Şok Depolar, İşçilerin Hayatını Riske Ediyor  

0

COVID-19 bir işçi hastalığı özelliğini koruyor. İşçilerin sağlığı için önlem alınmazken, iş merkezlerinde ve fabrikalarda salgın riski hızla ilerliyor.

Pandemi boyunca “çarklar dönsün” diyerek binlerce emekçinin enfekte olmasına neden olan iktidar, Haziran ayında verdiği “kontrollü sosyal hayat” kararı ile pandeminin yeniden yükselmesine neden oldu.

Kontrollü sosyal hayat uygulaması ile birlikte ücretli/ücretsiz izine çıkabilen işçiler yeniden fabrikalarına iş merkezlerine dönerken, üretim baskısı ve pandemi önlemlerinin yetersizliği ile COVID-19 yeniden bir işçi hastalığı halini almaya başladı.

Yüzlerce çalışanın yer aldığı Şok Marketlerde işçiler COVID-19 tehdidi altında çalışmaya zorlanıyor.

Adana Ceyhan Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Şok Market Deposunda şimdiye kadar 20’nin üzerinde işçide koronavirüs tespit edilmesine rağmen üretime hala devam ediliyor.

Depoda çalışan işçiler, çalışma koşullarının coronavirüsten korunmaya uygun olmadığını ifade ederek “pandemi ile birlikte çalışma koşullarının dahada ağırlaştığını ve esnek çalıştırılarak fazladan çalıştıkları mesailerinin ödenmediğini” söylüyor.

İşçiler, sokağa çıkma yasağında dahi sevkiyata çağrıldıklarını, fakat yaptığı işe karşılık fazla mesai ücret alamadıklarını ifade ederek “çalıştıkları depoda şimdiye dek 20’nin üzerinde vakaya rastlandığını ve buna rağmen henüz yeterli önlem alınmadığını” belirtiyor. İşçiler, “enfekte olan işçi arkadaşlarının karantina altında olduğunu bundan dolayı market çalışanlarını eleman eksikliğinden dolayı depolara çalıştırmak için getirildiklerini ve çok kalabalık bir ortamda iç içe çalıştıklarını” söylüyor.

Günde 10-11 saat çalışıyoruz diyen işçiler,” yeri geldiğinde mola bile yapmıyoruz günde neredeyse 300 kişiyle muhatap oluyoruz, ama iki maske kullanma hakkımız var. Bu koşullara rağmen henüz İş tanımımız belli değil, temizlik de yapıyoruz reyon da düzenliyoruz, sevkiyat da açıyoruz. Yeri geliyor eleman eksikliğinden bütün bunları tek başına yapıyoruz” diyerek, “bu koşullara sesimizi çıkardığımızda da bizi kapının önüne koymakla tehdit ediyorlar.”

 

 

Share.

Comments are closed.