File Market’te ağır sömürü koşulları ve baskılara karşı anayasal hakkını kullanarak sendikaya üye olan işçiler işten çıkarıldı. Kasım ayı içinde farklı illerde ve mağazalarda çalışan Tez-Koop-İş Sendikası’na üye en az 17 işçi tazminat hakları gasp edilerek işten çıkarıldı. Tez-Koop-İş Sendikası, 20 Kasım Perşembe günü File Market’in İstanbul Maltepe İdealtepe’de bulunan mağazası önünde, farklı işyerlerinden işçilerin de desteğiyle bir basın açıklaması yaparak File Market’in sendika düşmanlığını ve işten atma saldırısını protesto etti. Eylemde söz alan işçilerden Kader ve Zübeyde ile File Market’deki çalışma koşullarını, işten atılma süreçlerini ve taleplerini konuştuk.
File Market’te çalışırken Tez-Koop-İş Sendikası’na üye olduğunuz için haksız şekilde işten çıkarıldınız. Bize biraz kendinizden ve yaşadığınız süreçten bahseder misiniz?
Kader Kırca: Ben yaklaşık 6 yıldır File Market’te çalışan bir kadın işçiydim. İşimi severek, sorumlulukla yapan biriydim. Sendikaya üye olmak tamamen yasal hakkımdı ve bunun daha iyi çalışma koşulları için gerekli olduğunu düşündüm. Ancak sendikaya üye olduktan sonra işyerinde yaklaşımın değiştiğini hissettim. Diğer arkadaşları da sendikaya üye olmaya yönlendirdim; benim asıl kovulma sebebim budur.
Zübeyde Soyfidan: Merhaba, ben Zübeyde Soyfidan. File Market’te 5 aydır kasap personeli olarak çalışıyorum. Aslında sendikaya daha önce çalıştığım işyerinde üye olmuştum, üyeliğim o zamandan beri duruyordu. İlk başta sendika üyesi olmamı sorun etmiyorlardı, ta ki ben arkadaşlarımı sendika hakkında bilgilendirmeye başlayana kadar. Ne zaman ki File’ye sendikanın girebileceği anlaşıldı, birçok mağazada işçilerin sendikaya üye olduğunu duydular; farklı şekilde bakmaya başladılar, sanki sendikalı olmak onlara düşmanlıkmış gibi.
Hiçbir geçerli gerekçe gösterilmeden, performans düşüklüğü nedeniyle aniden işten çıkarıldım. Tabii ki işten atılmamızın performansla ilgisi yok, esas neden sendikaya üye olmamız ve sendikal örgütlenmeyi engellemek. Bu nedenle hem kendi hakkım hem de diğer işçilerin geleceği için hukuki süreci başlattım.
File Market’te çalışma koşulları, ücretler, sosyal haklar, işçi sağlığı ve güvenliği, çalışanlara yapılan muameleler nasıldı?
Kader: Çalışma koşulları genel olarak yoğun ve yorucuydu. Ücretler ve sosyal haklar temel ihtiyaçlarımızı karşılamakta çoğu zaman yetersiz kalıyordu. Çalışanlara yönelik iletişim tarzı da zaman zaman kırıcı ve baskıcı olabiliyordu.
İşçi sağlığı ve güvenliği konusunda ise eksikler olduğunu gözlemledim. Bazı bölümlerde iş yükü fazlaydı; ekipman ve personel yetersizliği nedeniyle fiziksel zorlanmalar yaşanıyordu. Çok sık iş kazası geçiren biri olarak da söylüyorum; tüm bunlar işçilerin hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıpranmasına neden oluyordu.
Zübeyde: File’nin çalışma koşulları ağır ama içerideki personeller genel olarak hiçbir şeye ses etmiyor. Tuvalet temizliğinden alan temizliğine kadar tüm işleri biz personeller yapıyorduk. Maaşa gelince, belki elimize geçen nakit para iyi gibi gözüküyor; ancak hiçbir yan hakkı olmadığı için maaş konusunda yine diğer yerlere nazaran çok düşük kalıyor.
İşçi sağlığı için gerekli önlemler yok. Örnek verecek olursam: Ben kasap personeliyim, herkesin kendi bedenine uyacak şekilde çelik eldiven verilmesi gerekli. Bunu girdiğim ilk andan itibaren sordum; kimse “Bu senin koruyucu ekipmanın” diyerek vermedi. Parmağımı satırla kestikten, rapor sürem bitip tekrar çalışmaya başladıktan sonra getirip sadece 1 adet çelik eldiven verdiler. Diğer arkadaşlarım böyle bir şey olduğunu bile bilmiyordu.
