Ana Sayfa Çeviri İşte Amazon’u Karşılarına Alıp Kazanan İşçiler - Luis Feliz Leon

İşte Amazon’u Karşılarına Alıp Kazanan İşçiler – Luis Feliz Leon

New York’taki Amazon işçileri bütün zorluklara, engellere ve şirketin sendika kırıcı faaliyetlerine rağmen dünyanın en büyük şirketlerinden birine karşı başarılı ve giderek güçlenen bir sendika inşa ediyor. Umut-Sen olarak süreci yakından takip ediyoruz. Luis Feliz Leon’un bu yazısı hem tarihsel bir özet hem de Amazon Emek Sendikası’nın (ALU) olağanüstü işçi liderlerinin arka planlarını ve iletişim yaklaşımlarını tek tek ele alan güçlü bir kılavuz niteliğinde. Umut-Sen Çeviri Kolektifi olarak yol gösterici olması umuduyla paylaşıyoruz.

Amazon Emek Sendikası [Amazon Labor Union—ALU] Başkanı Chris Smalls 2020’nin Ağustos ayında Washington, D.C.’de gerçekleşen bir protestoda bu sözleri sarf etti: “Selam Jeff Bezos, bugün sana bir haberim var: Daha yeni başlıyoruz.” Ağustos 2020, Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’un yazılı tarihteki en zengin kişi olduğu aydı.

New York’un Staten Island ilçesindeki bir grup Amazon işçisi ve destekçileri, Bezos’un 23 milyon dolar değerinde olan 27.000 metrekare büyüklüğündeki evinin önüne sahte bir giyotin diktiler. Smalls “Bu adam saniyede 4000 dolar kazanırken bizim neden saatte 30 dolar asgari ücreti hak etmediğimizi söyleyin bize,” diye sitem etti.

Mart 2020’de Amazon’un devasa büyüklükteki JFK8 deposunda COVID-19 tedbirleri üzerine bir iş bırakma eylemine önderlik eden Smalls ve beraberindeki örgütleyiciler, aynı yılın yaz mevsiminde isyanı sokaklara taşıdı. Bezos’un malikanelerinin (Beverly Hills’de 165 milyon dolar ederinde bir ev, Seattle’ın dışında denize bakan bir konak ve Manhattan’da Beşinci Cadde’de bir çatı katı dairesi) önünde gerçekleştirdikleri gösterilerde, gelir eşitsizliğine karşı çıkıp maaşlarda artış ve pandemi sürecinde “zaruri” [essential] kategoride çalışan işçiler için önlemler alınmasını talep ettiler. Grup, derme çatma başlayan bu hareketin büyük bir şeyin başlangıcı olduğunu hisseden destekçi kitlesini de her durakta, yavaş yavaş büyüttü.

Destekçiler arasında Smalls ile Instagram üzerinden temas kurduktan sonra 2020’nin Ekim ayında Beverly Hills’de gerçekleşen protestoya katılan ve o zaman 21 yaşında olan Cassio Mendoza da vardı. Mendoza protesto sırasında şöyle düşündüğünü anımsıyor: “Vay be, gerçekten acayip bir olay. Milyarderler hakkında konuşuyor, ‘hepsi defolup gitmeli’ diyorlardı. Vay arkadaş, bu cidden radikal, diye düşünmüştüm.” Mendoza daha sonra ülkenin diğer ucuna taşınıp JFK8’de işe girecek ve Amazon’un ABD’deki depolarında ilk kez bir sendika kurulmasında rol oynayacaktı.

Amazon Emek Sendikası’nın (ALU) Nisan ayındaki etkileyici zaferinden beri medyanın yaptığı analizler, Başkan Chris Smalls üzerine odaklandı. Ancak onun kadar önemli olan bir diğer konu, dünyanın en büyük şirketlerinden birine karşı kendi kaderlerini ellerine alan işçilerin kolektif hikâyesi.

Daha sonra ALU adı altında sendikalaşan hareket, Amazon’da güvenlik ve haysiyet talep eden, bir kısmı sendika tecrübesine sahip, kendiliğinden bir araya gelen grup öncü işçi ile toplumun farklı kesimlerinden gelip haklı bir işçi mücadelesine katılmaya hevesli yirmili yaşlarda başıboş sosyalistleri bir araya getirdi. Gözlerin JFK8 deposundaki sendika seçimlerine dikilmesinden sonra gruba katılan kıdemli depo işçileri, tecrübelerini ve ilişki ağlarını mücadeleye dahil ettiler. Bu bileşenlerin hepsi ALU’nun nihayet 8000 işçiyi temsil etme hakkı kazandığı beklenmedik zaferin vazgeçilmez parçaları oldu.

