Ana Sayfa Derleme Memur ve emekliyle nasıl alay edilir? - Çiğdem Toker

Memur ve emekliyle nasıl alay edilir? – Çiğdem Toker

Merakla beklenen Aralık ayı tüketici enflasyonu, TÜİK tarafından açıklandı: Yüzde 1,18. Bu vesileyle, resmi kurumların varlık nedenleri konusunda inandırıcılık dertlerinin kalmadığını bir kez daha gördük. Rakamlar açıklanınca, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, bir seri tweet atarak yıllık TÜFE enflasyonunun yüzde 64,27’ye gerilediğini duyurdu. Kasım ayından itibaren enflasyonda belirgin düşüş trendine girildiğini belirtip TEM ile övündü

TEM ne mi? Hayır, tabii ki Transport European Motorway otoyolunun kısaltılmışı değil. TEM’in iktidar sözlüğündeki açılımı, Türkiye Ekonomi Modeli. Nebati, TEM sayesinde 2022 yılının başarıyla geride bırakıldığı kanısında.

Okurken siniriniz bozuluyor olabilir ama cümlelerin en fantastik olanına henüz gelmedim. Hazine ve Maliye Bakanı, “Fiyat artışlarına yönelik aldığımız önlemler ve ücretlerde yapılan iyileştirmelerle, vatandaşlarımızın alım güçlerini koruduk” demiş. Acaba bu ifadeyi kullanarak, bir kilo et için saatlerce sıra bekleyen, çocuklarını sabah okula kahvaltısız gönderen insanların aklıyla dalga geçiyor olabilir miyim, demeyip böyle yazmış evet.

Risksiz ve steril

Hazine’nin başbakanlığa bağlı bir müsteşarlık olduğu ahir zamanların eski Maliye Bakanlığı’nda, memur maaş artışlarının açıklandığı toplantılar tüm basına açık olurdu. Basın toplantısı ve “davet” zaten yan yana gelmesi tuhaf ifadeler olduğu için, bir gün önce iki satırla duyurusu yapılmış toplantıda her kurumun bir çalışanı hazır bulunur, Maliye Bakanları da gazetecilerin karşısına bürokrat arkadaşlarıyla çıkıp bütün soruları tek tek cevaplardı. Evet canlı olarak, yüzlerine karşı, gazetecilere bizzat söz vererek ve en önemlisi nasıl bir soru geleceğini asla bilmeden…

Ama bugün, nihayetinde halkın parası olan bütçe kaynaklarıyla yapılacak maaş artışı, Cumhurbaşkanı’nın şahsi hesabından dağıtacağı bir lütuf gibi pazarlandığı ve Cumhurbaşkanı’nın müjdeler envanterinin bir parçasına dönüştürüldüğü için, bakanlara düşen de tweet atmak oluyor, ki onu da oturup kendileri yazmıyor. Danışmanların hazırladığı metinler onaylanıp tweetlere bölünüp yayımlanıyor. Etiketlerle yüzleşmeden, cüzdanını düşünmeden, soğukta beklemeden…

Gayet risksiz ve steril…

O kadar ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın açıkladığı muazzam zam oranı da tweet serisinin altına ekleniveriyor. İnsanların onuruyla mı oynamış olurum diye zerre düşünmeden yine:

“Nitekim, Sayın Cumhurbaşkanımızın müjdelediği üzere 2023 yılının ilk altı ayında refah artışı ile birlikte memur ve emekli maaşlarını yüzde 25 oranında artırıyoruz. Tüm memur ve emeklilerimize hayırlı, uğurlu olsun.”

Neyi hayırlıyor Bakan Nebati? Bir kesimi için asgari ücretin yarısına zar zor ulaşacak emekli maaşını.

* * *

Bu vesileyle belirtelim, Erdoğan’ın zihninde maaşlara seçime doğru ikinci bir artış yapmak olabilir. Çıka çıka yüzde 25 olarak çıkan bu oran, Erdoğan tipi siyasete aşina herkese bunu düşündürüyor. Fakat böyle bile olsa yani diyelim ki nisanda bir 20-25 artış daha verilse ne olacak, neyi çözecek, milyonlarca emekçi ve emeklinin hayatında kalıcı ne iyileşecek.

Bu sorunun cevabı, iktidar gücüyle bazı gruplara sağlanan ayrıcalıklardan bağımsız değil.

Bir Sayıştay raporu daha

Güncel bir örneği paylaşalım. Sayıştay’ın TBMM’ye gönderdiği son raporlardan biri olan Taksim Otelcilik A.Ş’nin denetim raporunda yer alan yasaya aykırı bir ayrıcalık öyküsü.

