Ana Sayfa Ekoloji Deştin halkı kazanacak: Belediyeler sermayenin değil, halkın yanında yer almalı

Deştin halkı kazanacak: Belediyeler sermayenin değil, halkın yanında yer almalı

Bugün Muğla’da halk, yapılması planlaran çimento fabrikası inşaatına karşı Menteşe Belediyesi önünde açıklama yaptı. Belediyenin Menteşe’nin Bayır mahallesi ile Yatağan’ın Deştin mahallesi ortak sınırına yapmak istediği, yerel halkın yaşam alanlarını ve tarım alanlarını hedef alan çimento fabrikasına verdiği ruhsatı iptal etmesi için biraraya geldiler ve tek ses haykırdılar: Belediyeler sermayenin değil, halkın yanında yer almalı!

Yapılan basın açıklamasının tam metni;

Cennet Muğlamız çok yönlü saldırı altında. Sahillerimiz, koylarımız, denizimiz, derelerimiz, göllerimiz, ormanlarımız, doğal sit alanlarımız, kültürel ve tarihi zenginliklerimiz her şey satışa çıkarıldı.

Ormanlarımızın %8’ini yangınlar sonucu kaybetmemişiz gibi turizm tahsisleri ve madencilik faaliyetleri ile kalanı da yok edilmek İsteniyor. Muğla coğrafyasının %59’i maden ruhsat alanı olarak tahsis edilmiş durumda.

Kömürlü üç termik santralla sürekli zehirlenen Muğlamızda kömür ocakları, mermer ocakları, taş ocakları, feldspat ocakları, kil ve kireçtaşı ocakları vb her türlü madencilik faaliyeti ile sadece doğamız değil, yerleşim alanlarımız da bir bir yok edilmektedir. 8 köyümüz kömür ocakları tarafından yutulmuş, haritadan silinmiştir.

Yatırımcılar, yaşam alanlarımızın yok olması pahasına enerji ya da turizm fark etmeksizin her türlü izni zorlanmadan almaktadır. Yıkım projeleri hiçbir engelle karşılaşmadan ÇED Gerekli Değildir ya da ÇED Olumlu kararlarını almakta, yıkım kamu kurumları eliyle onaylanmaktadır.

Bodrum Yarımadası’ndaki henüz el değmemiş doğal habitatlar Gökova’ya oradan da Akdeniz’in geri kalanına bu koyların oluşturduğu ekolojik bir koridor ile bağlanmaktadır. Şimdi, Bodrum’a bağlı Gölköy mahallesinde 60’ın üzerinde kuş türüne ev sahipliği yapan Cennet koy da tehdit altında. Cengiz Holding tarafından CENNET KOY’daki hazineye ait 678 bin metrekarelik alana turistik tesis ve rezidans yapılmak istenmektedir.

Milas’ta Bargilya Tuzla Sulak Alanı’nın hemen yanına Besim Tibuk – Ali Ağaoğlu ortaklığı ile sulak alanı yok edecek olan 30 bin kişilik turistik kent projesi yapılmak istenmektedir.
YK Enerji’nin kömür ocaklarını genişletmek için yerlerinden edilmek istenen İkizköy’de köylüler Akbelen ormanını, tarım alanlarını ve zeytinliklerini korumak için 3 yıldır direniyor.
Marmaris Kızılbük’te Milli Park sınırları içinde kalan iki koyun doğal yapısı SİNPAŞ Holding tarafından otel ve konut yapmak için dinamitlerle yok ediliyor. iki koy daha aynı dinamitlerle habitatını kaybedecek.

Menteşe’nin Bayır mahallesi ile Yatağan’ın Deştin mahallesi ortak sınırına yapılmak istenen ve ekolojik bir yıkım olacak olan Çimento Fabrikasına karşı 30 yıldır mücadele verilmektedir. Çimento Yıkım Projesine karşı 109 gündür Bayır’da kurulan direniş çadırında gece gündüz nöbet tutulmaktadır.

Yatağan’ın yeraltı su kaynaklarını ve üzerindeki tarımın bitmesi anlamına gelen Yatağan Termik Enerji Üretim A.Ş. “Yeraltı Kömür İşletmesi” projesine bakanlık ÇED olumlu kararı vermiştir.

Datça’da Kargı Koyu ve Kızlanaltı’nda toplamı 238 bin metrekarelik 17 farklı arazi özelleştirme kapsamına alınmıştır. Bunu Bodrum ve Akyaka’daki özelleştirmeler takip etmektedir. Bu özelleştirmeler ile en değerli koylar ve kıyılar özel şirketlere peşkeş çekilmektedir.

Bizler hep birlikte bu saldırılara karşı; Muğlamıza, yaşam alanlarımıza sahip çıkmak için direniyoruz. Sermayenin çok yönlü saldırısına karşı bu direnişte belediyelerimizin bizlerle birlikte olmasını istiyoruz. Bunun için Menteşe Belediyesi’nin Çimentocu firmaya, Marmaris Belediyesi’nin SİNPAŞ Holdinge, Milas Belediyesi’nin Ali Ağaoğlu’na verdiği verdiği yapı ruhsatlarını bir an önce iptal etmesini ve verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz.

Bizim talebimiz çok açık ve nettir. Milas’ta, Menteşe’de ve Marmaris’te bu çevre talanı projelerine verilen ruhsatların iptal edilmelidir. Kentin bütün dinamiklerini bu talepler etrafında bir araya gelmeye, tüm halkımızı kendi yaşam hakkına, söz söyleme hakkına, yerel yönetimlerin yönetimine demokratik katılımı sağlamak adına elini taşın altına sokmaya çağırıyoruz.

Verdiğimiz mücadeleyi başka kulvarlara çekmek isteyecek veya siyasi bir çekişme içine sokmaya çalışacak olanlara da bir kez daha hatırlatmak istiyoruz, talebimiz net: Talan ve ekolojik yıkım projelerinin ruhsatlarının iptal edilmesini istiyoruz.

Bugün buradan bir kez daha haykırıyoruz. Belediyeler sermayenin değil, halkın yanında yer almalı ve müştereklerimizi sermayeye peşkeş çeken, doğa düşmanı projelere verilmiş bütün yapı ruhsatları iptal edilmelidir.

Deştin Çevre Platformu
Bayır Çevre Komitesi
Muçep Menteşe Meclisi
Muçep Milas Meclisi
Marmaris Kent Konseyi
Güllük Platformu

İlgili İçerikler

Son Eklenenler