Amazon’un sendika kırıcılığı faaliyetleri sonucu ALU, Mayıs 2022’de JFK8’in karşı sokağındaki küçük bir tasnif merkezi olan LDJ5’te yapılan sendika seçimlerinde mağlubiyete uğradı. Seçimde oy kullanma hakkı olan 1633 civarı çalışanın yaklaşık 1000 kadarı oy kullandı. Oyların 380’i sendika kurulmasına evet derken 618 kişi kurulmaması yönünde oy kullandı.

Bu sonuç hayal kırıklığı yarattı ama ALU liderlerini şaşırtmadı. İfade ettiklerine göre yeni bir tesis olan ve çoğunlukla yarı-zamanlı işçilerin çalıştığı LDJ5’teki mücadele daha zorluydu. Sendikanın ilk zaferi ABD’deki işçi hareketinde şok dalgaları yarattıktan sonra, ülke çapında yüzlerce Amazon işçisi kendi örgütlenme çabalarına destek olunması için ALU ile iletişime geçmeye başladı. Dolayısıyla ALU’nun hâlâ mücadelenin ilk aşamalarında olduğunu söylemek için pek çok sebep var.

Zaruri (İşçilere) Saygısızlık

JFK8’deki seçimlerin son gününün 30 Mart’a, yani örgütlenme çabalarını başlatan iş bırakma eylemlerinin ikinci yıldönümüne denk düşmesi kaderin ilginç bir cilvesiydi.

Staten Island’daki ilk COVID-19 vakası 9 Mart 2020’de teyit edilmişti. Takip eden haftalarda durum çabucak ciddileşti. Vakalar artıyordu, fakat eski işlerinde de sendikalı olan ellili yaşlarındaki depo düzenleyicisi Gerald Bryson “Bize maske vermiyorlardı,” diyor. Amazon pandemiyle mücadelede önlem almak yerine, işçileri etnik ve ırk tabanlı gruplara ayırıp 33 yaşındaki Derrick Palmer’in tabiriyle “küçük bir karnaval” örgütlüyordu. Irksal veya etnik olarak birbirine yakın kişiler gruplar halinde küçük odalara tıkılıyor, yemek servisi dahi işçiler maskesiz çalıştığı bu odalarda yapılıyordu.

Palmer’a göre “COVID’i tamamen yok saydılar”. O zaman 21 yaşında olan işçi Jordan Flowers lupus hastalığından muzdaripti ve böbrek nakli bekliyordu ve bu onu COVID’in olası komplikasyonları açısından yüksek risk grubuna sokuyordu. Mart 2020 boyunca ülkenin her yerinde ölen insanların hikâyelerini gören Flowers iş yerindeki koruyucu ekipman eksikliğinden dolayı endişelenmeye başladı. “Ben annemin tek çocuğuyum,” diyor Flowers, “Bu şirkette çalışmak için hayatımı riske atamam.” 2019’da kısa dönemli malullük sigortası aldığı için Amazon tarafından zaten bir kez kovulmuştu, fakat bu işten çıkarmaya itiraz ettiği için kısa süre içinde işine iade edilmişti.

Chris Smalls depoda Sistem İşleme Asistanı olarak çalışıyordu ve yönetime yakın olarak eğitim aldığı rol onu yaklaşık 60 kişiden sorumlu tutuyordu. Belli işçiler COVID pozitif çıktığında, müdürler diğer çalışanları düzgün bilgilendirmiyordu. Bunu gözlemleyen ve endişenen Smalls temaslı olduğundan şüphelendiği işçileri kendisi uyarmaya karar verdi.

36 yaşındaki Jason Anthony, Smalls’un grubunda çalışan işçilerden birisiydi. Anthony, “Bizim ilişkimiz işçi-idare ilişkisinden bir çeşit kardeşliğe dönüştü, aramızda hiçbir zaman kırılamayacak bir bağ oluştu” diyor. “Birbirimize ‘kardeşim’ diyoruz. Birbirimize önem veriyoruz ve ilgi gösteriyoruz. İşte bu Amazon’un çalışanları için hiçbir zaman yapmadığı bir şey.”

Bryson, Palmer, Flowers ve Smalls önderliğinde işçiler 30 Mart 2020 gününün akşam üstü saatlerinde New York deposundan tek sıra halinde çıktılar. Amazon’un tesisi temizlik için kapatmasını ve bu sırada da işçilere ücretli izin vermesini talep ettiler. Yazdıkları pankartlardan birisi “Alexa, lütfen kapan ve binayı sterilize et,” diyordu.

Amazon yönetimi o gün, şirketin karantina kurallarını ihlal ettiğini gerekçe göstererek Smalls’ı işten çıkardı. Sonraki ay Bryson’ı da kovdular. Ancak bir idari hukuk yargıcı tam iki yıl sonra, yani Nisan 2022’de Bryson’ın işe iade edilmesini hükmetti. Amazon Palmer’a “son bir ihtar” verdi ve Flowers’ı tıbbi gerekçelerle açığa aldı.

