Bize yemek parası en son 80 küsur TL ödüyorlardı. Akşama kadar insanüstü çalışıp üzerimizde baskı kurup tehdit ederek ruh sağlığımızla oynadılar.
Yöneticiler, laflarına göre vardiya yapıyor. Akşamdan sabaha zikzak çizdiriyor, uykusuz bırakıyor, sonra da performans bekliyorlar.
Haftalık izinler sabit bir gün değil, yöneticinin insafına kalmış durumda.
Bazen hafta başı, bazen haftanın sonunda haftalık izin veriliyor. Bu şekilde 12–13 gün izinsiz çalıştırılmış oluyoruz. Sendikadan dert yandığında ise “Hakkınızı veriyoruz, istemeyen çeker gider” diyorlar.
Ev geçindirmek zorunda olanların işten kolayca ayrılamayacağını bildikleri için bu insanlara daha fazla baskı kuruyorlar.
Kaç kişi Migros’ta antidepresan kullanıyor?
İnsanlar bıktı. Biz kendi toprağımızda çalışan köleler değiliz, işçi, emekçi insanlarız.
Migros mağaza depolarında “rafa tırmanmak yasaktır” yazar. Ama depolar, gelen sevkiyat bir an önce açılsın diye küçük tutuluyor. Mağazalarda artan mallar için depolara bakın: Raflara Spider-Man gibi tırmanıp üstlere kadar dağ gibi yığılmak zorunda kalıyoruz. Sonra oradan indirip açıyoruz. Kaç kişi sağlık sorunu yaşıyor?
Migros işçileri sömürüyor, kullanıp kullanıp atıyor.
Yeter artık.



