Ana Sayfa Güncel Emekliler insanca onurlu yaşam talepleriyle meydanlarda

Emekliler insanca onurlu yaşam talepleriyle meydanlarda

Emeklilere dayatılan güvencesiz yaşam koşullarına, açlığa mahkum edilmelerine, haksız ve hukuksuz uygulamalara karşı insanca onurlu yaşam talepleriyle 11 Aralık 2021 Cumartesi günü Kadıköy’de eylem yapan emekli sendikaları ortak taleplerini ve ortak duruşlarını dile getirdiler. Emeklilerin sendikal örgütlenmelerini ve alanlarda birlikte hak arama mücadelelerini destekliyor ve eylemde okunan basın açıklaması metnini okurlarımız için yayınlıyoruz.

BASINA ve KAMUOYUNA

Sevgili Basın Emekçileri,
Değerli Emekli Arkadaşlar,

Yaşama Hakkımıza sahip çıktığımızı!
Kamu Emekliliği Hakkımızdan vazgeçmediğimizi!
Sorunlarımıza çözüm istediğimizi bir kez daha ifade etmek için buradayız!

Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan ve 15 Ekim de TBMM’ne sunulan 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda hala görüşülüyor ve önümüzdeki günlerde karara bağlanacak.
Biz emekliler olarak üzülerek bir kez daha gördük ki! Bütçe Kanunu yasalar askıya alınarak hazırlandı ve sunuldu. Bütçe hakkımız yine ihlal edildi. Toplumun ihtiyaçları, hak ve özgürlükleri yok sayıldı.
Ve yine görüyoruz ki! öngörüden yoksun gerçeklere dayanmayan ekonomik sosyal politikalarla tutturulamayan ekonomik hedeflerin neden olduğu krizler toplumsal ilişkileri her boyutuyla derinden sarsmaya devam edecek.
Barınma, yeme-içme giyinme eğitim sağlık yerle yeksan olmuş durumda. Açlık noktasına gelen yoksulluk, pahalılık zamlar vergiler toplumsal yıkıma neden olurken, nüfusun yüzde onluk kesiminde hayat hiç pahalı değil her şey güllük gülistanlık! En yoksul ve en zengin yüzde onluk nüfusun geliri arasındaki fark son yirmi yılda on beş kat artmış. Kutuplaşma, fay hattı eşitsizlik burada!
İktidar olma, kişisel zenginleşme hırsının neden olduğu krizin bedelini biz ödemeyeceğiz! Krizlerinin nedeni ve sorumlusu biz değiliz! Eşitsizliğin adaletsizliğin tarafı değil karşısındayız! Sürdürülebilir sözcüğünü dilinden düşürmeyen siyasiler bilsin ki! Artık bu şekilde ekonomik yaşam da toplumsal yaşam da sürdürülemez!
Bizler hakikatleri konuşuyoruz ve konuşulsun istiyoruz!
Emekliler yaşlılar toplumun en yoksul kesimi içerisindedir. 5 milyon 903 bin 324 hanede en az bir emekli yaşlı insanımız var. Otuz milyona yakın insan emekli yaşlı sorunlarıyla iç içe yaşamak zorunda. Bu nedenle emekliler yoksullaştırılınca, yoksulluk toplumsallaştı. Sorunlarımız toplumsaldır, politiktir
Bugün 7 milyon 578 bin 123 emekli aylık net 1.192 lirayla yaşamaya çalışıyor. Daha bir yıl önce çıkarılan yasayla “emekli aylığı en az 1500 liradan az olmayacak” şartı kondu da emekliler 1500 lira aylık alıyor oldu.
SGK ya göre ise en düşük emekli aylığı 2.523 liraymış. Bugün TÜİK’e göre ise enflasyon yüzde 19,89 muş. ENAG hesabına göre 12 aylık TÜFE artış oranı yüzde 49,87’dir.Şeffaf olunmadığı için! Açlık sınırının altında emekli aylıklarıyla yaşamak zorunda bırakıldığımız için öfkeliyiz! Toplumsal barış ve huzur adına, Ülkemizin, çocuklarımızın geleceği adına endişeliyiz!
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantısında:
“Kamu personelinin 3600 meselesi çok önemli çünkü insanların aldıkları ücret, sahip oldukları hayat tarzını emekli olduktan sonra kaybetmeleri çok ciddi bir sorundur. Bu emeklilik sisteminin ve ek gösterge mekanizmasının yeniden düzenlenmesini gerektiren bir soruna işaret etmektedir. Bizim gündemimizdedir bu! tabii ki bu gündemin gereğini yapacağız.” demişti. Çok doğru tespit yaptınız Sayın Bakan bütün emekliler için gereğini yapmanızı istiyoruz. Bizleri gördüğümüzden geri koyan Sosyal Güvenlik Reformunun emeklilerin çalışanların lehine yeniden düzenlenmesini istiyoruz.