Şirket içinden sızdırılan bir nota göre Amazon’un baş hukuk müşaviri Smalls hakkında “ne akıllı ne de düzgün konuşabiliyor” diyerek “bize karşı o” anlatısıyla medya kampanyası yapılmasını önerdi. Sonrasında Amazon bu konuda yorum yapmayı reddetti.

Amazon’un Smalls üzerine yoğunlaşma stratejisi, Smalls’u “mağdur kahraman” statüsüne çıkarırken işçilerin hiddetini de küçümsüyordu. Dolayısıyla bu yaklaşım Amazon’un elinde patladı. Şirket Smalls’ı diğerlerinden ayırmaya ve münferit bir vaka olarak göstermeye çalıştıkça örgütleyiciler daha fazla işçiyi sendikal mücadeleye dahil etmeye başladı.

Bu sırada Smalls’un hikâyesi dört bir yandaki işçiler arasında yayıldı. 29 yaşındaki Brett Daniels iş bırakma eyleminden sonra Smalls ile sosyal medya aracılığıyla iletişime geçti. Daniels o zamanlar Phoenix’in bir banliyösünde yemekli bir sinemada çalışıyordu. Pandemiden kaynaklanan işten çıkarmalar sürecinde işini kaybedince diğer işçilerle birlikte örgütlenmek amacıyla Arizona’daki bir Amazon tesisinde kısa dönemli bir işe girdi. Sendikalı bir itfaiyeci ile bir hostesin oğlu olan Daniels, Arizona’nın Tucson şehrindeki Fight for 15$ [15 Dolar İçin Mücadele Et—saatlik asgari ücretin 15 dolara çıkarılması için mücadele eden ABD çapındaki hareket] hareketini de içeren kapsamlı örgütlenme tecrübesi ile yola çıkarak Amazon’da bir sendika örgütlemeyi umuyordu.

“Şirketin içini dışını biliyoruz. Derrick altı yıllık bir emekçi. Ben orada neredeyse beş yıl çalıştım. Bizden başka kim bu mücadeleye önderlik edebilir?”

–Chris Smalls

Pandemi dönemindeki iş bırakma eyleminden ilham alan Daniels Amazon’da işe alındıktan sonra, Kasım 2021’de Staten Island’a taşındı. Daniels’in dediğine göre “Buradaki örgütleyicilerin tamamı değilse bile neredeyse hepsi Chris, Derrick, Gerald ve Jordan’ın o iş bırakmaya önderlik edişinden ilham almıştı.” Benzer şekilde, Mayıs 2021’de iş için New Jersey’den JFK8’e taşınan 26 yaşındaki Connor Spence de aldığı uçuş eğitimini bırakarak pilot olmak yerine sendika örgütleyicisi oldu. Spence’e göre Smalls’ın hikâyesi “Amazon’un bütün sıkıntılarının, hatta toplumdaki bütün güncel sorunların bir sembolüydü.”

Chris işten atıldıktan sonra sinmek yerine “yakalanan ivmeyi alıp Amazon’da gördüğü sıkıntıları çözmek için kullanmak konusunda hevesliydi,” diyor Spence, “bu nihayet harekete geçip bir şeyleri değiştirmek isteyen başkalarını da cezbetti.”

Bir Sendika Doğdu

 Aynı zamanda İşçi Bayramı olan 1 Mayıs 2020’de Smalls, Bryson, Flowers ve Palmer ALU’nun da öncüsü olan Congress of Essential Workers (TCOEW) [Zaruri İşçiler Kongresi] grubunu kurdular. Grubun esas amacı farklı sektörlerde ön saflarda çalışan işçileri daha iyi şartlar ve ücretler için bir araya getirmekti. Jason Anthony de Temmuz 2020’de Amazon’dan kovulduktan sonra bu gruba katıldı. Grup üyeleri pandemide servetlerine servet katan milyarderlere karşı geniş hatlı bir işçi sınıfı mücadelesi kurmayı amaçlıyor ve mücadele esnasında sözlerini sakınmıyordu. TCOEW’in web sitesinde “ABD’nin kapitalist ekonomisi, hak ettiği ücreti alamayan ve insani değerleri yadsınıp sadece ürettiği üzerinden değer gören ücretli işçi sınıfının sırtından geçiniyor” yazıyor.

