gününde

Trendyol depo işçisi : “Sanki bir suç işledim de ceza olarak burada çalışıyorum”

0

Trendyol’un Gebze merkez deposunda çalışan işçiler tüm depolarda olduğu gibi ağır sömürü koşulları altında çalışmaya zorlanıyor. İşçilere yapılan baskı ve mobbingin kamuoyuna yansımasıyla bir toplumsal duyarlılık oluştu. Bunun üzerine Trendyol patronları “en trend ürünler, en özel indirimler” kılıfıyla işçilere uyguladıkları vahşet koşullarını unutturmaya çalışıyor. Trendyol deposunda yaşananları bir dönem burada çalışmış kadın işçi arkadaşımızla konuştuk.

Biz depoların hemen hepsinde çalışma koşulları çok kötü biliyoruz. Bazı depo patronları işçileri aralarında bölüp bazılarına yetki vererek ya da çok üst düzey güvenlik sistemleriyle denetimi sağlarken bazıları da kamuoyuna yansıdığı şekliyle Trendyoldaki gibi yapıyor. Eski bir Trendyol çalışanı olarak çalışma koşulları hakkında ne söylersin?

Aşırı derecede bir disiplin var. Çok aşırı derecede. Mesela bir lavaboya gidiyorsunuz, biz bayanız sonuçta e takım lideri erkek odasına gidip diyorsunuz ki “lavabo kartını alabilir miyim?”. Kartı beyefendiden alıyorsunuz oraya “şu saatte çıktım” diye işliyorsunuz. Telefonları bırakıyorsunuz. Dönüşte aynı şekilde kartı bırakıyorsunuz işte “ben şu saatte çıktım” diye yine imza atıp telefonunuzu alıyorsunuz. Cebinize koyuyorsunuz ama bakamazsınız. Telefon konuşma alanı ayrı. O an diyelim acil bir şey oldu telefonu açarsanız direk kameralardan izleyip uyarı yapıyorlar. Devamlı bir denetim var. Biz bir arkadaşımla molaya çıkıyorduk mesela çayımızı almaya gidiyoruz, Hakan bey var oranın baya bir üst yöneticisi. Arkadaşıma böyle kafa salladı hani “görürsün” gibi. Arkadaşım “bana mı dediniz?” dedi. “evet” dedi. Arkadaşım yanına gitti, “buyurun Hakan bey ben bir şey mi yaptım?” diye sordu. Hakan bey dedi ki “yürürken telefonla konuşamazsın” arkadaşım da dedi ki “ama moladayız şuan”, “hayır” dedi “ya sen telefonla konuşurken ayağın takılsa şöyle olsa böyle olsa” falan. Buna bile karışıyorlar yani benim mola saatim ben belki biriyle konuşacağım. Çayımı alacağım telefonumu alacağım kulağıma konuşacağım yani. Bir de şöyle diyeyim, bu benim kaçıncı çalıştığım depo ilk defa burada böyle bir şey gördüm.

Yani ben hayatımda bu kadar rezil, bu kadar iğrenç bir yer görmedim. Çünkü yöneticilerin insanlara davranış biçimleri çok çok farklı. Mesela sahaya birilerini yönlendiriyorlar atıyorum paketleme yaparken işte koli lazım olur, poşet lazım olur diye. Onlar getiriyor bize. Beni stoktan sevkiyata verdiler böyle. Gittim, sonuçta ben oraya destek amaçlı gitmişim yapıyor muyum işimi yapıyorum. İş bitti dedim bari çöp kolisini boşaltayım temiz kalsın. Hemen sahadaki çocuk bana şunu dedi çöp kutularına numara yazıyor mesela 15 miydi ne işte yazmaya başladı “15 numaralı kutuyu…” bilmem ne. Dedim sen ne yazıyorsun. Dedi ki “ ben bunu şefe bildireceğim” neyi dedim “daha sizin öğle tatiliniz başlamadı ki temizliğe başladınız” iyi de dedim kardeşim benim masamda işim yok, masamı temizliyorum. Sonuçta boş durmuyorum ki çöpümü boşaltacağım, masamı sileceğim. Sen dedim kendini ne zannediyorsun? Seni buraya koydular diye bir şey anlamına gelmez ki yaptığın davranış çok terbiyesizce. Kınıyorum seni dedim. Orada almış eline kağıdı yazıyor masasından kim çıkıyor kim oturuyor diye. E ben orada alıp da telefonu elime keyif yapmıyorum ki, masamı düzeltiyorum çünkü iş yok. Böyle tuhaf bir yer.

