gününde

Emekçilerin Çalışma ve Sendikalaşma Durumu – Arif Mutlu

0

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yayınladığı İşkollarındaki İşçi Sayıları ve Sendikaların Üye Sayılarına İlişkin 2019 Temmuz ve 2020 Ocak aylarına ilişkin tebliğleri kıyaslayınca iş kolu bazında aşağıdaki sonuçlar ortaya çıkıyor:

• Tarım ve Ormancılık, Avcılık ve Balıkçılık iş kolunda geçtiğimiz 6 ay içinde 20.000 kişiye yakın kişinin işini kaybettiği görülüyor. Hak-İş’e bağlı Öz Orman-İş de bu işgücü kaybından üye bazında nasibini alsa da işsiz kalanların çoğu sendikasız işçilerden oluştuğundan Hak-İş’in iş kolundaki ağırlığı az da olsa artmış görünüyor.

• 2004 yılında yaklaşık %78’i sendikalı olan Gıda iş kolunda çalışan sayısı artmasına karşın sendikalı işçi sayısındaki düşüş sürüyor. Türk İş’e bağlı Tek Gıda İş’in üye sayısındaki kısmi yükseliş hariç diğer sendikaların üye kaybettiği, Öncü Gıda İş’in ise faaliyetlerine son verdiği görülüyor.

• Madencilik ve Taş Ocakları iş kolu işsizlik artarken sendikalaşmanın sayısal ve oransal olarak arttığı sektörlerden biri. İş kolunda faaliyet gösteren hemen her sendikanın 2019 Temmuz dönemine göre üye sayısını az da olsa artırmayı başardığı görülüyor.

• Petrol, Kimya, Lastik, Plastik ve İlaç iş kolunda çalışan sayısının arttığı ve sendikalaşma oranının da bu artışa paralel seyrederek aynı kaldığı görülüyor. Hak-İş’e bağlı Öz Petrol İş Sen’in son 6 ayda yeni üye kazanması ise dikkat çekici.

• Dokuma, Hazır Giyim ve Deri iş kolu geçtiğimiz bir buçuk sene boyunca işçi sayısının hatırı sayılır ölçüde arttığı işkollarından biri. Ancak sendikalı işçi sayısındaki artışın aynı hızda gerçekleşmediği görülüyor. 2004’te çoğunluğu TEKSİF üyesi olmak üzere %75 sendikalaşma oranı olan iş kolunda an itibarıyla üye sayısını görece kayda değer biçimde artırabilen tek sendika Hak-İş’e bağlı Öz İplik İş.

• İstatistiklere göre Ağaç ve Kağıt iş kolu kayıtlı işçi sayısı artarken sendikalı işçi sayısının azaldığı bir dönemden geçiyor. Öz Mobilya Kağıt İş sendikasının kurulmasının bu doğrultuda henüz bir etkisinin olmadığı görülüyor.

• İletişim iş kolu sendikalaşma hızının çalışan sayısındaki artışı geçtiği iş kollarından birisi. Bu durum iş koluna her yeni katılan dört işçiden üçünün sendikalaştığı şeklinde de düşünülebilir. Özellikle PTT-Sen’in işkolundaki ağırlığını artırmaya başladığı görülebiliyor.

• Basın Yayın iş kolunda çalışan oranı hemen hemen sabit kalmakla beraber sendikalaşmanın nispeten hareketlendiği söylenebilir. Türk İş’e bağlı Basın İş ile Hak İş’e bağlı Medya İş üye sayısını artırırken Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın üye sayısı sabit, DİSK Basın İş ise bir miktar üye kaybetmiş durumda.

• Bankacılık ve Finans iş kolunda da çalışan sayısı az bir miktar artarken sendikalı işçi oranı da hemen hemen buna paralel biçimde seyrediyor.

• Ticaret Büro Eğitim ve Güzel Sanatlar da işçi sayısındaki artışın (2004 yılında 400 küsur binlerdeki rakam 4 milyona yaklaşmış durumda) sendika örgütlenmesinde karşılığını tam olarak bulamadığı iş kollarından birisi. Temmuz 2019’dan bu yana kayıtlı işçi sayısı %6,24 oranında artarken sendikalı işi oranı bir miktar azalarak %5.3’e inmiş. Bu dönemde (henüz örgütlenmeye başladığı söylenemese de) kurulan Yazılım İşçileri Sendikası adıyla yeni bir sendikanın da kurulduğunu belirtmek gerekir.