Sosyal Güvenlik Reformuyla, 1978 den beri uygulanan kat sayı gösterge yöntemi değiştirildi 3600 gösterge sorunu yaratıldı.
Emekli aylığı hesaplama ve bağlama yöntemleri değiştirildi, eşitler arasında eşitsizlik yaratıldı. Aynı gün ve prim ödemesine sahip emeklilere farklı aylık bağlandı.
Ve ortaya SGK bürokratlarının çözüm diye uydurduğu “intibak yasası” oyunu çıkarıldı. Emekliler beklenti içine sokularak umutları tüketiliyor.
Emekli hakkı sahiplerinin aylıkları kesildi, miktarları azaltıldı. Dul ve yetimler muhtaç hale getirildi. Kuşaklararası dayanışma yok edildi.
Emeklilik yaşı yükseltildi. Hukuk geriye doğru işletilerek kazanılmış emeklilik hakkı yok sayıldı. Yaşın dolmadı bekle denilerek sayıları on milyonu aşan insan mağdur edildi ve EYT sorunu yaşatıldı.
Emeklilik statüleri arasında norm ve standart sağlanacaktı ama bu yapılmadı. Ayrıcalıklı uygulamalar devam ediyor.2006 da vergi iadesi kaldırıldı. Yeni uygulamada ayrımcılık yapıldı. Emekli aylıklarına komik miktarda farklı vergi iadesi eklendi.
2007 yılından bu yana bize Milli Gelirden, Ülkenin büyüme hızından pay verilmiyor. Bugün aylıklarımız yüzde 70 oranında azalmış durumda. Enflasyon artışına göre altı aylık zamlara bağlanan aylıklarımızın alım gücü her gün düşüyor.
Sosyal Güvenlik Reformu geriye doğru kurumsal bir reformdur. Dünya Bankasına 1994 de verilen söz yerine getirildi. Devlet toplumsal taahhütlerinden vazgeçti. Emekli primleri uluslararası sermayenin kullanımına sunuldu. Emeklilik güvencesiz esnek kuralsız hale getirildi, kamu emekliliği statüsü yok edildi. Cari açık kapatma, sermaye biriktirme aracı olan BES Kamu Emekliliği yerine ikame edildi. Sosyal Güvenlik Kurumuna değil özel emekli şirketlerine destek veriliyor.
Sosyal Güvenlik Kurumunun finansmanı emekliler çalışanlar üzerinden sağlanıyor.
2022 Bütçesinde “Sosyal Güvenlik Kurumunun finansman açığı için 38 milyar 956 milyon 291 bin lira bütçe öngörülmüş. SGK işveren prim indirimi için 34 milyar 11 milyon 291 bin lira ayrılmış.” SGK verilen destek açık olarak tanımlanıyor. Bu destek de işverenlere kaynak olarak aktarılıyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bütçesinden her kadının payına 22,5 lira düşüyor. Kadınlara şiddetin, eşitsizliğin yoksulluğun önüne geçilmesinden, bakım hizmetlerinin kamulaştırılmasından söz edilmiyor. Yaşlılara aileleri baksın demeye devam ediliyor.
Sağlık sorunlarımız için dün ödediğimiz primler, bugün ödediğimiz yüklü vergiler yetmezmiş gibi 14 kalemde katkı, katılım, ilave ücretler ödüyoruz. Buna rağmen aylar sonraya, gece yarıları verilen randevular, elektronik sıralar ile sağlık hizmetine erişemiyoruz. Gerçek anlamda yeterli sağlık hizmeti alamıyoruz. Sağlık Sistemi çalışanına da hastasına da yetmiyor.
Sağlık Bakanlığı Bütçesinde; koruyucu sağlık hizmetleri için yıl boyunca kişi başına 334,70 TL harcama yapılması planlanmış. Dünya Sağlık Örgütü 2022 yılında da COVİD-19 salgınıyla mücadelenin yoğunlaşarak devam edeceğini öngörüyor. Bu bütçeyle halk önlenebilir bir hastalığa, ölüme mahkum ediliyor.
Şehir Hastanelerine hizmet alımı için kira ve zorunlu hizmetler karşılığı olarak ödenecek tutar Sağlık Bakanlığının tedavi edici sağlık programına ayrılan toplam bedelin yüzde 28,9 unu oluşturuyor. Bu kamusal kaynakları döviz bazında yabancı sermaye ile yerli sermaye gruplarına aktarmak demektir. Sağlıkta Dönüşüm Programı artık halk sağlığı sorunu olmuştur.

