UMER Haddecilik’te sendika düşmanlığı: Fabrikayı ‘kapattılar’

0

Karabük’te UMER Haddecilik’te çalışan işçiler olumsuz çalışma koşulları ve düşük ücretler sebebiyle Birleşik Metal-İş’e örgütlendi. 43 çalışanın 36’sının sendikalaşması ile çoğunluk sayısına ulaşan ve Yetki Belgesi’ni alan işçilerden önce 7’si işten çıkartıldı. 7 kişinin işten çıkartılması üzerine fabrikada iş durdurma eylemi gerçekleşti ve atılan işçiler işe iade edildi. İşveren bunun üzerine ise fabrikayı kapattığını duyurarak tüm çalışanları işten çıkarttı. İşveren işçilere karşı sorumluluklarını reddederken sendikayı da açıkça kabul etmedi. Pazartesi günü işten çıkartılan işçiler ise 2 gündür fabrika önünde direniyorlar.

Fabrika önünde direnişe geçen işçilerden Erkan Kaynar ile fabrika içindeki çalışma koşulları, örgütlenme süreci ve başlattıkları hak mücadelesi hakkında konuştuk.

Fabrika içindeki çalışma koşulları ve örgütlenme sürecinden bahsedebilir misiniz?

Ben fabrikaya ilk girenlerdenim. Öncelikle fabrikada kurulumu yaptık, mamülleri yerleştirdik. Üretime geçtik ve süre zarfında patronların sözlerini tutmadığını gördük. Her seferinde, “Zam yapılacak, koşullar iyileşecek, işten çıkmayın” diyerek bizi kandırdılar. İlerleyen günlerde tekrar zam yapmayacaklarını söylediler. Her seferinde sıkıntı çıkardılar. Biz her seferinde mağduriyetimizi dile getirdik. Çok fazla iş yaptırılıp çok düşük bir ücret alıyorduk. Bu iş bu şekilde devam etmeyecek diye defalarca uyardık. Ancak ciddiye alınmadık. Bizde haklarımızı savunmaya karar verdik ve Birleşik Metal-İş ile görüştük. Fabrika içinde iş güvenliğine hiç önem verilmiyordu, iş elbiselerimiz bile temin edilmiyordu. İş kazanları gerçekleşti. İş kazası olarak göstermemek için özel hastanelerden raporlar alındı. İçeri de çok fazla baskı uygulandı. Biz sendikalaşmaya başlayınca ise farklı bir yön çizdiler ve fabrikayı kapatıyoruz dediler. İşten çıkalım diye aşırı bir baskı uygulandı. En son ise bu noktaya geldik, şu an fabrikada üretim durdu.

Çalıştığınız fabrika ne üzerine üretim yapıyordu?

Demir ve çelik üzerine çalışıyorduk. Kare ve yuvarlak yapıyorduk.

İçeride yaşanan iş kazalarından bahsedebilir misiniz?

Burası ağır metal sanayi olduğu için ayağınıza ağır bir metal düşmesi, metal ile  el sıkıştırmalar gibi iş kazaları yaşandı. Bu kazalar yaşanmaya başladığında sadece ilk iki arkadaş iş kazası aldı. Sonrasında ise özel hastanelere götürmeye başladılar. İş kazası olarak yazılmasın diye ve iğneleyici laflar ile yaptılar bunu. Yapmayın sonrasında sıkıntısını yaşarsınız, biz size parasını veririz zaten gibi söylemlerde bulundular.

Aldığınız ücret, ek mesai ücretleri, mesai şartları nasıldı?

Bize yaptığımız mesaileri elden veriyorlardı. Sigorta primlerimizden çalıyorlardı açıkça. Bu aynı zamanda devletten vergi kaçırmaktadır. Biz yine defalarca dedik ki bu paraları bankadan yatırın, sigorta primlerimiz yüksekten yatsın. Gününde birinde yapacağız diye defalarca ötelediler. Bundan ötürü bir sürü sorun yaşadık. İşçi alıyor 1600 lira maaş ama ek mesai ile o 2400 lira oluyor fakat yatan maaş 1600 lira. 1 seneyi geçmesine rağmen en son sendikalaşma başladığında ücretleri son iki ayda tamamen hesaba yatırmaya başladılar. Ben sen sonunda dedim ki patrona, ben bunu şikayet edicem düzeltilmediği taktirde gidip şikayet edeceğim.

Fabrikada kaç işçi çalışıyordu?

Fabrika içinde 43 kişi çalışıyordu. Bunlardan 5’i beyaz yakalıydı. 38 tane işçi vardı. İşçilerinde zaten 2’si harici sendikalıydı. Şu an herkes işten çıkartılmış durumda. Şöyle bir durum oldu. Biz burada toplu sözleşme yetkisi aldık. Birden biz kapatıyoruz dediler ve bize hiçbir şey dahi imzalatmadan çıkışımızı verdiler. Haklarımızı da vermediler.

Yasal süreç ne şekilde işliyor?

Sendikamız süreçte öncelikle işe iade ile dava açtı. Bundan sonrasında da diğer davalar takip edilecek. Biz burada Yetki Belgesi aldık ancak işveren ona itiraz dahi etmedi. Yani sendika tamamen yetkili olmasına rağmen çıkışımız verildi.

Bundan sonraki eylemlilik planınız nedir?

İşten çıkışımız Pazartesi günü verildi. Bizde o günden beri fabrika önünde direnişteyiz. Pazartesi günü ne olduğu hakkında çok fikrimiz yoktu zaten. Pazartesi işten çıkarken yarın gelmiyorsunuz, hesaplar da fabrika da kapandı dediler. Öncesinde de bunun uyarısını yapmışlardı da biz yapmazlar sandık. Fabrika şu anda komple kapalı, yalnızca güvenlikler bekliyor.

Direniş maddi ve manevi zor bir süreç yaratabiliyor. Sizin aileleriniz direniş kararınıza tepkisi nasıl oldu?

Burada herkesin eşi var, çocuğu var. Zaten çalışırken de alıyorlardı 1600 lira. Herkes zar zor geçiniyordu. Mesailer olmasa hiç geçinilemeyecek. Şu anda kimsenin maaşı kalmadı. Biz iş arayışına da girmedik çünkü zaten bir işimiz var. Bu olayın kış olması da ekstra bir zorluk kattı. Ailelerimiz elbette tedirgin ama direneceğiz.

Sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Biz tabi ki haklı olduğumuz bir davayı savunuyoruz. Arkadaşlarımız ile birlikteyiz. Bundan sonra sendika kararı bize ne diyorsa bunu yapacağız. Grevse grev, direnişse direniş.

 

 

Share.

Comments are closed.