spot_img
spot_img
Ana SayfaAçıklamaHoldingsiz Türkiye Konferansı Sonuç Metni

Holdingsiz Türkiye Konferansı Sonuç Metni

Umut-Sen kolektifi geleneksel konferansını bu yıl 7 Aralık Pazar günü Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde dostları, direnişçi işçiler, hakları için mücadele eden yurttaşların katılımıyla ve bir siyasal güç inşası ihtiyacı ve hedefinin altını kalınca çizerek gerçekleştirdi. Bu seneki konferansın ana teması “holdingsiz Türkiye” şiarı etrafında şekillendi. Dünya ve ülkemizin geleceğini tasarlayan egemen sınıfların ideolojik, politik programlarının toplumsal, siyasal zeminlere yansıtılma süreçlerini, ilişkilerini tarihsel maddeci bir gözle çözümlemek, buna göre güncel, planlı, eylemli pozisyonlar alabilmek için düzenlediğimiz konferansımız başarıyla tamamalandı.

Holdingsiz Türkiye şiarı bir önceki konferansımızdaki “holdingcilere yüklen” çağrımızın bir sonucudur. Son on beş yılın işçi mücadelelerinden ve direnişlerinden çıkardığımız ders budur.  Umut-Sen, ilk konferansından itibaren kapitalist devletin neoliberal küreselleşme döneminde işçi sınıfını boyunduruk altına aldığı hakikatinden hareketle, bu boyunduruğun sendikal ve siyasal alandaki kurumları çürüttüğü tesipitini direnen işçilerle birlikte yaptı. Bu tespitten hareketle işçi sınıfının prangalarını kırabilecek pratik müdahaleleri geliştirebilecek kurumsallığı inşa etmenin peşine düştü. Bu inşa gayreti esnasında söz konusu prangaları daha yakından tanıdık, onlara bir süredir “holdingci güçler” diyoruz.

Bu tanım bir anda oluşmadı. Bu tarihsel süreçte karşımızda bulduğumuz bir tablonun isimlendirilmesidir . Umut Sen kolektifi bu tanımlandırmaya yıllardır verdiği mücadele içinde hem pratikte hem örgütlenme çalışmalarında, hem içinde bulunduğu her direnişte karşısındaki düşmanı tanıma çabası içerisinde ulaştı. Holdingci güçler dediğimiz aslında 80 darbesi sonrasına tarihlenen, neoliberalleşme dönemi diye de tarif edilen son yarım asırlık süreçte kapitalist emperyalist düzenin geldiği aşamada nasıl bir ilişki ağı üzerinden ilerlediğinin tarifidir ve bizim için sadece bir kavram üretme meselesi değildir. Karşımızda ne olduğunu bilirsek ona göre bir mücadele stratejisi kurabileceğimiz için böyle bir kavrama ihtiyaç duyduk. Holdingsiz Türkiye şiarı da bu mücadele stratejisinin ufkunu ifade eden bir savaş çağrısının kodudur.

Bu tanımlamadan hareketle konferansımızda bu yıl işçi hareketini de aşan, sınıfsal düzlemde bilinçli ya da bilinçsiz olarak holdingci güçlere itiraz eden, onlara karşı öfkesini bileyen tüm kesimleri bir araya getirmeyi hedeflemişti. Depremin ne zaman kafasına yıkacağını bilmediği konutlarda yaşayıp, AVM’lerde güneş görmeden 10-12 saat güvencesiz işlerde düşük maaşla çalıştırılmak dışında bir gelecek vaat edilmeyen gençlerimizden sadakadan farksız maaşlarını alırken geçinebilmek için ek iş yapmak zorunda olan emeklilere, sendikasız kalarak ya da sarı sendikalara üye yapılarak iş cinayetlerinde öldürülme tehlikesiyle burun buruna düşük ücretle çalışan işçilerden toprağı, emeği maden ya da gıda sanayi tekellerinin insafına terk edilen köylülere, küçük mülküne acele kamulaştırma zorbalığıyla el konacak ev sahibinden ateş pahası kiralardan ötürü barınamayan evsize bütün halkımızı konferansımıza davet etmiştik. Konuşmacılar bu doğrultuda Holdingci Güçlerin hayatlarımızı nasıl esir aldığını ortaya koyarken onlara karşı mücadelenin yolllarına dair de önerilerini dile getirdiler. Holdingsiz Türkiye şiarının altını doldurdular.

Umut-Sen kolektifi uzun yıllardır temsilden, yurttaşlıktan kovulan mülksüzleştirilmiş, işçileştirilmiş toplumun yüzde seksenlik büyük çoğunluğunun yaşama ve geleceğe tutunma çabalarının içine yerleşerek sürdürdü varlığını. Düzenin mezar kazıcılarının acılarının, dertlerinin, sevinçlerinin yanında sorunlarının içinde, yakınında bir konumlanma içinde olmaya çabalayarak devrimciliği anlamlandırdı.  Bugün işçi sınıfı ve emekçi halka yeni bir düzen içi siyasi bölünme önerisi üretme anlamına gelmeyecek bir güç yaratma çabasının adımlarını atıyoruz. Siyasi-toplumsal bir iktidar gücünü yaratmak için bu gücün kurucusu, parçası, inisiyatifi, lokal ya da genel sorumlusu olmak isteyen her insana tek tek gideceğiz, önerimizi yüz yüze yapacağız. Yaklaşımlarını, katkılarını dinleyeceğiz.  Davetimiz dönemin devrimci siyasetini inşa etmek içindir. Holdingci güçleri dağıtmak, “Holdingsiz Türkiye” tahayyülünü bütün ulusun ortak arzusu olarak örgütlemek, bu hedef doğrultusunda mücadele edecek siyasi, toplumsal gücü inşa etmek gayemizdir.  Bir yol bulduğumuza inanıyoruz. Bütün ülkeyi tek bir fabrika gibi düşünüyoruz. Tek bir fabrikayı örgütlemenin, şalteri topluca hareket ederek indirmenin,böyle kazanmanın yüzlerce örneği var tarihimizde. Bizim yolumuz kendi öz örgütlenmemizdir. Holdingci güçler kimdir ortadadır, biz kimiz ortadadır. Komiteler oluşur, iki güç tasnif edilerek başlanır. Ayrılar ayrı yere, aynılar aynı yere. Düşmanlar, dostlar; biz ve onlar! Ya biz ya onlar… Biz kazanacağız.

Bu siyasi gücü sessizce, sabırla, yoğun biçimde çabalayarak, ilmek ilmek birlikte inşa edelim. 

Cesaretle Diren Holdingcilere Yüklen!
Holdingsiz Türkiye!

spot_img
İlgili İçerikler

Son Eklenenler