#İşçiSınıfınınGündemi, 17 Mayıs 2021: İşgal, Grev, Direniş!

0

Pandemi ile birlikte dünya işçi sınıfının patron sınıfı karşısında, sermaye devletinin tüm araçlarıyla yoğun saldırı altında olduğunun ayyuka çıktığı ve herkes tarafından doğrudan hissedildiği bir dönem yaşıyoruz. İşçiler, emekçiler dünyanın dört bir yanında iş cinayetlerinde hayatlarını kaybedip iş kazalarında yaralanırken, “tedbir” adı altında çalışma saatlerinin azaltılmak yerine artırıldığı koşullarda Covid-19 virüsü ile de işçilerin hayatları her gün tehdit ediliyor. Covid-19 bir işçi sınıfı hastalığına dönüşürken işçi ve emekçiler daha düşük ücretlerle daha uzun mesailerde çalışmaya, ücretsiz izin uygulamalarına, işsizliğe, ‘’işten atma yasağı’’ düzmecesi altında ahlaksızlıkla suçlanarak tazminatlarına ve işsizlik maaşlarına çökülmesiyle sefalete mahkum ediliyor. Elbette bunlar işçi ve emekçileri örgütsüzleştirmenin bir sonucu ve aynı zamanda bunu da sürdürmenin bir aracı olarak dayatılsa da bu uygulamalara dünyanın dört bir yanında dört bin çeşit tarzla direnen, ses çıkaran, karşı duranlar olduğunu da biliyoruz.

Umut-Sen olarak bu 17 Mayıs 2021 Pazartesi’den itibaren işçi ve emekçilerin mücadelesinden kadın mücadelesine, çevre mücadelesinden gençliğin mücadelesine uzanan işçi sınıfının gündemini haftalık olarak websitemizde yayınlayacağız.

  • İSİG Meclisi tarafından açıklanan Nisan ayı iş cinayeti raporuna göre Nisan ayında en az 249, yılın ilk dört ayında ise en az 735 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Nisan ayında iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği bilinen 735 işçinin %53’ü Covid-19 virüsü kaptığı için hayatını kaybetti. Bu da Covid-19’un bir işçi sınıfı hastalığı olduğunu açıkça gösteriyor.
  • TÜİK, Mart 2021 işsizlik oranlarını açıkladı. Kamuoyu tarafından istatistiklerle oynadığı açıkça bilinen TÜİK’e göre bile Mart ayındaki 59 bin kişilik artışla birlikte en az 4 milyon 236 bin kişi işsiz. Açıklanan işsizlik oranı ise %13,1. Ancak gerçek işsizlik oranı olarak kabul edilmesi gereken ve TÜİK tarafından yayınlanan atıl işgücü oranı ise %25,8 olarak açıklandı.
  • Tek Gıda-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Çorlu Belkarper’de ve Karaman Döhler’de sendikaya üye işçiler işten çıkarılmıştı. Döhler’de 120, Belkarper’de 80 gündür direnen işçiler iki şirketin de sendikal haklara dönük tüm saldırılarına rağmen bugün, 17 Mayıs’ta greve çıktılar. Karaman’da ve Çorlu’da fabrikalara grev pankartları işçiler tarafından coşkuyla asıldı. Yaşasın grev!

 

  • LC Waikiki patronu Vahap Küçük, 2020’de yaklaşık 17 milyar TL ciro yaptıklarını ifade edip yeni yatırımlarıyla 2021 yılında 36 milyar TL’lik bir ciro hedeflediklerini açıklamıştı. Ayrıca şirketin CEO’su Mustafa Küçük’ün pandemi öncesindeki serveti 1.7 milyar Dolar iken bu servet pandemi döneminde 2.1 milyar Dolar’a çıktı. Vahap Küçük’ün 36 milyar TL’lik hedef açıklamasından sadece birkaç gün sonra Waikiki işçilerinin “salgın” gerekçesiyle bayram primlerinin kesildiği ortaya çıktı. Evrensel’in haberine göre işçiler bu duruma tepki gösterdi ve bayram primleri önce 600, daha sonra 700 TL’ye çıkarıldı.