Biz Emekliler:
*Bizleri yoksullaştıran, ekonomik güvencemizi, erişilebilir ücretsiz güvenli sağlık hizmeti hakkımızı yok eden Sosyal Güvenlik Reformunun yeniden düzenlenmesini istiyoruz.
Sorunlarımızı çözecek, toplumun bütününü kapsayacak, sosyal risklere karşı koruyacak, yaşlılığın güvencesi olacak devlet güvencesinde bir emeklilik için Sosyal Güvenlik Sistemi çalışması başlatılmalıdır.
*İnsanca onurlu bir yaşam sürdürecek ekonomik güvence için aylıklarımızın güncellenmesini istiyoruz!
*Bugüne kadar emeklilerin yaşlıların haklarını korumayan, emeklilerin hakkı hukuku yok edilirken suskun kalan. Emeklilerin sorunlarına çözüm üretmeyen rıza üreten “Emekli Dernekleri” bizlerin temsilcisi olamaz. Hiçbir resmi kurumda bizim adımıza temsilci olmasını kabul etmiyoruz.
*Değişen ekonomik sosyal koşullar karşısında haklarımızı savunmak geliştirmek için Toplu Sözleşme Masasına oturma hakkımızı kullanmak istiyoruz. Kamu çalışanı, işçi emeklisi ayırımı yapılmamalı, Toplu Sözleşme Masasına oturma hakkımızın önündeki engeller kaldırılmalıdır!
Biz emekliler dünün çalışanı bugünün emeklileriyiz. Toplumsal yaşamın bir parçasıyız. Bugüne kadar üretilen tüm değer ve hizmetler biriken sermaye bizim emeğimizin ürünüdür.
Ödediğimiz primlerin, yarattığımız değerlerin verdiğimiz vergilerin karşılığını istiyoruz.
Sorunlarımıza Çözüm İstiyoruz!
Kamu Emekliliği hakkımız hukukumuz teslim edilinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

Yaşasın İnsanca Onurlu Yaşam Mücadelemiz!
Yaşasın Emeklilerin Hak Hukuk Adalet Mücadelesi!
Yaşasın Emeklilerin Eylem Birliği!
Birlikte Güçlüyüz!

İSTANBUL EMEKLİ SENDİKALARI EYLEM BİRLİĞİ KOORDİNASYONU

 

İlgili İçerikler

Son Eklenenler