Kazanan metal işçileri olacak – İrfan Kaygısız

0

Metal işçileri bugünlerde mücadelelerini yükseltiyor. BMİS, Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısında yeni eylem kararları aldığını açıkladı. Ancak, bu sürece yön verecek gelişme grev kararlarının alınması olacaktır. Patronlar, işçilerin kararlılığını grev uygulama kararlarının alması ile görecekler ve o aşamada geri adım atacaklardır.

Metal işkolunda on binlerce işçi toplu sözleşme sürecinde. MESS’le sürmekte olan görüşmeler yaklaşık 200 iş yerinden 130 bin işçiyi kapsıyor. Aileler de dikkate alındığında yaklaşık 500 bin kişi bu sözleşmeden doğrudan etkilenmekte.

Metal işverenleri sendikası MESS’le sektörde örgütlü üç sendika arasında sürmekte olan grup toplu sözleşmesi uyuşmazlık aşamasında. Arabulucu raporlarının sendikalara ulaşmasının ardından, zaman geçirilmeksizin grev kararlarının alınması bekleniyor.

Metal sözleşmeleri hemen her dönem önemli olmuş, bu süreçlerde bir dizi mücadele ve direniş gerçekleşmiştir. Geçtiğimiz dönem Birleşik Metal-İş grev kararları almış, ardından 2015 yaz aylarında metal fırtına gündeme gelmişti.

Metal işçileri bu dönemde de bir dizi eylemler yapıyor. Yürüyüşler, iş yavaşlatmalar, meydanlara çıkma, fazla mesai yapmama gibi eylemler sürüyor. Yapılan açıklamalara bakıldığında grevlerin de gündemde olduğu görülüyor.

Metal işkolu ağır çalışma koşularına sahip, diğer taraftan ise düşük ücretler söz konusu. İşçiler haklı olarak bu ağır koşullarda, iş cinayetlerine ve yaralanmalara maruz kalarak çalışmanın karşılığını istiyorlar. Bu dönemde sektörde yüksek karlılıklar gerçekleşiyor, üretim ve satışlarda patlamalar yaşanıyor. Bütün bunların yaratıcısı olan metal işçileri sektördeki bu gelişmeden haklarını, paylarını istiyor.

MESS NELERİ DAYATIYOR?
Birleşik Metal-İş’in (BMİS) ücret zammı teklifi ilk 6 aylık dönem için yüzde 30. Buna karşılık MESS’in zam teklifi yüzde 6,40. Birleşik Metal-İş sosyal haklarda yüzde 50 artış isterken, MESS’in teklifi yüzde 12,80. Uyuşmazlık sadece ücret ve sosyal haklardan kaynaklanmıyor. Bu dönemin tartışmalı konuları arasında sözleşmenin kaç yıl olacağı, ücret zammının nasıl dağıtılacağı da yer alıyor. Bunların yanı sıra, BMİS birçok idari maddede deşiklik teklif ederken, MESS ise esneklik temelli değişiklikler yapılmasını istiyor.

MESS, 13 Ocak günü sözleşme sürecine ilişkin bir açıklama yaptı. MESS’in açıklaması tümüyle işletmelerin verimliliklerinin artırılması ve diğer ülkelerle rekabet üzerine kurulu. MESS, tam anlamıyla sınıfsal davranıyor ve açıklamasında hiçbir biçimde insana yer vermiyor. Onlar için işçilerin çalışma ve yaşama koşullarının hiçbir önemi yok, önemli olan tek şey başka ülkelerle rekabet adına daha fazla kar. İşçiler de bu süreçte herhangi bir girdi, mal olarak görülüyor ve ucuza almanın yolu aranıyor.

MESS sözleşme sürecine ilişkin yaptığı bu açıklamada görüşmelerde belirttiği konulardaki ısrarının devam ettiğini belirtti. Bu konular üç başlık altında toplanıyor. MESS’in ısrarcı olduğu konuların başında toplu sözleşmenin yürürlük süresi gelmektedir. Önemli anlaşmazlık konularından birisi de sözleşmenin kaç yıl olacağıdır. BMİS, 2 yıllık sözleşme isterken, MESS 3 yıllık TİS’i dayatıyor.

Genel olarak toplu sözleşmelerde ücret zammı ilk zam döneminde, dolayısıyla MESS sözleşmesinde olduğu gibi ilk 6 aylık dönemde alınmaktadır. Diğer 6’şar aylık dönemler çoklukla enflasyon ya da enflasyonun birkaç puan üzerinde olmaktadır. Bu nedenle 3 yıllık toplu sözleşme demek işçiler için daha az zam, daha düşük gelir, patronlar için de daha düşük maliyet demektir. Bunun ötesinde, “yatırımcıların önünü görmesi” gerekçeler sahte gerekçelerdir.

MESS’in önem verdiği ikinci konu ikramiyelerin fiili çalışmaya bağlı olarak ödenmesidir. Bunun anlamı işçilerin 20 günden daha az rapor aldığı günlerde, mazeret izni aldıkları günlerde ikramiye ödemesinin yapılmamasıdır. MESS, bu talebini işçilerin çok rapor aldığı iddiasına ve böylece üretimde kayıp olmasıyla gerekçelendiriyor. Gerek OECD, gerekse de Dünya Sağlık Örgütü verilerine bakıldığında bu iddianın gerçek dışı olduğu görülmektedir. Çok sayıda ülkede yılda 15-20 gün rapor alınırken, Türkiye’de yılda 3 gün rapor alınıyor.

MESS’le önemli anlaşmazlık konularından birisi de ücret zammının nasıl olması üzerinedir. İşçiler ve dolayısıyla BMİS, kıdemi dikkate alan bir zam yöntemi önerirken, MESS işyeri ücret ortalamasına göre zam vermek istiyor. Bu şu anlama geliyor, bir işyerinde ücret ortalaması 2000 TL ise, bu fabrikada çalışan tüm işçilere bu tutarın yüzde 6,40’ı oranında zam yapılması. Bu durum aynı zamanda tüm fabrikalardan işçilerin farklı oranlarda zam alması demek.

MÜCADELE YÜKSELİYOR
Metal işçileri bugünlerde mücadelelerini yükseltiyor. BMİS, Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısında yeni eylem kararları aldığını açıkladı. Ancak, bu sürece yön verecek gelişme grev kararlarının alınması olacaktır. Patronlar, işçilerin kararlılığını grev uygulama kararlarının alması ile görecekler ve o aşamada geri adım atacaklardır. Patronların içinden geçtiğimiz OHAL sürecine, dolayısıyla da grev yasaklarına güvendikleri açık. Grev yasakları bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır. Bu nedenle, öncesinde bir anlaşma olmaz ise, toplu sözleşmenin belirleyicisi olası grev yasaklarında nasıl bir tutum alınacağıdır. Grev yasağı sonrasında, Anayasal hakların fiilen kullanımı sadece metal işçilerinin değil, tüm işçi sınıfının kazanımı olacaktır. Son dönemde yasalar aracılığı ile, ya da fiilen hakların kullanımı engellenirken, diğer yandan da işçi sınıfında meşruluk öne çıkmakta, bu yönlü fiili bir mücadele eğilimi güçlenmektedir. Metal işçilerinin kararlılığı mutlaka MESS’e geri adım attıracak ve kazanan işçi sınıfı olacaktır.

*TİS Uzmanı

Etkin Haber Ajansı

Share.

Comments are closed.