  • Tek Gıda-İş Sendikası’na üye Tekirdağ Çerkezköy Adkotürk işçileri sendikalı oldukları için direnişlerini sürdürürken tam kapanma adı altında işçilerin zorla çalıştırıldığı dönemde patron tarafından işçilerden e-devlet şifreleri istenerek sendikal mücadele engellenmeye çalışıldı. İşçiler, 17 Mayıs itibariyle direnişlerinin 32. gününde mücadeleye devam ediyor.

  • Pandemi boyunca destek görmeyen esnaflar da birçok basın açıklaması ve eylemle memleketin dört bir yanında sesini çıkarmaya çalışmış; taleplerini haykırmıştı. Balıkesir’de kaportacılık yapan kaportacı İzzet Uludağ’da paylaştığı bir video ile esnafın sesi oldu. Dükkanını açtığı için ceza yediğini söyleyen Uludağ, “Yeter lan! Ben bu çocuklara nasıl bakacağım, adalet mi bu?” diyerek yaşadığı zulmü dile getirdi.

  • Soma Katliamı’nın 7. yılında Bağımsız Maden İşçileri Sendikası tarafından Soma’da bir anma ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Yapılan açıklamada, “Yanımıza kar kaldı denilmesin, Katilleri koruyan, aklayan her kimse onların üstüne yürümeye devam edeceğiz! Bu konu bitti kapandı sanmasın kimse! Adaletsizliğe karşı dimdik karşınızda olmaya devam edeceğiz! Madenci var olduğu sürece mücadelesi de var olacak!” denildi.

  • Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Go Türkiye sosyal medya hesaplarından yayınlanan bir videoda turistlere, turizm emekçilerine “Keyfine bak. Ben aşılıyım.” maskesi takılacağı söylendi. Turizm emekçilerini aşağılayan bu uygulama ve videoya kamuoyu tarafından tepki gösterilmesinden sonra video silindi. Gösterilen tepkilerin büyük çoğunluğu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının aşağılandığı yönünde bir tespite dayansa da videoda aşağılanan ve hatta pandemi boyunca vatandaş dahi görülmeyen emekçilerdi.
  • Başta Antalya olmak üzere memleketin dört bir yanından çiftçiler yayınladıkları video ve fotoğraflarla tam kapanmada mahsüllerini satamadıklarını, dağıtılamayan tonlarca ürünü çöpe dökmek zorunda kaldıklarını duyurdu. Çiftçiler tarım kredi kooperatifleri ve bankalardan aldıkları kredileri ödeyemez durumda olmasına ve mahsülünü çöpe dökmek zorunda kalmasına rağmen AKP iktidarı boyunca 117 milyar Dolar’lık tarımsal ürün ithalatı yapıldığı ortaya çıktı. Hiçbir destek alamayan çiftçiler Aralık 2020’de birçok ilden Ankara’ya gelmiş, geldikleri gibi polisler tarafından abluka altına alınarak zorla Ankara dışına çıkarılmışlardı. En az 3 milyon çiftçinin işsiz olduğu ülkemizde geçtiğimiz yıl 9.5 milyar TL tarım ithalatı yapıldı. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü ve geçtiğimiz hafta #ÇiftçiAçDevletNerede sözünün çiftçiler tarafından daha çok dillendirildiği bir hafta oldu.
  • 11 Mayıs 2011’de imzalanan İstanbul Sözleşmesi’nin 10. yılında kadınlar sosyal medyada Erdoğan tarafından alınan usulsüz fesih kararını tanımadıklarını hatırlatarak, İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükten kalkacağı tarih olarak duyurulan 1 Temmuz’da sokaklarda buluşmaya çağırdı.
  • 1 milyar 719 milyon TL karşılığında Cengiz Holding’e açılan İyidere Lojistik Limanı için İkizdere’de taş ocağı açılmasına karşı 21 Nisan’da iş makinelerinin vadiye girmesiyle başlayan direniş sürüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından “marjinal” olarak nitelenen İkizdere halkı, 10 Mayıs’ta İkizdere’ye gelen Bakan’a tepkisini gösterdi. Onlarca araçlık bir konvoy ile İkizdere’ye gelen Bakan ise arkasına bakmadan kaçtı.