Bezos’un malikanelerinin önünde protesto düzenlemek için ülkeyi dolaşan grup üyeleri kendi aralarında güçlü bağlar kurdular ve yeni katılımcıları da hevesle karşıladılar. Smalls örgütlenme yaklaşımlarını, “bir şerh düşerek herkesi kapsayan” bir yaklaşım olarak tasvir ediyor. Smalls yeni katılanlara “Bu hareket Siyahların önderliğinde ilerliyor ve bu şekilde kalacak” diye açıklandığını belirtiyor. “Bu konuda anlaşır anlaşmaz aramıza aldık insanları. Ondan sonra da hep bizimle oldular. Aramızda sadakat ve güven var; herkes ailemizin bir parçası.”

2020 yazında Spence New Jersey’deki evinden çıkıp Bezos’un Manhattan’daki çatı katı dairesinin önünde düzenlenen protestoya gitti. Smalls ile ilk tanışması ile ilgili “sadece iki dakika falan konuştuk” diyor Spence. Yine de çabucak örgütleyicilerin konuşma grubuna dahil edilmişti. Şimdi ALU’da üyelerin yardımcı başkanlığını yapıyor.

“İyi bir örgütçünün en önemli özelliklerinden biri, işçi sınıfından insanların zeki ve kabiliyetli olduklarına yürekten inanmasıdır” diyor Spence. “Yani demokratik sürece herkesin dahil olması için çaba gösterilen bir örgüt inşa ediyorsanız herkesin aktif rol almasına izin verin. Böylece işçi sınıfından insanların oluşturduğu başarılı bir organizasyon elde edersiniz.”

Ekim 2020’de Cassio Mendoza’yı Bezos’un Beverly Hills evinin önündeki eyleme getiren işte tam da bu düşünceydi. Unite Here [Burada Birleşin] adlı sendikanın 11’inci şubesine üye olan bir video grafikerin oğlu ve adanmış bir sosyalist olan Mendoza, kadrolu çalışanların önderliğinde gerçekleşen örgütlenmelere şüpheyle yaklaşıyordu. Bryson ve Palmer’e bakınca gerçekten halkın içinden gelme bir liderlik görüyordu ve özellikle de Amazon’da vardiyasından çıkıp Los Angeles’a uçan Palmer’dan çok etkilenmişti. Mendoza’nın dediğine göre TCOEW “kesinlikle yapay görünmüyordu.”

Los Angeles’in yerlisi Mendoza çoğu zaman mütevazı kişiliğiyle de uyum içinde olan mavi bir L.A. Dodgers şapkası, bol siyah bir tişört ve bej pantolonlar giyiyor. Mendoza kendisini geri planda tutmak için çabalamasına rağmen önemli bir mücadele örgütleyicisi olarak tanınıyor. Mendoza 2021’in Haziran ayına gelindiğinde toplanıp New York’a taşınmıştı. Bir ay sonra da Amazon’daki örgütlenme faaliyetlerine yardımcı olmak amacıyla orada işe başlamıştı.

Ancak bu noktada işçi mücadelesi halen sadece işçilerin daha fazla itibar görmesi, onurlu bir şekilde çalışabilmesi için çabalıyordu. Grubun nihai amacı ise ülke çapındaki Amazon işçilerini ulusal bir konferansta bir araya getirmekti. Mendoza o zamanki tartışmalarla ilgili “o günlerde TCOEW üyeleri ‘sendika’ kelimesini telaffuz etmekten bile kaçınıyordu” diyor.

“Fikir hepimizi bir çatı altında toplamaktı,” diyor Spence. TCOEW sosyal medya aracılığıyla başka işçi grupları ile iletişime geçmeye başladığında, çoğunun Amazon içinde gerçek bir örgütlenme tecrübesinin olmadığını anladı. Bir istisna ABD ve Kanada’yı kapsayan gevşek ağlı işçi komiteleri örgütlenmesi olan Amazonians United idi [Birleşik Amazonlular]. Bu grup işçilerin resmi bir hükümet onayı olmaksızın doğrudan bir sendika gibi hareket etmesine dayanan “dayanışmacı sendikacılık” modelini benimsiyor. Staten Island’daki örgütleyiciler Amazon Emek Sendikası’nı (ALU) kurarken farklı bir yaklaşım izledi, ancak Amazonians United LDJ5’teki sendika kurma girişimi sırasında ALU’dan desteğini esirgemedi.

