Ana Sayfa Çeviri Ev sahiplerine meydan okumak: “Kira grevi istiyoruz!” — Sophie K. Rosa

Ev sahiplerine meydan okumak: “Kira grevi istiyoruz!” — Sophie K. Rosa

Pandeminin ardından dünya genelinde çoğu işyerinin kapanması nedeniyle birçok insan işini ve gelirini kaybetti, kiralarını ödeyemez hale geldi. Birleşik Krallık’ta da durum pek farklı değildi. Bu zorlu koşullarda kiracıların korunmasına yönelik yegâne hükümet yardımı ise üç aylık bir tahliye yasağıydı, kira grevi hareketi iki yıl önce bu koşullarda yükselişe geçmişti. Sophie K. Rosa’nın 2020 tarihli haberini Umut-Sen Çeviri Kolektifi Türkçeleştirdi.

Birleşik Krallık’ta kiracılara yönelik tek somut hükümet yardımı üç aylık bir tahliye yasağı; bu sürenin sonunda ev sahipleri kiracılarını tahliye etmekte ve gecikmiş kiraları tahsil etmek üzere işlemleri başlatmakta serbest hale geliyorlar.

Kiracıların birçoğu halk sağlığına yönelik “evde kal” uyarılarına rağmen kiralarını ödeyebilmek için işe gidiyor, tabii bir iş bulabildilerse.

Londra Kiracılar Sendikası (London Renters’ Union), halk sağlığının korunması ve kapanma sonrası tahliye ve kira borcu krizinden kaçınılması için halen hükümete tüm kira ödemelerini acilen askıya alma çağrısında bulunuyor.

Sendika, Yerel Yönetimler ve İskân Bakanı Robert Jenrick’e hitaben kiraların askıya alınmamasının halk sağlık problemini büyüteceğini ifade eden bir dilekçeyi imzaya açtı, 100 bin imza toplandı.

Kiracıların çoğu hükümetin kira yardımı için zorunlu tuttuğu koşulları karşılayamıyor; bu insanların kiraları, yiyecek ve diğer temel harcamaları da gelirlerinin %80’ini aşıyor.

Birleşik Krallık’ta hükümet destekli kira yardımı ya da ertelemesi olmadığı için (dünyanın çoğu ülkesinde de durum bu) insanlar kiralarını ödeyemiyorlar ve greve gitmeye hazır olduklarını söylüyorlar. Bazı durumlarda kira indirimi için ev sahipleriyle pazarlığa girişiyorlar, bazen de kira ödemeyi hepten reddediyorlar.

Kiracılara greve gitme konusunda ne düşündüklerini sorduk.

“Kira ödemek tahliye edilmekten bile daha büyük tehlike gibi hissediyorum”.
Christine, 23, Londra’da bar sorumlusu.

Kriz başlamadan önce sözleşmesiz olarak iki işte birden çalışan hizmet sektörü çalışanıydım, çalıştığım işyerlerinin ikisi de kapandı. Birinden ücretsiz izin verdiler, bunu devlet karşılıyor. Ama haftada bir iki gün çalıştığım bir işti, bu yüzden ayda 200 pound civarında bir şey ödüyorlar, bu da kiramın ancak üçte biri.

Diğer işimden ise hiç ses yok, bize ödeme yapacaklar mı, ne olacak belli değil. Genel yardıma başvurmamızı tavsiye ettiler, ben de başvurdum ama başvurumun hangi aşamada olduğundan haberim yok. Salgından önceki gelirimin yanına bile yaklaşamıyorum. Kiradan mı yoksa yiyecekten mi kısacağım? Tabii ki önceliğimin hangisi olduğunu biliyorum.

Bizim evde altı kişi yaşıyoruz, dördü benimle aynı durumda. Yardım gelse bile biliyoruz ki verilen yardımlar kiramızı karşılamaya asla yetmeyecek. Ev arkadaşlarımdan ikisi hâlâ ücretlerini alabiliyor, diğerlerinin yiyeceğini ve temel ihtiyaçlarını da onlar karşılıyor. Onların kazandıkları da kiraya yetmiyor. Bu iş böyle gitmez. Bizden kiranın tamamını alamayacaklar.

Ev sahibinden bu ayki kirayı almamasını, bunu da borca yazmamasını isteyeceğiz. Çünkü bir aylık ya da iki aylık kira borcuyla hiçbirimiz başa çıkamayız. kriz olmasaydı da hepimiz zaten kıt kanaat geçiniyorduk.

Kira ödemek (üç aylık tahliye yasağı bittiğinde) tahliye edilmekten bile daha büyük bir tehlike gibi hissediyorum. Ama kendi kendimize yaptığımız kira grevi için genel bir çağrı olsa daha iyi olur. Bu, sadece altı kişinin grevinden daha kolay savunulabilir bir şey. Bence kiracılar ne kadar erken örgütlenirse o kadar iyi.

