Ana Sayfa Güncel Memleket felaket eşiğinde, DİSK hariç değil!

Memleket felaket eşiğinde, DİSK hariç değil!

DİSK Genel Başkanı Kani Beko, OHAL’e karşı başlatılan ve DİSK’in de bileşenlerinden biri olduğu kampanya hakkında değerlendirmelerde bulunurken DİSK’te neler yaşandığını unuttu.

Türkiye emek dünyasında ‘4 Büyükler’ olarak adlandırılan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipler Birliği’nin (TTB)  ortaklaşa başlattıkları “OHAL değil demokrasi istiyoruz” kampanyasının 81 ilde yürütüleceği 4 Kasım Cumartesi günü yapılan basın toplantısıyla kamuoyuna duyurulmuştu. Toplantıda kampanya boyunca bir dizi eylem ve etkinlik gerçekleştirilerek siyasi partilerden kitle örgütlerine birçok kurum temsilcisi ile görüşüleceği ifade edilmişti.

DİSK Genel Başkanı Kani Beko, kampanya hakkında basına verdiği demeçte OHAL’in en fazla işçi ve emekçilere zarar verdiğini,  demokrasi talebinde bulunan herkesin tepkisini ortaya koyması gerektiğini dile getirmiş ve ortak mücadele çağrısında bulunmuştu.  Kısa ve orta vadede eylem planları yaptıklarını, önceliklerinin bir OHAL kurultayı toplamak olduğunu belirtmiş ve OHAL’in kaldırılması için demokratik siyaset yürüten tüm kurumlarla görüşeceklerini dile getirmişti. “Ülkemiz maalesef tam bir felaketin eşiğinde. Emek örgütleri olarak başlattığımız kampanyayla bedeli ne olursa olsun birlikte mücadele edeceğiz” sözleriyle iddialarını ortaya koymuştu.

Memlekette 16 aydır süren OHAL’de, 150 bin kamu emekçisi ihraç edilmiş, binlerce işçi işinden atılmış, yüzlerce işçi iş cinayetinde katledilmiş iken başlayan ‘demokrasi’ kampanyası üzerine değerlendirmeler yapan Kani Beko’ya, değerlendirme yaparken GENEL BAŞKANI olduğu DİSK’te yaşananları hatırlatmanın veya halının altına süpürdüklerini ortaya dökmenin  faydası olacağı kanaatindeyiz:

  • Güvenlik-Sen‘in üye aidatlarından zimmetine para geçiren  ve üyelerini ‘Cumhurbaşkanına hakaretten’ ihbar eden yöneticileri disiplin kurulunun verdiği ihraç kararına rağmen koruyup kollayan ve koltuğunda kalmalarını sağlayan kim?
  • Dev-Maden Sen‘de Soma örgütlenmesinin açığa çıkardığı işçi iradesi ve kararlılığın kırılmasına, sendika ağababalarının on yıllardır koltuklarında kalmasına, muhalif işçilerin sendika üyeliklerinden atılmasına veya üyeliğe alınmamasına karar veren kim?
  • Dev Turizm -İş‘te tasfiyecilik ve tek adamcılık anlayışının hüküm sürmesine, genel kurul sürecinde şişirme delegelerle, yalan beyanlarla yönetimin gasp edilmesine, kadın üyeye şiddet uygulanmasına, tüm bu yaşananlara göz yumarak sendikanın ‘sararmasına’ ses çıkarmayan kim?
  • Genel-İş‘te üyelerin aidatlarıyla saltanatlıklarını sürdüren, işveren sendikacısı gibi davranan, meclisleşen üye işçileri sendikadan ihraç eden, işten  attıran yöneticilerin ‘dokunulmazlık’larını var eden kim?

Hepsinin ve burada sayılmayan diğerlerinin yaşanmasına doğrudan müdahili Cafer Konca, Remzi Çalışkan ve Kani Beko gibi ‘işçi önderleri’, DİSK yöneticileridir. OHAL değil demokrasi kampanyasını destekliyoruz elbette, fakat DİSK’in bu kampanya içindeki samimiyeti, yukarıda saydığımız ve daha nice halının altına süpürülen en basit tabiriyle anti-demokratik uygulamalara dair özeleştirinin ve hamlelerin gerçekleştirilmesine bağlı.

İşçilere, emekçilere karşı kullanılan OHAL’e “hayır” demek ve demokrasiyi savunmak bugün memlekette nasıl elzemse sendikada da sendikal bürokrasiye “hayır” diyerek işçi demokrasisini savunmak elzem. Ülkeyi felakete sürükleyen  yöneticiler nasıl adalet karşısına çıkarılıp yargılanmalıysa, DİSK’i mücadeleci çizgisinden koparmak isteyenler, tarihine ihanet edenler de Sınıf karşısına çıkarılmalı, hesap sorulmalı. DİSK kuruluşundan bugüne hep işçilerin oldu, yarın da işçilerin olacak. Para pul, mevki meraklısı yöneticileri ve sendikacıları DİSK’ten yine ancak ve ancak işçiler def edecek.

İlgili İçerikler

Son Eklenenler