Çalışana mobbing ve ağır baskılar yapılıyordu; istemedikleri kişilere resmen bezdirme politikası uygulanıyor, iş yükü olarak daha fazla iş yaptırılıyordu.
Bir kadın işçi olarak işyerinde ayrımcılığa uğruyor muydunuz, erkek işçiler ile haklar ve çalışma şartları bakımından farklar var mıydı?
Kader: Kadın işçi olmak zaten başlı başına zor. Bazen bazı işler kadınlara özellikle veriliyor, bazen de “nasıl olsa yaparlar” diye daha fazla yükleniliyor. Resmi olarak bir fark yok ama pratikte biz kadınlar daha fazla sabretmek zorunda kalıyoruz. Taleplerimizin dikkate alınmadığı dönemler oldu. Bu da bizi ister istemez psikolojik olarak yoruyor.
Zübeyde: Bir kadın işçi olarak, çalıştığım bölümden de kaynaklı, her fırsatta ayrım yapmaya çalışan kişiler vardı. Bazı beyefendiler sizi sadece oranın temizliğini yapmakla yükümlü görür; bazıları “öyle değil, böyle yapılacaktı” gibi üstten üstten konuşurdu. Sevkiyat atmaktan reyon açmaya kadar her şeyi File’nin şartlarına göre yapabiliyor olmama rağmen, çoğu yerde “sen reyonda kal, sen temizliği yap” gibi emirler veriliyordu.
Erkek işçiler mağazada daha rahat, kendi istedikleri gibi çalışırken kadın işçilerin tuvalete gitme saatine kadar takip ediliyordu. Hâlbuki erkek işçiler sürekli “bir sigara içmeye” diye işten kaçıyor, kadın personeller de onların yapmadığı işi yetiştirmeye çalışıyordu.
Sendikalı olmak konusunda neler düşünüyorsunuz, diğer market, mağaza işçilerine sendikalı olmaları yönünde bir çağrınız var mı?
Kader: Sendika benim için dayanışma demek. Birlikte olunca daha güçlü oluyoruz. Market, mağaza işçisi olan herkesin korkmadan sendikaya üye olmasını isterim. Biz sustukça haksızlık büyüyor.
Zübeyde: Sendikalı olmak bence bir farklılık. Herkes sendikalı olmalı. Haklarımızı bizim bir şey söylememize gerek kalmadan görüp koruyan bir örgütlenme; tamamen personelin iyiliği için kurulan bir örgütlenme olduğunu düşünüyorum.
Son olarak hak arama mücadelenize dair ne söylemek istersiniz?
Kader: Benim yaşadığım sadece benim hikâyem değil; birçok işçinin sessizce yaşadığı bir sorun. Bu yüzden mücadelemi sadece kendim için değil, aynı durumu yaşayan herkes adına veriyorum. Biz sadece adalet, eşitlik ve insanca çalışma istiyoruz. Kamuoyundan isteğim, bizim sesimize kulak vermeleri ve işçilerin yanında durmaları. Biz doğru olanı savunuyoruz ve susmadığımız sürece bu mücadelenin mutlaka karşılığı olacaktır. Bu mücadeleyi Tez-Koop-İş Sendikası ile sonuna kadar sürdüreceğiz.
Zübeyde: Benim bugün sırf sendikalı olduğum için 49 koduyla çıkarılmış olmam, sadece ben değil diğer arkadaşlarımın da bu kodla çıkarılması, işyerimizin bize yaptığı en büyük düşmanlıktır. Ben burada sadece kendim için değil, benim gibi çıkarılan diğer arkadaşlarımın da haklarını düşünerek elimden gelen ne varsa usulüne uygun şekilde bu davayı sonuna kadar sürdürmek istiyorum. Gerek işe geri dönüşler gerekse çıkarıldığımız kodun değiştirilmesi yönünde elimden geleni yapacağım. Gerekli hukuki işlemleri başlattık; bir an evvel sonuçlanması tek temennimiz.
Kamuoyundan ve insanlardan tek isteğim, bize her anlamda destek olmaları. Kamuoyunun her yerde biz mağdur edilen işçileri konuşmasını istiyoruz. Doğruyu savunduğum, her şeyin daha iyi olmasını istediğim için sendikam Tez-Koop-İş’le mücadele veriyorum, veriyoruz. Elbet karşılığını alacağız, elbet File’ye sendika girecek.