Ev sahibimizin mali durumu biz kirayı ödemesek de bozulmaz ama eminim ki ödememizi isteyecek. Bu onun olağan tepkisi, ona göre bir evde yaşayıp da bunun karşılığında bir ödeme yapmamamız kabul edilemez. Galiba ev sahipleri bu tür şeylere karşı alerji geliştirmişler.

Umuyoruz ki bizimki çok düşmanca bir tutum takınmaz ve durumun vahametini anlar. Umarım, genel kriz duygusu ve ülke çapındaki destek ihtiyacı onun da farkında olduğu bir şeydir. Yoksa aramızda gayet düşmanca bir konuşma geçecek, çünkü bırak herhangi bir ödeme yapmayı hiçbirimizin borca girecek hali yok.

“Ev sahibinden bir şey talep etmemiz gerektiğine karar verdik.”
Clem, 24, Londra’da oyuncu.

COVID-19 nedeniyle çalışma imkânım ortadan kalktı. Ben oyuncuyum, yarı zamanlı çalıştığım yardım kuruluşu kapandı, yani artık hiç gelirim yok. Hükümetin gelir desteği için gerekli koşullarım da yok, bu nedenle genel kapsamlı yardım alabilmeliyim ama bu da kiraya ve yiyeceğe yetmiyor. Çok berbat bir durum.

Yarı zamanlı işimi kaybettiğim sırada ev arkadaşım da işsiz kaldı, çok kaygılandık. Ev sahibinden bir şey talep etmemiz gerektiğine karar verdik, ona koronavirüse bağlı olarak başımıza gelenleri anlattığımız bir mektup yolladık: Evdekilerden birinin hiç geliri kalmadığını, ikimizin de başımıza ne geleceğinden emin olmadığımızı anlattık. Mektubu emlak şirketine, Foxton’a yolladık, onlar da önümüzdeki üç ay için kirayı yarıya indirebileceklerini söylediler.

Şu anda ev sahibinin bağlayıcı bir anlaşmayı imzalaması için uğraşıyoruz, üç ayın sonunda bize dönüp kiranın tamamını istememesi için bu çok önemli. Bu çok zor bir iş, çünkü ev sahibi böyle bir sözleşme imzalamak istemiyor, kendini bağlamaktan kaçınıyor. Bir avukata danıştık, bize bu sözleşmeyi imzalatmamız gerektiğini söyledi.

Kirayı ödeyemememizin bir sebebi var, ev sahibi ödeyebileceğimiz düzeyde indirim yapmayacaksa kira grevinin bir insan hakkı olduğunu düşünüyorum. Ama iş bu noktaya gelince herkesin kiracılar sendikasına katılması, yasal danışmanlık ve destek alması hayati önem taşıyor.

“Kiracıların çok daha örgütlü hale gelmesi an meselesi.”
JAZZebell_, 26, Glasgow’da sex işçisi.

COVID-19’a bağlı olarak gelirimin yarısını, hatta daha fazlasını kaybettim. Zaten daha önce evsizlikle mücadele ediyordum, uzun zamandır kiramı da faturalarımı da ödeyemiyordum. Sosyal konutta yaşıyorum, binanın sahibi olan şirketin sosyal yardımlara ulaşabilmem için bana yardım etmesi gerekiyor ama yaşadığım yerin “sosyal” kısmı hiç olmadı, şimdi de yok.

Seks işçisi olarak devlet desteğine ulaşmam gerçekten çok zor ama seks işçileri birbirlerini desteklerler; Umbrella Lane (Glasgow’da faaliyet gösteren bir örgüt) bana çok destek oldu.

Bir apartman dairesinde yalnız yaşıyorum, biliyorum ki bu binada pek çok insan benimle aynı durumda. Birçoğu işlerini kaybetti, yeniden iş bulma ümitleri de pek yok. Hükümet yapmasa bile sosyal konut idaresinin kira yardımı yapması gerektiğine inanıyorum.

Ev sahibime bir mektup yazacağım, sadece COVID-19 nedeniyle kiramı ödeyemediğim için değil yaşadığım dairede iki haftadan uzun zamandır su sızıntısı var, bana sağlanan yardım da bir kova bir paspastan ibaret.

Ev sahibine kiramı ödemeyeceğimi söylediğimde “bunu yapamazsın, kiranı öde, yoksa tahliye ederiz,” dedi. Neyse ki bununla ilgili yasal düzenleme değişti. Şimdi de üç aylık tahliye yasağı bittiğinde eski kiraları da istemelerinden korkuyorum ama biliyorum ki sosyal konutta olduğum için bana yaşayacak bir yer sağlamak zorundalar. Birçok kişinin benim kadar şanslı olmadığını da biliyorum. Daha önce yıllarca işgal evlerinde ve benzer yerlerde yaşadım, beni buradan çıkarsalar da hayatta kalırım.

