spot_img
spot_img
Ana SayfaManşetBu kez film tutmadı, KFC ve Pizza Hut’ta iflas yalanı

Bu kez film tutmadı, KFC ve Pizza Hut’ta iflas yalanı

Sümeyra Göztepe – Burcu Çıra

ABD menşeli KFC ve Pizza Hut’ın Türkiye temsilcisi İŞ Holding’in 7,7 milyar TL borçla konkordato talebinde bulunması üzerine mahkeme, grup şirketleri ve sahibi İlkem Şahin için üç aylık geçici mühlet kararı verdi. Türkiye genelindeki yaklaşık 6 binden fazla işçi kıdem tazminatları, izin alacakları ve diğer hakları için birkaç gün önce eylemlere başladı. İş Gıda AŞ’nin konkordato ilanıyla yaptığı bu işçi kıyımı ve dolandırıcılığın ardında neler var, biraz yakından bakalım.

ABD’li restoran zinciri sahibi Yum! Brands, 8 Ocak 2025 tarihinde Türkiye’de KFC ve Pizza Hut’ın franchise işletme hakkını elinde bulunduran İŞ Gıda AŞ ile anlaşmasını feshettiğini duyurdu. İŞ Gıda, bir İŞ Holding iştirakiydi, Türkiye’deki tüm KFC ve Pizza Hut restoranlarının da sahibi ve işletmecisiydi. Yum! Brands, fesih kararının İŞ Gıda’nın gerekli standartları karşılayamaması nedeniyle alındığını duyurdu. Yum! Brands Finans ve Franchise İşleri Direktörü Chris Turner’in konuyla ilgili açıklaması şöyle:

“İşletmemiz için ‘3C’ olarak adlandırdığımız, yetkin, sermayesi güçlü ve işine bağlı franchise ortaklarına sahip olmak kritik öneme sahiptir. Onlara başarılı olmaları için gerekli desteği ve araçları sunmaya çalışırken, ortaklarımızdan da müşterilerimize yüksek kaliteli deneyimler sunmalarını bekliyoruz. Fesih öncesinde Yum! Brands, İŞ Gıda ile birkaç ay boyunca işbirliği yaparak destek sağlamaya ve temel sorunları çözmeye çalıştı. Ancak, İŞ Gıda nihayetinde standartlarımızı koruyamadı ve franchise sözleşmelerinin temel hükümlerine uyum sağlayamadı. Markalarımızı korumak, franchise verenler olarak temel görevimizdir ve müşterilerimizin sevdiği kaliteli yemek deneyimlerini sunabilmemiz için operasyonel standartlara uyumu sağlamak adına gerekli tüm önlemleri alacağız. Yum! ve markaları, gelecekte Türkiye pazarında müşterilerine yeniden hizmet vermeyi sabırsızlıkla bekliyor.”

Google’da basit bir araştırmanın ardından bir dizi yorum ve açıklamayla karşılaşıyoruz. Bu fesih, Türkiye’de faaliyet gösteren 283 KFC ve 254 Pizza Hut restoranını etkiliyor. Yani toplamda 572 işletmeden ve bundan etkilenen en az 6 bin çalışandan bahsediyoruz. Yum! Brands, bu restoranların en azından geçici süreliğine kapanacağını söylüyor. Şirket, Türk tüketicilerinin sadakatini takdir ettiğini ve bölgeye olan bağlılığını sürdürdüğünü, mümkün olduğunca çok restoranı yeniden açmak için çalıştığını aktarmış. Müşterilere ve bölgeye olan bağlılık göz yaşartıcı. Ülke insanını küstürmeyen ancak binlerce işçi ve aileyi mağdur eden bu işçi kıyımı karşısında gözlerimiz yaşarmıyor, öfkeleniyoruz.

Yum! Brands ayrıca, feshedilen franchise sözleşmeleri kapsamında yasal süreç başlattığını açıkladı. İŞ Holding’in sahibi İlkem Şahin, son iki yıldır KFC ve Pizza Hut için Almanya’daki “master franchise” işletmecisi olarak da görev yapıyordu. Ancak Aralık 2024’te Yum! Brands, Almanya’daki master franchise haklarını geri alarak bu pazardaki yönetimi tekrar üstlendi. Firma, resmi sitesinde Türkiye’deki fesih kararının Almanya operasyonlarına herhangi bir etkisi olmayacağını, Almanya’daki tüketicilere hizmet vermeye devam edeceğini, KFC ve Pizza Hut markalarını franchise ortaklarıyla birlikte büyütmeyi planladığını ifade ediyor.