  • Azerbaycan’ın kuruluşundan bu yana Haydar Aliyev’in doğum günü olan 10 Mayıs’ta kutlanan Gül Bayramı’nda, 2019 yılında Aliyev’in anıtına “Mutlu köleler günü!” yazılaması yapan ve 10 yıl hapis cezası alan Bayram Memmedov 2019 yılında tutuklandıktan 3 yıl sonra çıkarılan afla serbest bırakılmıştı. 4 Mayıs’ta ölü olarak bulunan Anarşist Bayram Memmedov’un 2 Mayıs’ta İstanbul Moda’da boğularak hayatını kaybettiği ileri sürülse de gerek yapılan çelişkili açıklamalar gerek de arkadaşlarının anlattıkları Bayram’ın ölümünde bir cinayet ihtimali olduğunu gösteriyor. Azerbaycan’dan ve Türkiye’den gençler #BayramaNeOldu hashtagiyle bu ölümün aydınlatılmasını talep ediyor.
  • Filistin halkına kesintisiz bir şekilde zulmünü sürdüren İsrail devleti, 6 Mayıs’ta 16 yaşındaki Filistinli genç Sait Yusuf Muhammed Odah’ı Nablus’ta katletmişti. 7 Mayıs’ta da Doğu Kudüs’te zorla yerinden edilmek istenen Filistinliler’in direnişiyle karşılaşan İsral Devleti Mescid-i Aksa’ya bombalarla saldırdı. 6 Mayıs’tan itibaren İsrail’in bombalı ve füzeli saldırılarında en az 60 Filistinli’nin hayatını kaybettiği bilinirken Filistin halkı İsrail’in saldırılarına direnişle karşılık veriyor. Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ise işbirlikçileri olduğu İsrail’in saldırıları başladığından beri “Ümmet bizden liderlik bekliyor.” cümlesini tekrarlayarak tabanını konsolide etmek adına durumu bir din eksenine çekmeye çalışıyor ve somut hiçbir adım atmıyor. Gençlik Komiteleri, bu durumu teşhir etmek için İstanbul’da AKP binası önünde “İsrail’e intifada AKP’ye ayaklanma; Gençlik direnen Filistin halklarının yanında!” diyerek eylem gerçekleştirdi. Dünyanın birçok ülkesinde Filistinle dayanışma eylemleri yapılmaya devam edilirken İtalya’da Unione Sindacale di Base sendikasında örgütlü liman işçileri “Katliama ortak olmayacağız!” diyerek İsrail’e silah taşıyan gemiyi yüklemeyi reddetti.
  • Meksika’da 3 Mayıs’ta tren raylarını taşıyan üst geçit çökmüş ve 23 kişi hayatını kaybederken 70 kişi yaralanmıştı. Mexico City sokaklarına çıkan halk yalnız tren şirketinin değil, Hükümet’in de hesap vermesini istedikleri eylemler gerçekleştirdiler.
  • Britanya’da uygulanan aşağılık göçmen politikalarına Glasgow’da halk karşı çıktı. Glasgow’da göçmenleri gözaltına almaya çalışan polislerin etrafını saran halk direnerek göçmenlerin gözaltına alınmasını engelledi. Göçmenler evlerine alkışlar eşliğinde döndü.
  • Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te 12 Mayıs Uluslararası Hemşireler Günü’nde binlerce sağlık emekçisi sokaklara çıkarak pandemi sürecindeki ağır çalışma koşullarının düzeltilmesini ve yaşanabilir bir ücret verilmesini talep etti.
Share.

Comments are closed.