Mesela her sabah 8’de iş başı yaparsınız ama sekize 10 kala içeride olmak zorundasınız. Her sabah bir toplantı vardır. Sizin bölümünüz belli değildir. Sevkiyata desteğe mi yollayacak veya işte iadeye mi. Her gün seçerler işte “sen sen sen buraya” diye. Adam diyo ki mesela “yürümeyeceksiniz, koşacaksınız!” “biz burada kimseye bedava ekmek vermiyoruz. Canınızı ortaya koyacaksınız, koşacaksınız!” yani çok farklı bir yer. Ben oraya istifamı verdiğim gün dışarı çıktım ya, yeniden doğdum sandım.

Özlük haklarınız nasıldı?

Asgari ücret. Yani prim üzerinden çalışılıyor ama ben bugün hastalandım rapor aldım, rapor geçmiyor. Sadece nerede olduğunuzu bildirmek için raporu sunuyorsunuz. Yani o günü kesiyor. Sigorta olmuyor. Ayrıca da 1 gün gitmediğiniz için direk prim kesiliyor. O ay prim bitti.

Oradaki çalışma koşulları hayatını genel olarak nasıl etkiledi?

Ben çok uzun bir süre çalışmadım orada. 6 ay sözleşmeli girdim ben oraya. 5. ayda çıktım. 5 ay içerisinde ben, çocuklarım, çevrem hep bana şunu dedi “ne oldu sana?”. Kendim mutsuz bir hale büründüm yani gülmüyorum, konuşmuyorum. Böyle bir şey yaratıyor sizde. Sürekli bir baskı var. Trendyol benim depo olarak gözümü korkuttu.

İşçilerin ruh halleri nasıldı sence?

Orada çalışan insanlar çok farklı. Molalarda mesela kimse kimseyle doğru düzgün muhattap olmuyor. Herkes tek oturmayı tercih ediyor. Zaten 15 dakikanız var ama merdivenleri inene kadar rahat 7-8 dakikanız bitti. O arada hemen  bir çay. Kimse de birbiriyle muhattap olmaz yani dedim bu nasıl bir yer. İnsan birbiriyle kaynaşır. Yani yok, çok farklı bir ortamı var ya. O baskıyı yani her an hissediyorsunuz, sanki o el hep benim omzumda gibi hissediyordum. Arkadaşıma diyordum ki buraya girince ben bir tuhaf oluyorum “noluyo ki?” diyordu. Sanki diyordum bir suç işlemişim de ceza  olarak buraya giriyorum gibi geliyor bana diyordum. Öyle bir yer işte. Sanki bir suç işledim, o suçun cezasını ben orada çekiyorum gibi.

İçerideki çalışanlar sendikaya nasıl bakıyor?

İçeridekiler korkar. Çok korkutmuşlar gözlerini çünkü. Daha önce birkaç tanesinin demek ki canına tak etti ki, sendika sokmaya çalışmışlar ve hemen anında bulunmuşlar ve işten çıkarılmışlar. Ben mesela sendikanın s sini kullandım hafif. Aman dediler, sakın. Neden dedim, gelse dedim daha iyi olmaz mı? Ben bugün varım yarın yokum ama siz burada senelerinizi vermişsiniz. Ben çantamı alır çeker giderim, yapabileceğim bir şey yok ama siz düşünün. Yok dediler “burada birkaç kişi denedi, kovmaktan da beter ettiler.” Sendikanın s si bile konuşulmuyor burada. Konuşulsa bile hemen anında burada yalakalar şu şununla şu molada sendika konuştu diye yetiştirir. Hemen çıkış. Sendikalı oldukları için insanlar böyle işten çıkarılmış yani ama sendikanın ismini tam olarak hatırlayamıyorum. Birkaç kişi denedi ve olmadı.

 

Share.

Comments are closed.