Fransa’da hükümet Başbakan François Bayrou güvenoyu alamadığı için 8 Eylül’de düşmüştü. Bu gelişmenin öncesinde yaz ayları boyunca Bayrou’nun 44 milyar euroluk bütçe kesintilerine karşı eylemler yapılması ihtimali tartışılıyordu. Bu fikir Bayrou’nun yerine gelecek olan Sébastien Lecornu’nun göreve geleceği gün olan 10 Eylül’de hayata geçirildi. Geçtiğimiz hafta L’Humanite gazetesi’nde yayınlanan Olivier Chartrain, Scarlett Bain, Zoé Diraison, Pierric Marissal, Stéphane Guérard tarafından hazırlanan, farklı kesimlerden insanların neden bu eylemlere katıldığına dair görüşler içeren haberi Umut-Sen Çeviri kolektifi olarak çevirdik.
Kararlarını verdiler ve yaz başında sosyal medyada başlayan “Her şeyi durduralım” hareketine katıldılar. 10 Eylül’de yeni tür bir sosyal hareket başlatacaklar. L’Humanité, Fransa’nın dört bir yanında öfkelerini dile getirenleri dinledi.
Mimosa, 36 yaşında, öğretmen ve Inverti·e·s1 üyesi
“LGBT+ bireyler de diğer kesimler gibi saldırıya uğruyor”
“10 Eylül Barnier ve Bayrou hükümetlerinin sosyal yıkımına karşı bir dönüm noktası olabilir. LGBT+ bireylerin büyük çoğunluğu, diğerleri gibi saldırıya uğrayan işçilerden oluşuyor. Emeklilik reformuna karşı yapılan protestolarda olduğu gibi kendi özel koşullarımız etrafında da harekete geçmek istiyoruz. Transfobi giderek güçleniyor. Kurumlar okul müdürü Caroline gibi intihar eden kişileri2 korumuyor. ALD’ye (uzun süreli hastalık) yönelik bütçenin azaltılması özellikle bizim topluluğumuzu etkileyecek. Çok güvencesiz durumdayız.3 Sağlık ve sosyal güvenlik konuları bizim için önemli konular. Île-de-France halk toplantısına katıldık. Çarşamba sabahı tüm işçilerle birlikte blokajlara katılacağız. LGBT+ halk toplantıları yaptık ve saat 10.30’da hareketin bir parçası olduğumuzu belirtmek için sembolik bir eylem yapacağız. Taleplerimiz spesifik olsa da bunları öne çıkarmak tüm işçi sınıfını ön plana çıkarmak ile bağlantılı. Hep birlikte harekete geçmek farklılıklar barındıran işçi sınıfını grev perspektifiyle birleştirmemizi sağlayacak. Emeklilerin hareketinin büyüklüğünü göze alırsak kazanmak için daha büyük bir güç dengesi gerektiği açıkça ortada. Ben, bir öğretmen olarak, 10’unda kesinlikle grevde olacağım!
Christophe, 58 yaşında, ambulans şoförü, CGT üyesi ve PCF üyesi
“Patronlara karşılıksız para vermeyi bırakmalıyız”
“Sosyal güvenlik sistemi benim için özellikle önemlidir. Ard arda gelen hükümetler patronları sosyal yüklerden muaf tutarak bu sistemi sürekli olarak saldırıya uğratmış, açığını artırmıştır. Sağlık sistemini tamamen parçaladılar. Kararnamelerle François Bayrou ile Emmanuel Macron’un gizlice katkı paylarını iki katına çıkarmaya çalışmaları bir skandal! Patronlara karşılıksız para vermeyi bırakmalıyız. Onlara milyonlar veriyoruz, fabrikalar açıyorlar ve sonra kapatıyorlar. Hiçbir şekilde hesap sorulmadan bu fabrikaları başka yerlere taşıyorlar. Özel sektöre verilen bu hediyeler yerine kamu hizmetlerine yönelseler, vergi kaçakçılığı ve vergi optimizasyonu uygulamalarıyla mücadele etseler daha iyi olur. İşverenlere verilen 211 milyarlık yardıma bir göz atmak gerek. 44 milyarlık tasarruf mu arıyorsunuz, beni hükümete çağırın, hemen bulurum! CGT sendikasına üye olduktan sonra Komünist Parti’ye katıldım. Bu yüzden sosyal adalet ve servetin yeniden dağıtılması için mücadeleyi bugün ve bundan sonra da sürdüreceğim. Öte yandan, bu belirsiz hareket içinde faşist olarak tanımlanmak istemediğim için sendika yeleğimi giyeceğim.