Bryson New York’ta, Service Employees International Union’ın [Uluslararası Servis İşçileri Sendikası] 32BJ ve 1199 şubeleri ve American Federation of State, County and Municipal Employees [Amerikan Eyalet, Vilayet ve Belediye İşçileri Federasyonu] 37. Bölge Meclisi gibi pek çok sendikanın üyesi olmuştu. Smalls da Amazon’da çalışmaya başlamadan önce “kötü bir sözleşme” altında kamyonculuk yapmıştı. TCOEW önceleri resmi bir sendika kurma fikrine dirense de Retail, Wholesale and Department Store Union (RWDSU) [Perakende, Toptancı ve Mağaza İşçileri Sendikası] Nisan 2021’de Alabama’nın Bessemer şehrindeki bir Amazon deposunda sendikalaşma mücadelesini (halen Bessemer’deki ikinci seçimin sonucu bekleniyor) kaybedince fikirler değişti. RWDSU’nun Amazon işçileri arasında destek toplamak için siyasetçilerin ve ünlü kişiliklerin desteğine bel bağladığı işleyiş tarzından rahatsız olan Smalls ve diğer örgütleyiciler bundan daha iyisini yapabileceklerini düşünüyorlardı. “Şirketin içini dışını biliyoruz,” diyor Smalls, “Derrick altı yıllık bir emekçi. Ben orada neredeyse beş yıl çalıştım. Bizden başka kim bu mücadeleye önderlik edebilir?”

İşçilerin sürücü koltuğunda oturacağı yeni ve bağımsız bir sendika kurmayı tartışırlarken başka militan sendika örneklerine baktılar. Mendoza özellikle 1930’larda çelik endüstrisindeki komünist bir örgütleyici olan William Z. Foster’dan etkilenmişti. Spence Daniel Gross ve Staughton Lynd’in Labor Law for the Rank & Filer [Sahadakiler İçin Emek Yasaları] kitabına dönüp emek çalışmaları disiplininden alınan dersleri ve geniş çaplı bir internet araştırmasını birleştirerek örgütleyici komite için sunumlar hazırladı. Bu sunumların konuları arasında sendika kırıcılık faaliyetleri yürüten uzmanlarla nasıl mücadele edileceği de vardı. Kapsayıcı bir dil kullanmak konusunda kendilerini eğitmek için ise Unite Here’ın ulusal tüzüğüne başvurdular. Sendika görevlilerinin maaşlarının sendika üyelerinin maaşlarının ortalamasına sabitlenmesi anlayışı gibi, sendikada demokrasiyi sağlayan bir yapı kurmak için United Electrical Workers [Birleşik Elektrik İşçileri] sendikasını örnek aldılar.

 “Ben annemin tek çocuğuyum. Bu şirkette çalışmak için hayatımı riske atamam.”

–Jordan Flowers

Bütün bu fikirler Amazon Emek Sendikası’nın (ALU) tüzük metninde yer buldu. Spence, Smalls’a “sendika modelini saha komitesi modeli ile birleştirelim” dediğini hatırlıyor. “Her binada sendikanın ana karar alma organı olan bir işçi komitesi var,” diye ekliyor. Nihayet grup üyeleri soyut teorileri ve katı yöntemleri bir kenara bırakıp ne yapılması gerektiği konusunda yüzünü işçilere döndü. Hatırladığına göre Spence bir noktada “Boşver bunları,” dedi, “Chris’in eski binasına, JFK8’e gidip oradaki işçileri örgütleyelim. Sendika mücadelesini başlatmak için en iyi bina orası.”

İtici Güç

Amazon’u karşısına alan bağımsız bir sendika kurulmasının önüne çıkan engeller saymakla bitmez. Sorun sadece Amazon’un destansı bir sendika kırıcılık tarihi olması değil. İşçilerin refahtan yoksunluğunun yarattığı azap bir yana, şirketin büyüklüğü ve her yerde faaliyet göstermesi onu modern Amerikan yaşamının kaçınılmaz bir parçası yapıyor. Amazon’un her yere dağılmış depo ve lojistik ağı her yıl milyarlarca kutuyu 153 milyon Amazon Prime üyesine getiriyor. Walmart’ın %7’lik payına karşılık ülkedeki tüm çevrimiçi alışverişlerin %40’ı Amazon’dan yapılıyor. ABD’de faaliyet gösteren 800’den fazla depoda 1 milyon 100 binden fazla insan çalışıyor. Önümüzdeki yıllarda ABD’deki tüm işçilerin %1’inin Amazon’da çalışacağı öngörülüyor.

Dahası Amazon tesislerinde sürekli bir devirdaim var; birileri işten ayrılıyor, yenileri işe giriyor. Bir yıl içinde işten ayrılan işçilerin çalışan tüm işçilere oranı olarak hesaplanan “çalışan erime oranı” Amazon’da %150 olarak kaydediliyor. Bezos bunun “vasatlığa yolculuğu” engellemek üzere bilerek yapıldığını söylüyor. İşte bu yüksek değişim oranı orada üç yıldır çalışan Michelle Valentin Nieves gibi emektar depo işçilerini değerli örgütleyiciler haline getirdi. Pandeminin en derin noktasında JFK8 deposunda çalışan Valentin Nieves gitgide usanıyordu. Nieves COVID kapma riskiyle boğuşurken müdürler onu çalışma alanının orta yerinde azarlıyordu.