• Krizin vurduğu inşaat sektörünü vurmasıyla birlikte Çimento, Toprak ve Cam işkolunda da %6 oranında bir işçi kıyımı gerçekleşmiş ve çalışan sayısı 2004’ler seviyesine geri dönmüş. Bu nedenle bu iş kolunda faaliyet gösterenler arasında üye kaybetmeyen bir tek sendika bile yok. Fakat örgütsüz işçiler sendikalılara kıyasla bu kıyımdan daha çok etkilendiği için iş kolu içerisinde sendikalı işçilerin oranında nispi bir artış gerçekleşmiş.

• Adı fırtınayla beraber anılan Metal iş kolunda geçen senenin Temmuz ayına göre işçi sayısındaki artışa karşın örgütlü işçi sayısında az da olsa küçülme var. Bunun sebeplerinden biri sarı sendika Türk Metal’in üyelerinin %2’ye yakınını kaybetmesi gibi görünüyor. Çok kısıtlı bir örgütlülüğü bulunan Metal İşçileri Sen’in ise bu dönemde kapandığı görülüyor.

• Krizden etkilenen başlıca sektör olan İnşaat’ta işçi kıyımı %13,3 seviyelerinde. Rakamsal olarak bu, 170 bin işçinin işini kaybetmesi anlamına geliyor. Bunun bir yansıması olarak sendikalı işçi sayısında da 3500 civarında bir azalma söz konusu. Buna karşın işini kaybeden işçilerin büyük çoğunluğu örgütsüz olduğu için iş kolundaki sendikalı işçi oranında kısmen de olsa bir artış görülüyor (+ %0,32). 2004 yılında on binlerce üyesi bulunan DİSK’e bağlı İnsan-İş’in üye sayısı 400’lere kadar düşmüş durumda. Halihazırda 3 üyesi bulunan Kad-İş’in de kapandığı görülmekte.

• Krizden hafif de olsa etkilenen Enerji sektöründe %1’e yakın iş kaybı söz konusu olmasına karşın sendikalı işçi sayısında artış görülüyor. Geçtiğimiz Temmuz ayından bu yana iş kolunda yeni bir sendika faaliyete geçerken, Hak İş’e bağlı Enerji İş hariç diğer sendikalarda yukarı yönlü bir kıpırdanma söz konusu.

• Krize karşın çalışan sayısı %10’a yakın bir oranda artan Taşımacılık iş kolunda sendikalaşma ise aynı hızda ilerlemiyor ve örgütlü işçi sayısında kısmi bir artış gözleniyor. Bu kapsamda PTT Kargo Sen hariç herhangi bir sendikada üye sayısında anlamlı bir artış gözlenmiyor.

• Çalışan sayısı nispeten artan Gemi Yapımı ve Deniz Taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk iş kolunda sendikalaşma oranının da az da olsa arttığı görülüyor.

• Sağlık ve Sosyal Hizmetler iş kolu da örgütlenmedeki artışın çalışan sayısındaki artışa paralel seyrettiği iş kollarından biri. Geçtiğimiz 6 ay boyunca bu iş koluna katılan yaklaşık yirmi bin işçiden beş bini sendikalaşmış durumda. Türk İş’e bağlı Türkiye Sağlık İş bu dönemde beş bine yakın üye kaybederken üye sayısını en çok artıran sendika Hak İş’e bağlı Öz Sağlık İş. Öz Sağlık iş’in üye sayısını on bin artırarak kırk binin üzerine çıkardığı görülüyor. Bu iş kolundaki emekçilerin zaten pek rağbet etmediği Vatansever Sağlık İş’in geçtiğimiz dönemde kapandığı görülüyor.

• İnşaat ve Tarım’dan sonra kayıtlı işçinin en çok azaldığı bir diğer iş kolu da Konaklama ve Eğlence iş kolu. Ancak yine bu sektörlerde olduğu gibi işini kaybedenlerin büyük çoğunluğunu sendikasız işçiler oluşturuyor. Az üyeli bir sendika olan Hay-İş’in kapandığı bu dönemde diğer sendikalar da az da olsa üye kaybederken işkolunda en örgütlü sendika olan Türk-İş’e bağlı TOLEYİŞ üye sayısını %2.5 kadar daha artırmış.