Taksim Otelcilik, Vakıfbank’ın iştiraklerinden biri. Kendi sitesine göre şirketin yüzde 52,43’ü Vakıfbank’ın. (Sayıştay raporunda ise yüzde 51 görünüyor.) Konu, şirketin Mart 2022’de yapılan Olağan Genel Kurulu’nda alınan kararlardan birine dair. O toplantıda yönetim kurulu üyelik ücreti 7950 TL olarak belirlenmiş. Kararın devam şöyle:

Ayrıca Şirket’in Yönetim Kurulu üyelerinin birden fazla işverenden aldığı ücret nedeniyle vergi düzenlemeleri uyarınca yıllık gelir vergisi verilmesinden kaynaklanan ilave gelir vergisi ve benzeri yasal yükümlülüklerin de Şirket tarafından ödenmesine…

Bedava konaklama

Şirketin yönetim kurulu Vakıfbank, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yöneticilerinden oluşuyor. Sayıştay raporuna yansıyan temel eleştiri, yönetim kurulu kararıyla yöneticilere ve yakınlarına şirketin otellerinde bedava denebilecek indirimler sağlanmış olması.

Yasaya göre (4736) özelleştirme kapsamındaki kuruluşların ürettiği mal ve hizmetlerde makul ticari indirim dışında ücretsiz ve indirimli tarife uygulanması yasak. Sayıştay denetçilerinin, Şirketin 2021 yılı muhasebe kayıtlarını incelerken yaptığı tespit raporda şöyle aktarılıyor:

Şirket’in otel işletmelerinde işletmecilik gereği yapılması makul görülen ticari indirimler dışında özellikle çeşitli kişi ve kurumlara (sendika üyeleri, seyahat acentesi yetkilileri, çeşitli organizasyonlar kapsamındaki katılımcılar gibi) çeşitli oranlarda indirimler yapıldığı, bazı konaklamalarda indirim oranının %50, bazı konaklamalarda ise %100 olduğu (bedelsiz konaklamalar) görülmektedir. (…)

Satış iskontoları ile bedelsiz konaklamaların yüksek olması, kârlılık esasına dayalı işletmenin en önemli hedeflerinden olan satış iskontolarının brüt satışlara oranının hedeflenenin üstünde gerçekleşmesine yol açmıştır.” 

Sayıştay’ın kanuna uygun haline getirilmesini istediği ve şirket yöneticilerine sağlanan imkanları sıralayan yönetim kurulu kararı (2010/46) ise şöyle:

“Otel işletmelerinde yapılacak olan ağırlama ve indirimlerin aşağıda belirtilen esaslarda uygulanmasına karar verilmiştir:

A) Şirket Ortakları ve Banka İştirakleri ile ilgili olarak;

1) Taksim Otelcilik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Yönetim Kurulu üyeleri, Denetçileri, Genel Müdürü, Türkiye Vakıflar Bankası TAO Genel Müdürü, T.C Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı ve T.C Vakıflar Genel Müdürü ile bunların bakmakla yükümlü oldukları çocukları bedelsiz,

2) Türkiye Vakıflar Bankası TAO ve T.C Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulu Üyeleri ile T.C Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıflar Meclisi Üyeleri, Denetçileri, Taksim Otelcilik AŞ personeli, bunların eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocuklarının oda, yiyecek, içecek ve ekstra harcamalarında %50,

3) Türkiye Vakıflar Bankası TAO ve T.C Sosyal Güvenlik Kurumu ve T.C Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Vakıfbank iştiraklerinin personeli ile bunların bakmakla yükümlü oldukları çocuklarının oda, yiyecek, içecek ve ekstra harcamalarında hafta içi %35, hafta sonu %25,

indirim uygulanabilir.

B) Diğer Yetkiler;

1) Otel işletme müdürleri kendi işletmelerinde yapılacak konaklamalarda ilan edilmiş fiyatlar üzerinden tüm müşterilere % 25′ e kadar indirim yapma yetkisine sahiptir.

2) Yukarıda belirtilenler dışında her türlü bedelsiz konaklama veya indirim taleplerinde Şirket Genel Müdürü yetkili kılınmıştır.”

Huzur hakları, bedava konaklamalar, ekstra yiyecek içecek harcamaları… Bu rapor ve içeriğindeki karar, binlerce örnekten yalnızca biri. Kamu kaynakları ile kullanıldığı alanlar arasındaki bağa dair farkındalık artmadıkça böyle sürer gider. Memur emekli maaş artışlarındaki birkaç puan da büyük meselelere dönüşmeye devam eder.

Kaynak: T24

İlgili İçerikler

Son Eklenenler