Ana Sayfa Güncel Hukuk Kolektifimiz işçilerden gelen soruları yanıtlıyor - III

Hukuk Kolektifimiz işçilerden gelen soruları yanıtlıyor – III

Umut-Sen Hukuk Kolektifimizin, Alo Umut-Sen hattına sıkça iletilen hukuk temelli problemlemlere dair düzenlediği yanıt dizisinin üçüncüsüdür. Bu dizinin ilki ve ikincisine aynı başlıkla sitemizden ulaşabilirsiniz. 0 (552) 286 56 36 numaralı Alo Umut-Sen hattına ulaşarak devamı gelecek olan bu yanıt dizisine sorularınızı ekleyebilirsiniz.

”İşe girerken boş kağıt/boş senet imzalamamı istiyorlar. Bunları imzalamadan işe alamayacaklarını söylüyorlar. Ne yapmalıyım?”

İşçi ve işverenin taraf oldukları iş ilişkisinde başlangıçta işe girerken bazı işkollarında, özellikle işçinin işyerine ait malzeme/ekipman kullanarak çalışacağı hallerde, işverenin teminat amacı ile bu tür senetler alınabilmektedir. Sırf işe girme koşulu ile işçilere imzalatılan boş senetler hukuka aykırı olup geçersizdir. Ancak her ne kadar geçersiz olarak görülse de veya bu tür senetlerin veya boş kağıtların imzalanmaması esas olsa da çoğu zaman işe ihtiyacı olan işçilerin bu senetleri imzalamak durumunda kaldığını görmekteyiz. Bu tür senetlerin veya boş kağıtların imzalanmasının ardından işe başlanılacağı noktasında baskı görmekte iseniz ve imzalamak durumundaysanız da imzalanacak senedin arkasına not düşmek hukuken koruyucu tedbir olabileceği gibi ALO 170 hattına şikayet oluşturarak bu durumu ihbar etmeniz de daha sonrası için önemli olacaktır.

”İşe girerken iş sözleşmesi imzalamamı istediler. Nelere dikkat etmeliyim?

İş Kanunu’na göre: “Süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması zorunludur.” Denilerek iş sözleşesinin kanunda açıkça belirtilmediği veya  Bir yıl ve üzeri süre için çalışma konusunda anlaşan işçi ve işverenin iş sözleşmesi imzalaması kanuni zorunluluktur. Yazılı şekilde düzenlenmiş ve onaylanmış bir iş sözleşmesi, olası bir hukuki uyuşmazlık durumunda işçinin, işyerindeki çalışmasına ilişkin önemli hususları aydınlatacak ve gerektiğinde bir ispat aracı olacaktır.

İş sözleşmesi olarak önünüze konan metin; genel ve özel çalışma koşullarınızı, mesai sürenizi, temel ücret ve varsa ek hakedişlerinizi, ücret ödeme döneminizi, süresi belirli bir sözleşme imzalayacaksanız sözleşmenizin süresini, fesih halinde uyulacak hükümleri gerçeğe uygun biçimde, yoruma yer bırakmayacak bir açıklıkta ve kesinlikte yansıtan bir metin olmalıdır. Tarafların sözleşmede belirtilenin dışında ek olarak bir yükümlülüğe girmemek amacıyla sözleşmede açıkça ne iş yapılacağı belirtilmesi gerekir. Örneğin kıdem tazminatına hak kazanma bakımından süreler önem taşıdığından sözleşmenin başlangıç tarihinin açıkça yazılması önem taşımaktadır. Kimi hallerde işçinin gerçek maaşı sözleşmede belirtilenden daha fazla olup, kalan ücretini elden almaktadır ve işveren tarafından kötü niyetli olarak sigorta primleri asgariden gösterilebilmektedir. İşverenler bu tür uygulamalarla işçilerinin haklarını ciddi şekilde istismar etmektedir. Bu sebeple, sözleşme imzalarken ücretin ne kadar olduğuna dikkat edilmesi önem taşımaktadır.

İşçinin sözleşme imzalarken sadece iş sözleşmesi imzaladığından emin olması gerekmektedir. Kimi işyerlerinde işçiye daha işe başlamadan ibraname, tarihsiz istifa dilekçeleri veya boş kağıtlar imzalatılmakta, daha sonra bu evrak işçinin aleyhine olacak şekilde kullanılmaktadır. Bu nedenle işçinin sözleşmeyi imzalarken sadece iş sözleşmesi imzaladığına dikkat etmesi gerekmektedir.

”Bordrolar gerçek ücretimi ve haklarımı yansıtmıyor. Ne yapmalıyım?”

İşverence işçiye imzalatılan bordrolar, iş yeri kayıtlarına geçmekte ve herhangi bir anlaşmazlıkta ve yargı sürecinde delil olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle bu belgede gerçeğe aykırı bilgilerin bulunması halinde, işçinin bu belgeyi imzalamaktan kaçınması gerekmektedir. Çünkü işçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Uygulamada işverence bordroların imzalanması için ısrar edildiğini görmekteyiz. Böyle bir durum olduğu takdirde mutlaka bordroya çekince konularak imza atılması gerekmektedir. Uygulamada işveren tarafından bordroların çekince konularak imzalatılmasına karşı çıkıldığı ve çekincesiz olarak zorla imza aldığını göz önünde bulundurduğumuzda bu durumu ispat etmek için işçilerin olaya şahit olan başka işçilerle olayı tutanak altına alması sağlıklı olacaktır. 

Bordroyu çekince koymadan imzalamak zorunda kalan işçi bu durumda işverene karşı açacağı işçilik alacaklarına ilişkin bir davada banka kayıtları, ödeme makbuzları, emsal ücret araştırması ve tanıkla bordroların sahteliğini ispatlayabilir. Ancak belirtilen bu delil niteliğindeki belgeler ve tanıklar yok ise işçilik alacakları imzalı bordrodaki ücret üzerinden hesaplanacaktır.

Umut-Sen Hukuk Kolektifi

İlgili İçerikler

Son Eklenenler