Éric, 56 yaşında, eski sarı yelekli
“Halkın 2018’deki gibi yeniden bir araya gelmesi gerekiyor.”
“Bayrou iki resmi tatili kaldırmak istiyor. Sarkozy’nin ‘Daha fazla çalış, daha fazla kazan’ sloganından Bayrou’nun ‘Daha fazla çalış, aynı miktarda kazan’ sloganına geçmiş olduk. Bu daha da kötü. Bu yüzden grev yapacağım, protesto edeceğim, ekonomiyi durdurmak için para harcamayacağım. Benim gibi birçok eski sarı yelekli 10 Eylül hareketine katılacak. Halkın 2018’de olduğu gibi yeniden bir araya gelmesi ve kutsal kaseye ulaşması, yani mücadeleleri birleştirmesi gerekiyor. Gönlümden geçen “Her şeyi durduralım” hareketinde daha fazla genç görmek. Hükümetin en son 2006 yılında gençlerin iş sözleşmesi (CPE)4 tasarısına karşı başlattığı hareket sonucunda geri adım atmıştı. Bu yeni harekete inanıyorum. Eski bir sarı yelekli olarak bir ağaç dikiyormuşum gibi hissediyorum. Ama bu sefer, daha güzel ve daha uzun ömürlü olmasını umuyorum.”
Safia, 46 yaşında, CGT demiryolu işçisi
“Kemer sıkma politikası iş yerinde de hissediliyor”
“Kemer sıkma politikası Bayrou hükümeti ve öncekilerin kabul ettiği bütçelerde yer alıyor. İş yerinde de hissediliyor. Geçen yıl SNCF Réseau şirketi5, 1000 kişinin işten çıkarılmasına eşdeğer bir verimlilik artışı elde etti. Amaçları hepimizin görevlerimizin %130’unu yerine getirmemiz. Altı ayda bir yapılan yeniden yapılanma süreçlerinde personel sayısını azaltacaklar. Ancak SNCF küçük ellerin zinciri gibidir. Kondüktörden satış temsilcisine, bakımdan temizlik personeline ve yolcuları bilgilendirmek için teknik imkanları sağlayan personele kadar, burası bir karınca yuvası gibidir. Giderek sayısı azalan bir karınca yuvası… CGT demiryolu işçileri sendikası taleplerimizi dile getirmek için yeni eğitim-öğretim döneminde eylemler planlamıştı. 10 Eylül hareketi ile grev dışında başka yollarla öfkeli insanları bir araya getirerek bir heyecan yaratıldı. Bu iyi bir şey çünkü patronları şaşırtacak yeni bir eylemlilik tarzı yaratılıyor. Sayımız ise gücümüzü oluşturuyor.
Luc Viry, 51 yaşında, öğretmen
“Borcu ödemek emekçilerin görevi değil”
“François Bayrou’nun bütçe tasarısı, emekçilerin sırtından tasarruf etmekten ibaretti: tatil günlerinin kaldırılması, sağlık hizmetlerine saldırılar, sözde ayrıcalıklı ”boomer” neslinin hedef gösterilmesi… Borcu ödemek emekçilerin görevi değildir. En zenginlerin serveti durmadan büyüdü, hissedarlar gitgide daha da zenginleşiyor: Borcu ödemesi gereken onlardır! Biz öğretmenler, çalışma koşullarımızın kötüleşmesi, maaşımızı belirleyen endeks katsayısının dondurulması sebebiyle hiç ayrıcaıklı bir konumda değiliz. Ay sonunu zor getiren işsiz ebeveynlerin çocuklarıyla çalışıyoruz ve ebeveynlere saldırıldığında, çocuklara da saldırıldığı açıkça görülüyor. Birlikte mücadele etmeliyiz. Bugün Çarşamba olduğu için greve katılamayacağım ama Chartres’da düzenlenecek mitinge gideceğim. Bu hareketin nereden çıktığı tam olarak belli değil. Ben FSU-Snuipp6 sendikasına üyeyim ama bu hareketin sendikalar ve siyasi hareketlerin dışında kalması benim için sorun değil. Sarı yelekliler hareketine de katılmıştım. İnsanlar öfkeli olmakta haklı ve evet, en zenginlerin parasına dokunabilmek için ülkede hayatı durdurmak gerekiyor. Etrafımızdaki insanlarla konuştuğumuzda, insanların harekete geçmeye hazır olduğunu görüyoruz. Önümüzdeki günler önemli olacak. Bayrou artık yok, ama bundan sonra olacakları durgun bir şekilde beklememeliyiz .”