Nieves pandeminin ilk aylarında virüsün nasıl bulaştığı hakkında güncel bilgiler için CNN’i izleyip Başkan Donald Trump’ın sahte güvencelerini dinlediğini söylüyor. “Tabii tesisin içinde çoktan COVID-19’a yakalanmış insanlar vardı. Ve bunu gizli tutmaya çalışıyorlardı.” 2021’de aşılanmayı beklerken “Gerçekten aklımı kaybediyordum,” diyor Nieves, “Yakalanacağım, eve getireceğim, aileme de bulaştıracağım, diye düşünüyordum.” Palmer 2021’de sendika üyelik kartı ile Valentin’e yanaştığında Valentin hiç tereddüt etmeden imzayı atmış. Martin Jay Levitt’in Confessions of a Union Buster [Bir Sendika Kırıcının İtirafları] kitabını okuyup ateşli bir işçi örgütleyicisi olan Nieves, özellikle de tanıdık bir yüz olarak Latin Amerika kökenli işçilerle bağ kurdu.

Porto Rikolu Valentin Nieves iyi bir örgütleyici olmanın iyi bir dinleyici olmaktan geçtiğini söylüyor, bu yüzden de işçilerin sıkıntılarını dinleyip onlara geri dönüş sağlamak için zaman ayırıyor. Bu konuşmaların birisinde Amazon’da uzun süre ayakta durmaktan ayağında kemik şişi çıkan bir işçi ile görüştü. Nieves bu işçiye defalarca tıbbi ikraz talebinde bulunması konusunda yardımcı oldu ve sonunda talep kabul edildi.

Kamu Siyaseti alanında doktora sahibi, Liberyalı göçmen bir işçi olan ve geniş çevrelerin saygı duyduğu 55 yaşındaki Brima Sylla Ocak 2022’de Amazon’da çalışmaya başladı. Mart ayında ise sendika mücadelesine katıldı. Sylla, Staten Island’da küçük bir özel okulda 10 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra pandemi sırasında işten çıkarıldı ve ardından Amazon’da işçi olarak çalışmaya başladı. Yaralanan işçileri hastaneye götürmek üzere sık sık gelen ambulansların sirenlerinden kısa sürede yıldı. ABD genelinde 2020 yılında 27 bin 700, 2021 yılında ise 38 bin 300 Amazon işçisi iş kazası geçirdi ve yaralandı. Depolama endüstrisinde yaşanan yaralanmaların neredeyse yarısı Amazon’da gerçekleşiyor. Bu da her 100 işçinin 6.8’i oranına tekabül ediyor. Sylla, Amazon’u işçilerin haysiyet ile çalışabileceği bir iş yeri haline getirme arzusuyla, sendika kurmak üzere örgütlendiğini söylüyor. Çünkü ona göre “şirket sadece para, para ve daha fazla para istiyor. İşçilerin insanlığını unutmuş durumdalar. Bu iş çok ama çok zor.”

“Pat Amca” lakabı ile anılan Pasquale Cioffi, dokuz yıl boyunca International Longshoremen’s Association’a [Uluslararası Tersane İşçileri Birliği] bağlı bir tersane işçisiydi. En başlarda ona yanaşıldığında sendikayı desteklemek konusunda ikircikliydi. Hatta bir anlaşmaya varmadan maaş artışları olacağına ant içen örgütleyicilere çıkıştı. Ama Smalls, Daniels ve Anthony Şubat ayında işçilere yemek getirdikleri için “özel mülke izinsiz girdikleri” gerekçesiyle polis tarafından gözaltına alındığında Cioffi’nin fikri değişti. “Sonuçta yemek getirmekten başka bir şey yapmamışlardı,” diyor Cioffi.

Cioffi ara sıra Nike eşofmanları, broşlar ve arkasına “Tüm Zamanların En Büyük İtalyanı” yazısı işlenmiş sarı bir Amazon yeleği giyiyor. O da Smalls gibi Sistem İşleme Asistanı. Konuşurken bir lafı vurgulamak için parmaklarını karşısındaki insanın üst gövdesine hafifçe vuruyor ve genelde dinleyeni büyüleyen bir özgüven yayıyor. İşçiler Cioffi’nin tek başına yüzlerce kişiyi sendika tarafına çektiğini söylüyor.

Cioffi şöyle diyor: “İnsanlar güvendiği insanların peşinden gitmeye meyilli. Gündüz vardiyasından, başka vardiyalardan, başka departmanlardan bir sürü insan beni tanıyor. Kim olduğumu biliyorlar çünkü durum ne olursa olsun, her zaman onlara yardım etmek için çabalıyorum.” “Amazon ALU’yu mesele etmedi,” diye ekliyor Cioffi, “Chris Smalls’ı mesele ettiler. Ama mesele aslında Chris Smalls da değil. Bu durum herkesle ilgili.”