Yum! Brands, 2024 yılı dördüncü çeyreğinde yaklaşık 60 milyon dolarlık vergi öncesi özel bir maliyet kaydedeceğini öngördü. Bu maliyetler, Almanya’daki franchise haklarının geri alınmasıyla ilgili işlem maliyetleri ve Türkiye operasyonlarının feshiyle bağlantılı maliyetlerden oluşuyor. Feshi Türkiye’deki franchise işletmecisine ve pazara özgü sorunlara bağlayarak, Türkiye’deki restoranların son dönem satışlarının markaların küresel ortalama satışlarının oldukça altında kaldığını, bu nedenle restoran kapanışları sonrası kaybedilecek telif ücretlerinin Yum!’ın 2025 ve sonrasındaki temel işletme kârı üzerinde önemli bir etkisi olmayacağını da ekliyor. Türkiye’deki kapatmalar, Yum! Brands’in 2025’in ilk çeyreği sonunda açıklayacağı toplam restoran sayısında azalmaya neden olacak. Ancak bu tek seferlik azalma dışında Yum! Brands küresel büyüme hedeflerine güveniyor ve bu fesih kararının diğer pazarlarda bir etkisi olmayacağını bildiği açıklamalar yapıyor.

KFC ve Pizza Hut dışında İŞ Holding’in diğer faaliyet alanlarına baktığımızda iflas kartını sıkça kullandığını görüyoruz. Türkiye’deki 283 KFC ve 254 Pizza Hut şubesi, Almanya’daki Ober-Schmitten kağıt fabrikası ve Almanya’daki BBS jant fabrikası… Birbirinden çok uzak gibi görünseler de ortak bir noktaları var. Üç örnekte de satın alımdan kısa bir süre sonra yapılan iflas başvurusu ve hakları gasp edilen işçiler var. İŞ Holding ayrıca Almanya’da yayın yapan Rhein Main TV’nin de sahibi. Burada da benzer bir süreç söz konusu. Çalışanların ücretleri ve faturalar geç ödeniyor hatta bazen ödenmiyor. Bu nedenle televizyon geçici süreyle yayını durdurmak durumunda kalıyor.

İsminden dolayı bir devlet kuruluşu sanılan İŞ Holding, ismini holdingin kurucusu Hüseyin Şahin’in oğlu İlkem Şahin’in adının baş harflerinden alıyor. Gıda, tekstil, enerji, inşaat, medya, dış ticaret, yazılım, lojistik ve enerji alanlarında faaliyet gösteren holdingin yönetim kurulu başkanı olan İlkem Şahin, ABD’de eğitimini tamamladıktan sonra aile şirketinde çalışmaya başlıyor. Türk-Amerikan Platformu Kurucu Başkanı olan Şahin, ABD başkanlık seçimlerinde Obama kampanyasının Türkiye başkanlığını yapmış ve Hillary Clinton’ın seçim kampanyasının yurtdışı finans komitesi üyesi.

X platformundaki profilinde yazan “hiçlikten gelen bir yolcu” sıfatının da bir anlamı var elbette. Bülent Arınç başbakan yardımcısı olduğu 2012’de, İŞ Holding’in desteğiyle açılan Atölye Hiç’te üretilen eserlerden oluşan “Hiç’ten Gelenler” hat ve tezhip sergisinin açılışına katılmış. Bunlar gereksiz ayrıntılar gibi görünse de arka planda kurulan ilişkileri gözler önüne sermesi açısından kritik. Çünkü bu ayrıntılar “holdingci güçler” tanımının karşılığını veriyor. Bir yanda devlet-sermaye ilişkisi kâr oranlarını arttıran, dört yılda dört kat büyüyerek servet birikimi yapan İŞ Holding, diğer yanda iflas bahanesiyle her seferinde hakları gasp edilmeye çalışılan işçiler var.

İlkem Şahin, hiçlikten karunluğa varılan yolculuğa holdingci ağlarla, misal Bülent Arınç ile giderken bunu elbette böylesi bir düzlükle değil, kendini filozof zannettiği zırvalıklarla süslüyor. Ancak kendisi bu yolculuğu asıl hiçliği yaşattığı işçilerin alınteriyle yapıyor. Binlerce işçinin içinde 19 yaşında kredi borcu olan gençler, yeni evlenenler, çocuklu aileler, yalnız başına yaşam mücadelesi veren, ömrünün büyük bölümünü restoranlarda tüketerek yaşlanmış insanlar var. İşçilerin yaşamlarına dinamit döşediği yolculuklarına güzellemesi varsa da görmek istemiyoruz. Süslü laflara, yalanlara ve manipülasyonlara kanmayacak kadar hayati gerçeklikleri var işçilerin.

