Ana Sayfa Güncel Ece Seramik Grevi: ''Bin kere baş etmektense bir kere baş kaldırmak iyidir''

Ece Seramik Grevi: ”Bin kere baş etmektense bir kere baş kaldırmak iyidir”

Zonguldak Çaycuma’da bulunan Ece Seramik Fabrikası’nda örgütlü Petrol-İş Düzce Şube ile patron arasında devam eden TİS görüşmelerinde patronun işçilerin taleplerini reddetmesi üzerine greve çıkan işçiler 51 gündür hakkını arıyor. Ece grevcilerinden ve Petrol-İş Düzce Şube Başkanı Ali Işık’tan işçileri greve götüren süreci dinledik.

51 gündür grevdesiniz, sendikal örgütlenme de 4 yıldır devam ediyor. Fabrikanızdaki örgütlenme sürecinden bahseder misiniz?

İş yerinde, en başta eleman kayırmalar ve maaşlarda yapılan ayrımcılıklardan dolayı örgütlenmeye karar verdik. Herhangi bir sendika yoktu, biz e-devlet üzerinden Petrol-İş Sendikası’na üye olduk. 2018’in Ağustos ayından bu yana da üyeyiz. Örgütlenme başladıktan sonra işveren bizleri odasına çağırarak konuştu. İşten atarım diye tehdit etti, aileleri aramalar başladı, işçileri servise bindirip notere götürdü, işçilerden e-devlet şifrelerini isteyip üyelikleri iptal etti ve daha birçok hukuksuzluk yaptı. Bir Anayasal hak olan sendikalaşmanın önünün açılmasını istiyoruz. Birkaç arkadaşımız yalancı şahitle işten atıldı ve sendikamız yasal haklarını almarı için gereken mercilere başvurularını yaptı. Ama işveren için hızlı ilerleyen yasal süreç biz işçiler için neden hızlı ilerlemiyor bunu soruyorum. Bu süreç içerisinde sendikamız hep arkamızdaydı. Biz işçiler olarak içerideki arkadaşlarımızı da bu Anayasal hak mücadelesinde yanımızda görmek istiyoruz. Bin kere baş etmektense bir kere baş kaldırmak iyidir.

Sendika olarak TİS sürecini yürüttünüz. Bir Anayasal hak olarak korunan sendikalaşma hakkının kullanılmasının imkansızlaşması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Örgütlenme çalışması 2018 yılında başladı. İşveren bunu duyunca kafa elemanlardan 10 kişiyi işten attı. Mahkemeleri açıldı ancak işveren Savcılık yazı işleri müdürünü kafaya alıp orada istifalar yaptırdı. Sendika tüm davaları açtı, işveren itirazlarını yaptı ve bu süreç 4 yıl kadar sürdü. Sonunda 2022 yılının başında yetki geldi. Bu kadar uzun sürmesi maalesef işçi arkadaşları rahatsız ediyor, biz üye olmuşuz yetki için müracat etmişiz. Normalde direkt sonuçlanması gereken bir süreç. İçeride 20 yıllık çalışanımız asgari ücrete çalışıyor. İş güvenliği ve disiplin yok, ki bunu denetleyen de yok. Çünkü işveren fabrikaya birileri geleceği zaman önlemlerini alıyor, gittikten sonra her şey eski haliyle devam ediyor. ve Yöneticilerin işçilerle konuşma uslübu ve davranışlarını konuşmaya gerek bile yok… Bunlara karşı örgütleniyoruz.

Grev süreci nasıl başladı, nasıl ilerliyor?

İlk kez 2022 yılının başında masaya oturduk, yaklaşık 30 madde geçti. Bu arada işveren masaya gelmiyor, bir tane uzman gönderiyor ama ona da yetki vermiyor ben sendika istemiyorum diyordu. Greve çıktığımız gün grev alanına 20 kişi katılım sağladı. Bugün içeride yaklaşık 30 kişi üretime devam ediyor. Bu da elbette örgütlenmenin önüne geçiyor ve grevin uzamasına sebep oluyor. Bu süreçler işveren için hızlı, maalesef bizim için biraz yavaş ilerliyor. Anayasal hakkımız işverenin iki dudağının arasına bırakılamaz, madem benim Anayasal hakkım, benim hakkımı işveren versin. Biz işverenden fabrikanın tapusunu istemiyoruz. Bizim alınterimizin karşılığını versin yeter.

İlgili İçerikler

Son Eklenenler