Kıdem tazminatı fona; işçiye de güvencesiz ve esnek çalışma! – Neslihan Acar ( DGD-Sen Örgütlenme Sekreteri, Umut-Sen Meclis Üyesi)

0

Tüm krizlerde iştah kabartan kıdem tazminatı tekrar gündemimize girdi. Bütçe açıkları ve dibine kadar boşaltılan fonlara yenilerini eklemek için hükümet gözünü kıdem tazminatına dikti. Varlık fonu, SGK açıkları , KEY fonu vb. gibi dibi gözüken fonlardan sonra, Berat Albayrak’ın yeni ekonomik programının sunumunda açıkladığı, kıdem tazminatının fonla gasp edilmesi paketi Türkiye’de yaklaşık 15-16 milyon işçiyi ilgilendiriyor. Yeni bir şeymiş  gibi allanıp pullanan kıdem tazminatı gaspı, düzenli aralıklarla sınıfın gündemine dayatılıyor.

Tartışmaya açılan model yasallaşırsa işçinin brüt ücretinin %3’ü her ay tamamlayıcı emeklilik hesabına %5.33’ü de eskiden olduğu gibi patronların sorumluluğunda olacak. BES dayatmasının, geliştirilmiş şekli tamamlayıcı emeklilik sistemi olarak karşımıza çıkıyor. Hükümet BES’le yarattıkları fonu genişletmek ve şişirmek için BES’in uzantısı olarak TES’i ve kıdem tazminatını almanın neredeyse mümkün olmayacak kadar şarta bağlanarak gasp edilmesini, işçilerin hayrına gibi propaganda ediyor.

PAKET YASALLAŞIRSA…

Kıdem tazminatı fonunda biriken tutarı işçiler 60 yaşında alabilecek, 60 yaşında da biriken paranın %25’i peşin olarak alınabilecekken, kalan tutarda emeklilik gelirini artırmak için işçilere ek gelir olarak verilecek.10 yıldır çalışan bir işçi işten çıkarıldığında her yılı için 19 günlük tazminatını alacak, kalan 11 günlük çalışma fonda rehin tutulacak. Tartışılan ikinci formül de ise işçi çıktığında fonda biriken parasını emekli olduğunda ya da ölünce ailesi alabilecek. Mevcut sistemde işçiler askerlik ,emeklilik, evlenme, işten çıkartılma ve 3600 gün primi sağlama durumunda isterlerse işten ayrılıp kıdem tazminatlarını alabilirken, tartışılan sistemde alamayacaklar. Patronlar işçilere istedikleri koşulları dayatabilecek ve herhangi bir gerekçe bile bulmadan işten atabilecektir. Mevcut sistemde işçiler tamamını işverenlerin ödediği %8.33’lük oranda kıdem tazminatı alabilirken, tartışılan sistemde %6’ya düşüyor ve %3 de işçilerden kesiyorlar. Asgari ücretli işçide dahil tüm ücretli çalışanlar %3’lük ücret kaybı olacak. Bakan Albayrak’ın açıkladığı gibi işçilerin kazancı değil ciddi ücret kaybı oluyor. Paketteki en tehlikeli gördüğümüz, belirli süreli iş sözleşmesi de tartışılıyor. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesidir. Mevcut durumda, belirli koşullarda ve belirli süre ile kısıtlanmış, belirli süreli iş sözleşmesini süreklileştirmek isteniyor. Belirli süreli iş sözleşmesinde işçinin kıdem ve ihbar tazminatı bulunmuyor, işçiler tamamen insafı olmayan patronların ellerine bırakılıyor. 15 yıl sonra bu sözleşme ile kıdem alabilecek işçi bulunmayacaktır.

Patronlar iş kolu fark etmeksizin her işletmede belirli süreli iş sözleşmesi ile tam esnek, güvencesiz ve örgütsüz çalışma yaşamının yollarını örüyor. Bir avuç kalan sendika üyelikleri böylelikle de yok düzeye kadar geriletilecek.

Pandemi sürecinde yaşadığımız işsizlik, ölüm ve açlık filmin fragmanı gibi duruyor. Tüm kontrolün kapitalistlere bırakıldığı, pandemi yokmuş gibi karlarına devam edebilmeleri için işçilerden çaldıkları fonları peşkeş çekip milyarlarca teşvik sağlandı.

Patronlardan kendi parası olan vergileri alamayan devlet bizim kıdem tazminatımıza güvence veremez. Gasp etmeye çalıştığınız emeğimiz, hakkımız, hayallerimiz, güvenceli çalışma hakkımız, sendikal haklarımızdır.

Kıdem tazminatını sadece fon üzerinden tartışmak, esnek ve güvencesiz çalışma dayatmasını görmemeyi iyi niyetli olarak tanımlamıyoruz. Bu kuralsız, zorba ve esnek çalışma paketine karşı sokakta, fabrikalarda, alanlarda gerçek direnişi örmenin vaktidir.

Share.

Comments are closed.