gününde

Türkiye Burjuvazisi’nin Öyküsü – Demir Işık Dahi

0

“İlkel birikim nedir? Ya da siyasi iktidarlar kendi burjuva sınıfını nasıl yaratır?”

Sınavın ilk sorusu buydu. Bölümün en sıra dışı profesörünün dersinin sınavıydı. Normalde final haftası ücretsiz izne ayrılırdı ama fabrikada acil siparişler vardı ve bütün izinler durdurulmuştu. Gece mesaisinden çıkıp sınava girmişti. Kafası sürekli önüne düşüyordu. Uyumamak için kolunu sertçe çimdikledi. Ne yazacağını düşünerek seyretti boş, beyaz kağıdı bir süre. Gelirken otobüste okuduğu gazete haberi geldi aklına. Gülümsedi. Hızla, haberde okuduklarını yazmaya başladı kağıda:
*Şehir Üniversitesinin tahsisini başbakanlığım sırasında ben yaptım.
*Tahsisini ben yaptığım halde malum zat başbakan olunca bunu mülkiyet devrine dönüştürdü. Bu yapılamaz.
*Türkiye’de hiçbir üniversiteye tapu devri yoktur, olmamıştır. Bu mülkiyet devrini yaparken (Davutoğlu’nun) yanında Ali Babacan, Mehmet Şimşek, Feridun Bilgin var. Halkbank’tan kredi alıyorlar.
* “Halef selef olduğumuz cumhurbaşkanı aradı ‘Arzu ederseniz bunu çözersiniz’ dedi. Buranın hamisi Marmara Üniversitesidir. Biz ne oradaki öğrencilerin ne de akademisyenlerin düşmanıyız. Burada Halk Bankasının dolandırılması söz konusu.
* Bunlar Halk Bankası’nı da dolandırmaya çalışıyorlar. Halk Bankası’ndan kredi talebinde bulunuyorlar. Halk Bankası ciddi bir kredi veriyor. Maalesef bunlar, ödeme planında Halk Bankası’na ödemeleri yapmıyorlar. Halk Bankası da kendilerini sürekli uyarıyor. Şu anda borçları 417 milyon noktasında.”
Sınav sonuçları açıklandığında ikinci en yüksek not onunkiydi. En yüksek notu alan arkadaşına merakla sordu:
– İlk soruya ne yanıt vermiştin.
– ‘Mal Sahibi, Mülk Sahibi Hani Bunun İlk Sahibi’
Okuldan çıkınca, ev kirasını ödemek için, aceleyle bankaya gitti. Bankadan çıkarken gözü Şehir Üniversitesi’ne bağlanan eski yurduna takıldı. Sıcak, aydınlık odasını özlemle hatırladı. Gece mesaiye gideceği geldi aklına, hayallerden sıyrılıp, birkaç saat olsun uyuyabilmek umuduyla, karanlık, soğuk, bodrum kattaki dairesine doğru yürümeye başladı, Şehir Üniversitesi’nin yanındaki caddeden yukarıya.

Üniversitenin önünde park etmiş lüks arabalara bakarken gelecek ayın kirasını düşündü. Yerden aldığı kaldırım taşını fırlattı arabalardan birinin camına. Elinde teyp, koşarken attığı kahkahalar Şehir Üniversitesi’nin camlarında yankılanıyordu.

Demir Işık Dâhi

(Sio Direnişçisi)

Share.

Comments are closed.