Ana Sayfa Güncel Yarını olmayan asgari ücret! - Barış Özsever

Yarını olmayan asgari ücret! – Barış Özsever

Türkiye’de asgari ücretle veya biraz daha üzerinde çalışan emekçi sınıfın gözü kulağı bugünlerde asgari ücret tartışmalarında. Her hafta aldığı ücretin eridiğini sokakta acı bir şekilde hisseden halkımız, en azından birkaç ay rahatlayabilecek bir oranı duymak istiyor şüphesiz. İnsanca yaşamanın asgari maaliyetini ifade eden ve tarihte ezilen sınıfların mücadeleleri ile kazanılmış asgari ücretin çok uzun zamandır bu asgari özelliğinden bahsedemeyiz elbet. Öyle ki işçi sınıfını temsil ettiğini zanneden ve sınıfa en büyük ihanetleri yapmaya devam eden Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay kırmızı çizgisini asgari ücretin açlık sınırının altında olmaması gerektiğini söyleyerek belirtmiş. Emekçi sınıfın en az yüzde ellisini ifade eden asgari ücretlilerin insanca bir yaşam sürdürebilmelerini değil, hayatta kalabilecek bir ücret alabilmelerini hedef olarak koyan bir “sınıf temsilcisinden (!)” bahsediyoruz. Ki bu hedef, enflasyonun son altı ayda yarattığı alım gücü kaybını gidermek için düşündükleri bir orandan ibaret ve Ergün Atalay’ın belirttiği kırmızı çizgisindeki oranda zam yapılsa dahi önümüzdeki aydan itibaren asgari ücretin açlık sınırının altında kalacağını ön görmek için müneccim olmaya gerek yok.

Masaya oturacak işçi sınıfı temsilcisinin söylemi böyleyken sermaye sınıfının farklı fraksiyonlarındaki temsilcilerinin açıklamalarını da bugünlerde duymaya başladık. TÜSİAD “enflasyonun üzerinde, refah payı olan bir asgari ücret artışı olabilir” açıklaması yaparken iktidarın uyguladığı ekonomik programdan rahatsızlığını da ifade etmeden geçmiyor. MÜSİAD ise güncel enflasyona göre değil önümüzdeki sene için beklenen enflasyona göre artış yapılması gerektiğini söylüyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’nin asgari ücretin 300-350 dolar bandında olması gerektiği söylemi ise Türkiye’nin dünyadaki ucuz iş gücü konumunu hatırlatması açısından da önemli.

Faizin düşürülmesi, TUİK verileriyle oynanması vb. çabalar yıl sonu enflasyonunu düşük gösterme, dolayısıyla yapılacak zammın enflasyonun üzerinde bir oranla gerçekleşecek olması, geniş kitlelerden seçim öncesi bir rıza alma çabasına hizmet edecek bir katkı olarak beklenebilir hükümet tarafından. Sonuç olarak asgari ücrete görece fazla bir zam da yapılabilir.

Ancak, asgari ücretin ne olacağı üzerinde duran ve günbegün bunun üzerine yazıp çizen solun, sendikaların asıl meseleyi es geçip dar bir mücadele alanında sıkışıp kaldıkları da görünen bir gerçek. Türkiye’de temel ücret meselesi haline gelmiş asgari ücretin insanı insan yapan hakların ve özgürlüklerin önünde bir engel oluşturduğunu görmek gerekir. Ayrıca, bu enflasyonist dönemde asgari ücretle çalışmayanların aldıkları ücretlerin de, asgari ücretin çok üzerinde değil biraz üzerinde olduğu gerçeğini görerek de özgürlük meselesine bakmak gerekir. Kendisini beyaz yakalı olarak gören ve aldıkları çok düşük ücretlerle hayatlarını sürdürmeye çalışanların da sorunudur bu. Esenyurt’taki depo işçisi Sevda’nın ben de tiyatroya gitmek istiyorum söylemi Türkiye’de çok ciddi bir orandaki beyaz ve mavi yakalının özgürlük çığlığında vücut buluyor.

Evet, yüksek asgari ücret mücadelesi bizlerin hayatta kalabilmek için içinde olmamız gereken bir mücadele. Ancak amacımız sadece yüksek asgari ücret elde etmek değil, insanca ve özgür yaşayabilmek için yüksek bir mücadele vermek ve bunun için örgütlenmek olmalıdır. Geçen temmuz ayında Erdoğan’ın asgari ücret zammını açıkladıktan sonra Türk-İş Başkanı’na dönerek ve işçi sınıfını kastederek “gırtlağımızı sıkmasınlar” demesi yönetenlerin Türkiye’deki gidişatın ne kadar farkında olduklarının bir göstergesi.

Dile gelen bu korkuyla onları yüzleştirecek ve günde 10 dolara tüm gününü emeğini satan Türkiye’de büyük bir çoğunluğun, yönetenlerin gırtlaklarını sıkacak bir iradeye sahip olduklarını yönetenler unutmamalı. Bu düzeni onların başına yıkacak her türlü meşru militan mücadeleyi yönetilenlerin, işçi sınıfının özgürlük mücadelesinin bir parçası olarak örgütlemeye devam edeceğiz.

Ekmek, adalet, özgürlük için ayağa! 

İlgili İçerikler

Son Eklenenler