26 yaşındaki Karen Ponce bu insanlardan biri. Sosyal hizmet alanında yüksek lisans yapabilmek üzere para biriktirebilmek üzere 2020 yılında bir Amazon gönderi istasyonunda işe girdi Ponce. Hiçbir uyarı almadan işten çıkarıldıktan sonra itiraz etti ve JFK8’de tekrar işe alındı. Üniversitede göçmen hakları meselelerinde faaliyet göstermiş olsa da Ponce sendikaları anlamadığını ve başında Amazon’un sendika düşmanı propagandasına düştüğünü söylüyor. “Beynim yıkanmıştı, hatta bayağı korkmuştum,” diyor.

Ponce’un bu konudaki fikirleri, üniversiteden bir sosyoloji profesörünün onu örgütleyicilerle konuşmak konusunda teşvik etmesinden sonra değişmeye başlamış. Ardından Connor Spence, Ponce’un aidatlar ve sendika seçimleri hakkındaki bir dizi sorusunu cevaplamış ve çalışma şartlarıyla ilgili konuşmuşlar. “Toksik çalışma ortamını anlıyorlardı çünkü onlar da işçilerdi,” diyor Ponce.

Ponce, bazı iş arkadaşlarının arabalarında veya evsiz barınaklarında yaşadıklarını öğrenince örgütlenme çabası ile kendi sosyal hizmet arka planı arasında bağlantılar bulmaya başladığını söylüyor. İşçi tarihi okumaları yapmaya başlıyor ve Jane McAlevey’in A Collective Bargain [Bir Toplu Sözleşme Pazarlığı] adlı kitabını okuyor. Tüm bunların ardından Ponce sendika mücadelesine katılmakla kalmayıp aynı zamanda Aralık 2021’de ALU’nun sekreteri oldu.

Arlene Kingston ise başından beri sendika mücadelesini destekledi. Güçlü belediye sendikaları olan memleketi Trinidad ve Tobago’da siyaset tartışarak büyümüştü. Kingston ve bir iş arkadaşı, sendikalaşma mücadelesine destek olmak için dinlenme odasında bedava yemek dağıttılar, bezelyeli pirinç pilavı ve tavuklu makarna pişirdiler. “Yine yapmamız gerekirse yine yaparız, tekrar tekrar yaparız,” diyor Kingston. “küçük ve küçümsenen birinin Amazon’u yenmesi”nden büyük haz duyuyor, “ve bu daha başlangıç” diyor Kingston.

Dayanışma ve Bağımsızlık

Amazon Emek Sendikası’nın (ALU) JFK8’deki zaferden sonra kaybedecek vakti yoktu. Ülke çapındaki Amazon işçilerinden destek mesajları yağarken New York Büyük Şehir Bölgesi’ne giden paketleri düzenleyen neredeyse 1500 kişinin çalıştığı LDJ5 deposu öncelik haline geldi. İlk tesisteki seçimlerin tamamlanmasının üzerinden bir ay geçmeden ikinci tesisteki işçiler de oy kullanmaya başladı. 2 Mayıs’ta National Labor Relations Board’un (NLRB)  [Ulusal Çalışma İlişkileri Kurulu] oy sayımında sendika kurulmasi yönünde verilen oylar yetersiz kaldı.

Örgütlenilen ilk depo olan JFK8’e kıyasla, LDJ5’te ALU’nun daha az sayıda kilit örgütleyicisi çalışıyordu. Bu da orada çalışan örgütleyiciler için daha zorlu bir mücadele demek oluyordu. Aralarında sosyalist bir dergi olan Jacobin’de ALU ile ilgili bir makale okuduktan sonra Smalls’a özgeçmişini gönderen 22 yaşındaki Julian Mitchell-Israel de vardı.

“İş örgütlenmeye gelince tükenmeyen bir nezakete sahip olmak gerekiyor. Ve disiplin gerekiyor. Bir tür militanlık ve sevgi de lazım. Örgütlenirken insanlara sonsuz sayıda şans verilmesi gerek.”

–Julian Mitchell-Israel

 Mitchell-Israel, Bağımsız Vermont Senatörü Bernie Sanders’in 2016’daki başkan adaylığı sürecini de kapsayan seçim siyaseti faaliyetleri içinde yer aldı. Ama LDJ5’teki önemli mücadeleden mühim bir ders aldığını söylüyor: “Yalan haberlerle, hunharca sendika karşıtı olan insanlarla mücadele etmek gerektiği zaman bir savunmaya geçme içgüdüsü oluyor insanda, ‘Canın cehenneme, beyninin yıkandığının farkında değilsin’ falan demek geliyor içinden,” diyor Mitchell-Israel. İş örgütlenmeye tükenmeyen bir nezakete sahip olmak gerekiyor. Ve disiplin gerekiyor. Bir tür militanlık ve sevgi de lazım. Örgütlenirken insanlara sonsuz sayıda şans verilmesi gerek.”

