gününde

Türk-İş’in TİS rezaletine dair değerlendirmeleri VI – Cargill Direnişçisi Suat Karlıkaya

0

Türk-İş’in kamuda TİS sürecindeki rezaletine dair sendika yöneticileri ve direnişçi işçiler ile gerçekleştirdiğimiz röportaj dizimizde Tekgıda-İş sendikasına üye oldukları için işten çıakrılan 486 gündür Bursa Orhangazi’de Cargill fabrikası önünde direnen işçilerinden Suat Karlıkaya ile görüştük. Karlıkaya tek çarenin fabrikalardan bir tepki verilmesini gerektiğini söyledi. Karlıkaya’nın değerlendirmesi şu şekilde;

Bir işçi olarak ne düşünebiliriz ki yani sonuç itibariyle bu bizim Tek Gıda-İş sendikamızın Türk-İş’ten ayrılma kararının doğruluğunu gösteriyor. Bu sebeplerden dolayı ayrılma kararı verdik çünkü bir çözüm üretmiyor Türk-İş. Türk-İş birinin peşine takılmış gidiyor böyle bir durum var. Biz de bunu gördüğümüz ve bildiğimiz için Tek Gıda-İş sendikası olarak Türk-İş’ten ayrılma kararı aldık biliyorsunuz. Sadece bu olaylar değil elbette Tekel direnişine kadar varan bir tarihimiz deneyimimiz var bu konuda bizim. Türk-İş hükümetin talimatlarıyla hareket eden onların rahatını sağlayan bir kurum haline geldi artık.

Sonuçta bunlara bu imkanları sunan da biz işçilerdik. Dışarıdaki insanların tepki göstermesinin çok bir anlamı yok Türk-İş’e bağlı sendikalarda örgütlü olan işçilerin ses çıkarması gerek. Fabrikalardan doğru bir tepki olması lazım bu yöneticilere karşı. Kıdem tazminatına karşı da bir saldırı var biliyorsunuz biz bu yöneticilere tepki vermezsek diğer saldırılara karşı nasıl tepki vereceğiz. Aralık’ta kongresi olacak Türk-İş’in bir şeyler değişir mi değişmez mi bilemiyorum ama dediğim gibi işçilerin bir tepki göstermesi gerekiyor artık. Sadece işçiler de değil diğer sendikaların da bir şey demesi gerekiyor ama kimseden ses çıkmıyor. Mikrofon olayından sonra bir tanesi de çıkıp “siz işçiyi sattınız” dedi mi açık açık, demedi. Yani tek sorun Türk-İş’te de değil.

Türk-İş hala süren Cargill direnişini veya yakın zamanda olan Flormar direnişini bir kez olsun ağzına almadı. Bunun sorgulanması gerek. Mikrofon olayı sadece bu işin kamuoyuna yansıması oldu. Biz zaten bunu biliyorduk. Tek Gıda-İş’in son genel kurulunda da bunlar konuşuldu. Türk-İş’in hükümetin arka bahçesini olduğunu, kendisine muhalif sendikaları sindirebilmek için hükümetin gücünden faydalandığını söylüyorduk. Zamanında Hava-İş, Petrol-İş operasyonları kimin aracılığıyla yapıldı biliyoruz. Aynı şeyi tek Gıda-İş sendikasına da yapmak istediler fakat başarılı olamadılar. Sendikamızın delegeleri, şube yöneticileri gerekli tepkiyi koyarak buna müsaade etmediler. Bunlar işçi sınıfı için bir gelecek öremez işçi sınıfı kendi geleceğini kendisi kurmak zorunda. İşçilerin kendilerine gelen sendikacılara, yöneticilere de bunu hissettirmeleri gerekiyor. Biz bunu beceremezsek eğer tepedekiler al gülüm ver gülüm tavrına devam edecekler. Yani tepki direk fabrikalardan doğmalı bunun başka yolu yok.

Share.

Comments are closed.