Géraldine Doriath, 53 yaşında, hemşire ve tek başına çocuk yetiştiren anne
“Birlikte, bu hareketi kendi tarzımızla siyasallaştırıyoruz.”
“Biz kadınlar, bu durumdan en çok etkilenenleriz ve her zaman ön saflarda, kilit sektörlerde yer alıyoruz. Ben hemşireyim. Bakım ve eğitim sektörlerinde çalışanlar da var. Bir tıbbi-psikolojik merkezde psikiyatri alanında çalışıyorum. Burada, büyük bir yoksulluk içinde yaşayan birçok yalnız kadına ama aynı zamanda aile bakıcılarına ve birçok engelli kişiye destek oluyoruz. Biz toplumun yoksullaşmasının bir barometresi gibiyiz. Yalnız Anneler Hareketi’yle ancak sosyal medya üzerinden harekete katılıyoruz.7 Bu coşku, insanı heyecanlandırıyor! Çalışma saatlerimiz ve çocuklarımızın bakımı nedeniyle müsait olmak zor. Sosyal medya sayesinde gelişmeleri takip edebildim. Halk toplantılarına katılmak için zaman ayırdım ve bildiklerimi aktardım. Bu ikinci bir iş gibi. Diğer annelerle birlikte yalnızız ama bir aradayız. Bu hareketi kendi tarzımızda siyasallaştırıyoruz. Her dört aileden biri tek ebeveynli. Çoğunluğu da işçi sınıfından. Nahel’in ölümünden sonraki süreçte,8 hükümetin yalnız anneleri nasıl damgaladığını gördük. Çok şiddetliydi. Sağlık kesintilerini kabul ettirmek için de aynı şey yapılıyor. Kasayı sanki hastalar boşaltıyorlarmış gibi suçluyorlar. Barikat kurmak isterdik ama çocuklarla bu biraz zor. Kendimizi tehlikeye atmamalıyız, bu yüzden insanları bilinçlendirmek için France Travail9 genel müdürlüğü önünde toplanmaya çağırdık.”
Jacqueline, 60 yaşında, emekli
“Harekete geçiyorum, çünkü yoksulluğun her an herkesi vurabileceğini hissediyorum.”
“Bu, inaktifler10 için olduğu kadar, güvencesiz durumda olan çalışanlar için de çok karmaşık bir durum. Kocamla birlikte çok iyi bir durumdayız ancak çocuklarım ve torunlarım için, hatta daha da ötesi, tüm vatandaşlar için harekete geçiyorum. Çünkü bugün yoksulluğun her an herkesi vurabileceğini hissediyoruz. Özellikle halkı dinlemeyen bu hükümete çok kızgınım. Hükümet, 49.3 maddesiyle11 ve kararnamelerle bizim görüşlerimizi hiç dikkate almadan, hatta karşı çıktığımızda daha da fazla şekilde yasa geçiriyor. Otelimde çalıştığım zamanlarda siyasetle ilgilenmiyordum, ama sonra emeklilik reformuna karşı protesto ettim. Ve sonuç ne oldu gördük… Bu deneyimden sonra, siyasi karar vericilere ve sendikalara olan güvenimi tamamen yitirdim. Hâlâ ihanete uğramış hissediyorum. Bu nedenle, vatandaşların kendileri tarafından yürütülen ve barışçıl, apolitik ve tarafsız bir hareketi destekliyorum. Siyasette, iş dünyasından veya işçi kesiminden birinin iktidara gelmesini istiyorum. Çünkü iş dünyasında biri iyi bir ciro elde edemediğinde ve yanlış kararlar aldığında normal şartlar altında kovulur.”