Bir başka LDJ5 çalışanı olan Madeline Wesley Ağustos 2021’de Florida’dan geldi. 23 yaşındaki Wesley, Conneticut’deki Wesleyan Üniversitesi’nde aktivist bir öğrenciydi. Wesley okulda, karşılıksız olarak ALU’nun avukatlığını yapan, endüstri tesisi ve büro işçilerini temsil eden Seth Goldstein ile tanıştı. Boston ve Miami’deki Unite Here şubelerinde bir süre çalıştıktan sonra Goldstein’in de ricasıyla Amazon mücadelesine katıldı ve kısa süre sonra da ALU’nun mali işlerine bakmaya başladı. JFK8’deki beklenmedik zaferden sonra ve LDJ5’teki seçimden önce “bazılarımız LDJ5’in kolay bir zafer olacağını düşündü,” diyor Wesley, “sonra farkına vardık ki, tamamen yanılmışız. JFK8’de kazandığımız için Amazon bize karşı son derece öfkeliydi, böyle bir şeyi hiç beklemiyorlardı. Ve LDJ5’te sendikalaşmayı engellemek için ellerinden geleni arkalarına koymadılar.” Wesley’nin anlattığına göre, kendisi dahil LDJ5’teki bütün işçiler Amazon’un sendika kırıcı taktikleri sonuna kadar kullandığı son derece zorlu bir mücadeleden geçti. Şirket aynı zamanda JFK8’deki sonuçları geçersiz kılmak için NLRB’ye başvurdu.

LDJ5’teki seçimden bir gün önce, 24 Nisan’da ulusal işçi liderleri Amazon’un Staten Island’daki yerleşkesinde buluştu. “Dayanışma Pazarı”ndaki atmosfer son derece coşkundu. Amazon işçileri ve yüzlerce destekçinin bulunduğu ortamda, Bernie Sanders ve New York’un 14. bölgesinden seçilen Temsilciler Meclisi Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez de ateşli konuşmalar yaptılar.

Aralarında 200 bin üyeye sahip American Postal Workers Union’un [Amerikan Posta İşçileri Sendikası] başkanı Mark Dimondstein, Association of Flight Attendants (CWA) [Amerikalı İletişim İşçileri-Uçuş Görevlileri Birliği] başkanı Sara Nelson ve American Federation of Teachers [Amerikan Öğretmenler Federasyonu] başkanı Randi Weingarten’ın da olduğu pek çok sendika lideri ALU’ya tam desteklerini sundular. Nisan ayının başlarında tersane işçileri sendikasının yeni lideri Sean O’Brien, Smalls ve ALU’nun örgütlenme başkan yardımcısı Derrick Palmer ile Washington D.C.’de buluştu. Mark Dimondstein mitingde, “biz de sizinle aynı sektörde çalışıyoruz, ya hep beraber yükseleceğiz ya da hep beraber batacağız,” dedi.

Chris Smalls bu destekleri mutlulukla karşılıyor ama sendikanın bağımsızlığı konusunda da son derece net bir çizgi çekiyor. Smalls mitingde, “Bağımsız kalacağımızı herkes biliyor,” dedi, “Bu büyük sendikalar da bunu biliyor, ne zaman başkanlarından birisiyle buluşsam bunu tekrar ediyorum. Koşulsuz şartsız.”

İkinci bir tesisi sendikalaştırma umudunun ileri bir tarihe ertelendiği bu günlerde, ALU’nun önünde devasa bir sorumluluk var: Amazon ile ilk toplu iş sözleşme konusunda uzlaşmaya varmak. Eğer bu yeni sendika, kamuoyundan gördüğü geniş desteği ve JFK8’deki derin bağları somut şekilde daha iyi çalışma şartlarına dönüştürmeyi başarırsa başka tesislerdeki Amazon işçilerini çok güçlü bir şekilde sendikalaşmaya davet etmiş olacak.

2 Mayıs’taki mağlubiyeti takiben yapılan bir basın toplantısında “Bunun bizi durdurması ya da yavaşlatması mümkün değil,” dedi ALU kurucularından Derrick Palmer, “Tam aksine, on kat daha güçlü bir şekilde mücadele edeceğiz.”

Çeviren: Taylanumut Doğan

Edit: İrem Az


*Yazının İngilizce orijinali 23 Mayıs 2022 tarihinde In These Times’da yayımlanmıştır: Leon, Luis Feliz. 2022. “These Are The Workers Who Took On Amazon, and Won.” In These Times, 23 Mayıs.

İlgili İçerikler

Son Eklenenler