Şu anda herhangi bir kira grevinin parçası değilim. Ama kiracı sendikalarını ve elde ettikleri hakları ilham verici buluyorum, mesela İskoçya’daki Wyndford Kiracılar Sendikası. Eminim ki kiracıların çok daha örgütlü hale gelmesi, an meselesi.

“Dehşet içindeyim.”
Ellinor, 29, Londra’da barista

Mart ayı boyunca tek bir iş bile alamadım, şimdi de normal olarak çalıştığım yerlerin hepsi, yani kafeler ve barlar kapandı. Kiramı ödeyemeyeceğim çünkü hiç para kazanamadım. Güya genel yardım koşullarına uygunum ama bir sürü zorluğu var: Birleşik Krallık’a geleli üç yıldan az olduğu için kimliğim online olarak doğrulanamıyor; kimliğimi doğrulamak üzere aradığımda telefonlara cevap vermiyorlar çünkü bütün yaptıkları yeni taleplerle uğraşmak.

Bütün ay çok gergindim, dehşet içindeydim, çünkü çalışamadım. Bu ay kirayı ödemedim, çünkü ödeyemedim, gelecek ay ödeyebilecek miyim bilmiyorum. Bu bayağı korkutucu bir şey çünkü bu konuda yapabileceğim pek bir şey yok. Bulabildiğim bütün işlere başvuruyorum ama içinde bulunduğumuz koşullar sebebiyle işverenlerin yanıt vermesi inanılmaz uzun sürüyor.

İki hafta önce ev sahibiyle temasa geçtim ve durumumu anlatan bir e-posta gönderdim, ev sahiplerine “mortgage izni” verildiğini de biliyordum. Çalıştığım işkolu sebebiyle hiç para kazanamadığımı ve kiramı ödeyemeyeceğimi belirttim. Şu anda gidebileceğim başka bir yer olmadığını da söyledim. Ben İsveçliyim, burada tamamen bir başımayım. Şimdilik ev sahibi bir güçlük çıkarmadı ama sonradan bütün ödenmemiş kiraları istemesinden korkuyorum, e-postamın bu kısmıyla ilgili doğru düzgün bir cevap da alamadım.

İlan edilmiş bir kira grevine katılırım ama şu anki önceliğim bir iş bulmak. Greve katılmak istiyorum ama şu birkaç hafta içinde nerede olacağımı, nasıl geçineceğimi bilemiyorum. Dehşet içindeyim, paniğe kapılmamaya çalışıyorum.

.

“200’den fazla öğrenci kira grevi sözü verdi”.
Tama, 24, Londra’da öğrenci

London School of Economics’de yüksek lisans öğrencisiyim. Sanctuary Students (öğrenci sığınağı) denen bir şirketin sahibi olduğu bir öğrenci yurdunda kalıyordum. Birçoğumuz gibi ben de oradan ayrıldım çünkü koskoca öğrenci bloklarında insanın kendine ait bir yerinin olması çok zor. Ama aynı zamanda, birçok öğrenci işini kaybetti, bazıları da bakım sorumlulukları nedeniyle evlerine döndüler. Uluslararası öğrenciler ülkeden çıktıklarında, öğrenci kredileri kesiliyor, böylece plansız ve beklenmedik biçimde ülkelerine dönmelerinin maliyeti çok yüksek oluyor. Binada kalmasak bile kirayı ödemek zorunda bırakılıyoruz.

Oradan ayrıldım çünkü hâlâ kirayı ödeyebiliyor olsak da uzun zamandır devam eden sorunlar var. Haftalar boyunca su tesisatıyla ilgili sıkıntıları bildirdik, sonunda mutfak borusundan kirli su fışkırdı ve bütün binanın elektrikleri gitti. Şimdi Londra’da partnerimle yaşıyorum, kirasına ortak oluyorum.

Ben COVID-19 dolayısıyla bir gelir kaybına uğramadım ama birçok öğrenci uğradı, çoğu da benden çok daha kötü durumda. Birçoğu kirasını ödeyemiyor, borca battılar, psikolojileri bozuldu, kira grevine onlarla dayanışma için katılırım. Sayımız arttıkça gücümüz de artar.

Londra Üniversitesi öğrencilerinin kira grevine katıldık çünkü SOAS öğrencileri de Sanctuary Students yurtlarında kalıyorlar. 200’den fazla öğrenci greve katıldı, üstelik grev çağrısı bir gece önce yapılmıştı. Bizi borca batıran, bazılarımızı da evsiz bırakacak bir duruma gereken çözümü hızla üretmeyi başardığımız o an, gerçekten müthişti.

Bunun yürüyüp yürümeyeceğini bilmiyoruz ama greve giderek en azından sözleşmeden çıkma talebimizin karşılanabileceğini, hatta bundan sonra neler yapılabileceği konusunda bizimle müzakereye oturabileceklerini umuyoruz.

Çeviren: Aksu Bora
Editör: Cüneyt Bender
Kaynak Metin:We Want a Rent Strike Now: the People Poised to Take on Their Landlords

İlgili İçerikler

Son Eklenenler