• Sendikalı işçi sayısının işgücüne katılımdan daha fazla artış gösterdiği iş kollarından biri Sanayi ve Güvenlik. 2019’un Temmuz ayından bu yana 5000 yeni işçinin çalışmaya başladığı iş kolunda 8000 yeni işçi sendikada örgütlenmiş. Öz İş’in bünyesinde bulunduğu Hak İş’le arasının açılması sonrasında Hak İş’in karşı hamle olarak kurduğu Öz Güven-Sen’e geçiş sürüyor. Güvenlik Sen ve Tüm Güvenlik Sen’de de göreceli büyüme görülüyor. Hür Özgüv-Sen kapanırken Güvenlik Birlik Sen, Güven Sen, Bir Güven İş Sen Birleşik Güvenlik Sen adlarındaki dört yeni sendikanın bu dönemde faaliyete başladığı anlaşılıyor.

• Genel İşler, toplam emekçi sayısı azalmasına karşın sendikalı işçi sayısının arttığı bir iş kolu. Hak İş’e bağlı Hizmet İş sekiz bin civarı üye kaybederken Türk İş’e bağlı Belediye İş’in sekiz bin, DİSK’e bağlı Genel İş’inse altı bin üye kazanmasının önemli bir sebebinin belediyelerin el değiştirmesi olduğu söylenebilir. İş kolundaki bazı başka sendikalarda da kıpırdanma görülüyor.

Genel tabloya bakıldığında, Temmuz 2019’dan bu yana işgücüne doksan bin emekçi katılırken sendikalı işçi sayısındaki artışın yirmi dört bini bulduğu görülüyor. Bu rakam sendikalı işçilerin oranında kayda değer bir artışa neden olmasa da yukarı doğru bir hareketlenme olduğu dikkat çekiyor. Hak İş kısmen üye kaybı yaşarken Hak İş’ten kopan Ülkem İş’in on beş bin, Tüm İş konfederasyonununsa dört bin civarında üyeye ulaştığı görülüyor.

“Tarım”, “Çimento, Toprak ve Cam”, “İnşaat” ve “Konaklama ve Eğlence İşleri” iş kolları krizden etkilenen ve bu nedenle çoğunlukla örgütsüz işçilerin işini kaybettiği sektörler olarak öne çıkıyor. “Gıda”, “Ağaç ve Kağıt” ve “Metal” iş kollarında çalışan sayısının artmasına karşın sendikalı işçi sayısının azalması dikkat çekerken, “Dokuma, Hazır Giyim ve Deri”, “Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar” ve “Taşımacılık” iş kollarında da yine çalışan sayısı artmasına karşın sendikalı işçi sayısında gözle görülür bir artışa rastlanmıyor. Bu tabloya bakılarak bu sektörlerdeki sarı sendikacılık faaliyetlerinin örgütlenmeyi olumsuz etkilediği yorumu yapılabilir. Nitekim bu iş kollarında (örneğin Yazılım İşçileri Sendikası gibi) yeni sendikal arayışlar göze çarpıyor.

“Madencilik ve Taş Ocakları”, “Enerji” ve “Genel İşler” iş kollarında ise işsiz kalan emekçilerin sayısı artmasına karşın sendikalı işçi sayısında artış görülüyor. Bu sektörlerde Hak-İş’e bağlı sendikaların diğer sendikalar karşısındaki gerilemesini de not etmekte fayda var. “İletişim” ile “Savunma ve Güvenlik” iş kollarında ise çalışan sayısının arttığı görülürken sendikalaşma hızı toplam işçi sayısındaki artışı geçiyor. Bu alanda örneğin PTT-Sen gibi yeni sendikaların yaptığı atılımı dikkatle izlemek gerekiyor.

“Petrol, Kimya, Lastik, Plastik ve İlaç”, “Banka, Finans ve Sigorta”, “Gemi Yapımı ve Deniz Taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk” ve “Sağlık ve Sosyal Hizmetler” iş kollarında görünüm durağan. Bu iş kollarında toplam çalışan ve sendikalı işçi sayıları eşit oranda seyrediyor.

Share.

Comments are closed.