Louise Thomin, 21 yaşında, Paris’te Coğrafya yüksek lisans öğrencisi
“Öğrenciler için hiçbir şey yapılmıyor”
“Benim öğrenci hayatım çok klasik bir seyir izledi. Normandiya’nın küçük bir köyünden geliyorum ve okumak için Paris’e geldim. Orta sınıftan gelen ailem benim eğitimim için para biriktirdiklerini, ancak Paris’te yaşamın mali açıdan zor olacağını hep söylemişlerdir. APL12 aldım, ancak CAF’ın13 kötü iletişimi nedeniyle bir süre bu yardımı kaybettim. Son aşamada bursluydum, ancak bugün ailem artık yardımı alabilecek kadar yoksul değil. İşte tüm ironi bu! Yardım almadığınızda seçimler yaparsınız. Dışarı çıkmazsınız, kalitesiz ürünler alırsınız, öğün atlarsınız… Bana göre, öğrencileri desteklemek için hiçbir şey yapılmıyor. Navigo14kartı, Crous15 kiraları ve kayıt ücretleri artıyor. Kaybeden biziz. Bayrou’nun mali yardımları tek bir kurumda toplama fikri hiçbir şeyi düzeltmeyecek. Kamu hizmetlerinde yapılan bütçe kesintileri de bize özellikle zarar veriyor. Üniversitelerde kadroların kaldırılması, öğrencilerin sıkı elemeden geçirilmesi… Bireysel veya toplu düzeyde olsun bu bütçe eksikliği öfke, hayal kırıklığı ve izolasyona neden oluyor. Yeter artık! Eylemlere alışkınım, ama bu seferkinin farklı bir tadı var. Sayımız çok, insanlar hazırlanıyor. Kolektif örgütlenmeyle işleri değiştirebileceğimize ve sesimizi duyurabileceğimize inanıyorum. Buna inanıyorum.”
Çeviren: Harun Arslan
- Transseksüel homoseksüelliği politik kimlikler olarak tanımlayan, marksist örgüt
↩︎ - 1 Eylül’de mobbing ve işyerinde homofobi yüzünden intihar eden okul müdürü Caroline Grandjan
↩︎ - AIDS, Alzheimer, Parkinson, ağır kalp ve kas hastalıkları vb. uzun süre bakım gerektiren hastalıkları kapsıyor. Macron’un kemer sıkma politikaları bu programdan yararlanan hastaların ödediği katkı paylarının artışını hedefliyor. ↩︎
- Contrat Première Embauche- Bu yasanın en öne çıkan özelliği, 26 yaşından küçüklerin hiçbir sebep göstermeden kovulabilmesiydi. ↩︎
- 1 Ocak 2020 tarihinde kamu sermayeli şirket olarak yeniden yapılandırılan Fransız demiryolu kurumu. Hala özelleştirilmese de farklı sol/sosyalist örgütler tarafından özelleştirmenin ilk adımı olarak görülüyor. ↩︎
- İlköğretim öğretmenleri sendikası ↩︎
- Yalnız anneleri korumak ve haklarını savunmak amacıyla kurulmuş ırkçılık karşıtı ve feminist dernek
↩︎ - Haziran 2023’te 1 Nanterre’de trafik kontrolü sırasında bir polis memuru tarafından vurularak öldürülen 17 yaşındaki Nahel Merzouk ↩︎
- Fransa İş ve İşçi Bulma Kurumu
↩︎ - Fransızcada ne çalışan ne işsiz olanları kapsayan genel istatistiki terim. Öğrencileri, emeklileri, ev kadınları gibi ücretlendirilmeyen emekçileri ve engellileri kapsıyor. ↩︎
- 49.3, Başbakan’a Ulusal Meclis’in oylaması olmadan bir yasa tasarısını kabul ettirme imkanı veren yasanın adıdır. Bu yasa kapsamında hükümet güven oylamasında başarısız olmazsa metin kabul edilmiş sayılır.
↩︎ - Aide Pour Logement- Üniversite öğrencilerine ve düşük gelir gruplarına yönelik kira yardımı
↩︎ - Caisse Allocations Familiales- Sosyal yardım ve ödenekleri düzenleyen kurum ↩︎
- Paris’teki toplu ulaşımı düzenleyen kurum ↩︎
- Yurtlar, yemekhaneler ve öğrenci burslarını düzenleyen kurum ↩︎



