşıyor.

Fetihtepe Mahallesi 3550 adada başlatılarak hayata geçirilmek istenen proje burası ile sınırlı değil, belediye içerisinde Piripaşa-Piyalepaşa-Keçecipiri-Kaptanpaşa-Kulaksız Mahalle sınırları içerisinde kalan 123,25 Ha büyüklüğündeki alanı kapsıyor.1

Tarihi Beyoğlu kentinin en merkezi ve ekonomik olarak değerli büyük arazilerinin hak sahiplerinin ellerinden zorla alınarak sermayeye peşkeş çekilmek istenmesine karşı bugün Fetihtepe Mahallesi’ni savunmak Okmeydanı’nı, Beyoğlu’nu savunmak demek.

Kentsel değil rantsal dönüşüm

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın AKP’li Beyoğlu Belediyesi’ne verdiği yetkiyle uygulanmak istenen dönüşüm projesi her ne kadar depreme karşı hazırlık olarak lanse edilse de AKP’nin müteahhitleri ve inşaat şirketlerini zengin etme girişimlerinin bir örneği. Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunan İstanbul’un zemini görece dayanıklı ilçelerinden biri sayılan Beyoğlu 2. derecede deprem bölgesinde. Buna rağmen adı geçen mahalleler 2016 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından riskli alan ilan edildi.2 Asıl olarak rantın önünü açmak için alınan bu karar ile Afet Kanunu olarak da bilinen 6306 sayılı Kanun kapsamınca hak sahiplerinin yerlerinden edilmesi mümkün kılındı.

Başlangıçta hak sahiplerinin kendi rızasına göre dönüşüm gerçekleştirileceği ileri sürülse de beklenen başvuru gelmeyince yasal mevzuata bile aykırı şekilde gerekli üçte iki çoğunluğun sağlanmamasına rağmen işlemler yapılmaya başlandı.

Depreme dayanıklılığı belgelerce ispatlı binaların da yıkılacağı dönüşüm sonucunda yerlerinden edilecek olanlar, bugünkü ekonomik koşullarda, depreme daha dayanıksız ve riskli yapılara taşınmaya mecbur bırakılıyor. Kısıtlı sürelerde yapılacak 1500 TL’lik kira yardımları da İstanbul’daki fahiş kira fiyatları ve diğer taşınma masraflarının yanında devede kulak kalıyor.

Yapılmak istenen lüks konutlar ise dar gelirlilerin karşılayamayacağı miktarda yüksek ödemeler ve 20 yıl kadar uzun sürecek kredi borçlulukları gerektiriyor. Ayrıca ödemeleri karşılayabilecek durumda olanlar da ciddi hak kayıpları yaşayarak yeni konutları edinebilir. Örneğin şu anda 200 m²’lik arsası içinde 80 m² binası olana sadece binanın tabanı olan 80 m²’ye tapu verilip 120 m²’si elinden alınıyor. Gerekçe olarak da sen sadece 80 m²’yi işgal etmişsin 120 m²’lik yer senin değil deniliyor.3 Böylelikle inşaat şirketleri ve müteahhitler vurgun yaparken hak sahiplerinin hiçbiri şu an oturduğu yerde oturamaz hale getirilerek mahalleden başka yerlere gönderilmeye çalışılıyor.

Yerinden edilme sadece eskiden yaşadığın yerlerde artık yaşayamamakla ilgili de değil. Bu kararı verenler çocukluğu burada geçmiş, ölülerini buraya gömmüş, komşuluk yapmış olanların her şeyi geride bırakarak gitmesini, aynı apartmanda iç dayanışmayla ayakta kalabilen geniş aileleri darmadağın etmesini, “yıllarca Haliç’in pis kokusunu biz çektik sefasını başkası sürecek” tepkisini de zerre önemsemez. Kapitalizmin tüm vahşiliği ve barbarlığının en çıplak haliyle ezer geçer.

Fetihtepe Mahallesi savunması

Hak arama mücadelesi yürüten herkesin karşısına dikilen polis barikatı Fetihtepe Mahallesi’nde de yoksul halka karşı dikildi. Yüzlerce polis sokak başlarına konuşlandırılarak, kalkanlarla binalar abluka altına alınarak, evlerini terk etmeyip direnenlere ise dayak, tehdit ve gözaltıyla saldırılarak savaşa girer gibi girdi mahalleye devlet. Ki bu bir savaş…  Devletin bu yaptığını düşman yapmaz dedirten cinsten süren bir savaş hem de.

20 yıldır AKP’ye oy vermiş, AKP’nin en ateşli savunuculuğunu yapmış kalabalıklar bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız’a kadar AKP’yi lanetle anıyor.

Diğer taraftan yerinden edilmelerle doğrudan ilgisi olmasa da kendi yoksullaşmalarının nedenini Suriyelilerin gelişine bağlayarak oradan hükümete yüklenenler de var. CHP’li İBB’ye umut bağlayıp defaaten belediyeyi arayıp müdahil olmasını isteyenler, İmamoğlu gelsin bizi kurtarsın diyenler de…

Ancak tüm bunlar içerisinde Tozkoparan Mahalle Direnişini örnek alarak sokakta ve nöbette kararlılıkla direnmek isteyenlerin iradesi, barikata karşı korkusuzca direnen kadınların öncülük ettiği fiili savunma kazanım getirecektir. Evimizi, sokağımızı, mahallemizi, kentimizi ve haklarımızı, sermaye ve onun devletinin saldırılarından korumak için Fetihtepe Mahallesi mücadelesine omuz verelim, rantsal dönüşümü birlikte durduralım.

1 İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, Okmeydanı Kentsel Dönüşüm Projesi

2 Cumhurbaşkanı Erdoğan imzalı riskli bölge ilanı kararı

3 Ok-Çev-Der internet sitesi

İlgili İçerikler

Son Eklenenler