İŞ Gıda AŞ’nin konkordatosu işten çıkış işlemlerini engelliyor. İşçiler işten ayrılamıyor, sigortalı bir işe giremiyor. Çünkü yapılan sözleşmeye göre, bunu yaptıkları takdirde tüm haklarından feragat etmiş olacaklar. İŞ Gıda, 5 Şubat’ta Rüzgarlıbahçe’de bulunan ana binayı boşaltarak eşyalarını kaçırdı. İşçiler kayyum atandıktan sonra bir teknik yetkili tarafından Pizza Hut markalarının el altından nakit karşılığında satış pazarlığının başka pizza markalarına teklif edildiğini aktarıyor. Kâr/zarar raporlarında gösterilen giderlerin hiçbiri ödenmemiş durumda. Tüm bu süreçler kamuoyuna yeni yansımış olsa da işçiler yaklaşık iki senedir maddi kayıplar ve hak gaspları yaşıyor. Peyman’da alınan kredinin farklı amaçlar için kullanıldığı belirtiliyor. İşçiler İlkem Şahin’e ait olan jant fabrikasının, şirketin uydurduğu mağduriyetin aksine tedarik sorunları yaşanan bir dönemde satın alındığını aktarıyor.

KFC ve Pizza Hut’taki işçiler ocak ayında 30 gün çalışmış olmalarına rağmen maaşlarını alamazken, Krispy Kreme şubeleri büyümeye devam ediyor, hatta Krispy Kreme çalışanlarına ikramiye veriliyor. Konkordato kararından hemen önce İŞ Gıda’ya ait olan Krispy Kreme şubelerinin isim hakları, Krispy Kreme Üretim AŞ firması olarak isim değişikliği yaptı. ‘Yılın Farkındalık Yaratan İş İnsanı’ ödülü, sürdürülebilir büyüme, yenilenebilir enerji, katma değerli yatırım, kadın voleybol liginin ana sponsorluğu derken İlkem Şahin’in aklına emeğini çaldığı işçiler gelmiş olacak ki 23 Ocak’ta Krespy Kreme Gıda Üretim Limited şirketindeki 32 milyon 482 bin 450 TL sermaye karşılığı 1 milyon 281 bin 938 adet payı hukuki ve mali yükümlülükleriyle Elif Gökçe Şahin’e devretti. Konkordato ilanından hemen önce yapılan bu hamle, dava dilekçesinin alacaklılar kısmında işçilerin yok sayılmasıyla birlikte okunduğunda amaç açıkça görülüyor. Konkordato başvurusu gerekçesinde uzun uzun durumu anlattıktan sonra satışa konu olmayan 100 dükkanı yerli ve milli pideci yapacağını söyleyen İlkem Şahin, mevcut çalışanlarını istihdam edeceğini söylüyor. 6 binden fazla çalışanı 100 tane pide dükkanında istihdam etmeyi düşünmek, çalışanlarına söylediği “biz bir aileyiz” yalanıyla aynı yere denk düşüyor.

“Ne yazık ki restoranlarımızı tamamen kapatmak zorunda kaldığımız ve artık gelir elde edemediğimiz bir ortamda kaybettiklerimizi alabilmek için bizi bu duruma düşürenlerden yasal yollardan mücadelemizi sürdürmek zorundayız. Bu hem benim, hem çalışanlarımın ve ailelerinin, hem de şirketlerimin mağduriyetlerini gidermek için attığımız çok önemli bir adım, sonuna kadar peşini bırakmayacağım.”

İlkem Şahin, timsah gözyaşlarıyla ajitatif cümleler kurarken işçilerin emeği ve alınteriyle 50 milyon TL’ye yalı satın alabilmiş. Mağduriyetlerin giderilmesi adına atılan adımların yolu holdingciler için yalıya çıkıyor.

İşçilerin adımıysa daha net: “Yalıyı sat, maaşımızı öde!” Yoksullara reva görülen sefalet, holdingcilerin şatafatlı hayatları konforundan eksilmeden sürebilsin diye. Ancak 6 bin işçinin, binlerce ailenin hayatıyla oynarken çokça kez düşünmek gerektiğini holdingcilere hatırlatmak gerek. İşçilerin bu hatırlatmayı her gün daha kararlı şekilde yapacaklarına eminiz. Saflar belirli. Safımız belli.

Holdingci güçler ağına karşı gücünü üretiminden, emeğinden, haysiyetinden alan yoksullar, emekçiler var. Biz buradayız. Bütün adanmışlığımızla ellerimiz holdingcilerin boğazında, işçilerin omuzlarında. Bu düzensiz dünyanın günahını garipler çekmeyecek. Yakarsa dünyayı garipler yakacak.

spot_img
İlgili İçerikler

Son Eklenenler