Taşerona Kadro: İşçi hakları sermayeye devrediliyor

0

Hükümetin taşeron işçilere yönelik kadrolaşma ile ilgili çıkardığı 696 sayılı KHK ile işçilerden kıdem tazminatı dahil geçmişe dönük açılmış ve kazanılmış alacaklar dahil tüm haklarından feragat etmesi isteniyor. Taşerona kadro söylemi ile ortaya çıkan, hak taleplerinin önünü kesen ve işçinin geçmiş birikiminin sermaye aktarılmasını sağlayacak feragatnamaler bugün itibari ile imzalanmaya başladı. 12 Ocak’a kadar sürecek işlemlerin sonrasında oluşturulan komisyonlar yazılı/sözlü sınavlar ve güvenlik soruşturması ile kadro olan işçileri belirleyecek.

FERAGATNAMELERİ YIRTIP ATIN

KHK ile kadroya geçireleceği söylenen taşeron işçileri statüyü aldıktan sonra ise mevcut kadrolu çalışanlar ile ücret eşitliği olmayacak. Belirtilene göre aynı koşullarda çalışmaya devam edecekler. Yaklaşık bir milyon  işçiyi ilgilendiren feragatname ile ilgili Umutsen Örgütlenme Koordinatörü Başaran  Aksu şunları söyledi;

Kesinlikle feragatnameleri imzalamayın. Geçmişe dönük tüm haklarınız devletce gasp edilip sermayaye aktarılmaya çalışılıyor. Öncesinde 10 yıllık sürecine 5 yıla düşürülmesi ve aradaki 5 senenin sermayaye aktarılması gibi benzer bir uygulama şu anda işçilere dayatılıyor. Ayın 12’sine kadar süremiz var. Bu süreç boyunca mücadele edilmeli. Sendikalar ve belediyeler de aktif meclisler oluşuturulmalı .Yönetenlerin, işverenlerin ve sendika ağalarının karşısında durulmalı. Feragatnameyi imzalamaya mecbur olduğumuzu söyleyenlere karşı birlik olalım ve geleceğimizi yakmayalım. Birlik olalım ve belediye önlerinde feragatnameleri yırtıp atalım.

STATÜLÜ KÖLE YARATMAYA ÇALIŞIYORLAR

Konu ile ilgili konuşan taşeron işçi ve SİO direnişçisi Uluç Gavazoğlu ise geçmişe dönük hakların statü için pazarlık konusu dahi olmaması ve bu hakların çöpe atılmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtirken;

“ÖSP (özel sözleşmeli personel) sürecinde mevcut uygulamanın bu noktaya geleceği belliydi. Taşeron işçiler işçi sözleşmelerinin kendilerine zırh olacağını düşünerek feragatnamelere imza atacaklardır. 15 yıllık yığılan taşeron çalıştırma sisteminde, 15 yıllık çalışan taşeronun bu feragatnameyi imzalaması ve 15 yıllık birikimin çöpe atılması demek. Bu işçileri ekonomik yönden rahatlacak bir yere çıkmıyor. Sadece statü adına her şeyden mahrum kalan ve hak aramayaman taşeron işçi bu sistemde statülü bir köle olarak çalışmaya mecbur bırakılır. Feragatnamelere imza atılmaması yönündeki çağrılara katılıyorum ve hatta işçilerin sokaklara ve meydanlara çıkıp hak araması gerektiğini düşünüyorum. “dedi.

İŞ GÜVENCESİ YOK, STATÜNÜN NE OLDUĞU BELLİ DEĞİL

Sağlık emekçisi ve Çapa Direnişçisi Cemal Bilgin ise yaşanan sürecin çok karmaşık olduğunu ve hiç bir işçiye yeterli bilgi verilmediğini belirtirken sözlerine şöyle devam etti;

Şimdiden mağduriyetler başladı. Kurumlarda bu işlerle uğraşan insan kaynakları ve işçiler şimdiden sen varsın, sen yoksun diye arkadaşları geri çeviriyorlar. İçeriğe dair bir soru soruldunuğunda da biz yetkili değiliz çalışanız diyorlar. 5 tane evrak veriyorlar ilk başta. Tamamen bu feragatname işverenin sorumlu olmadığı bir sonuç çıkarıyor ortaya. İş güvencesinden yoksunluk doğuyor. Verilen statü ne olduğu belirli olmayan hatta kadro olmayan bir statü. Biz şu an için imza atmıyoruz.

Aynı zamanda bir de dayatmalar var. Eğer bunları imzalamazsınız işten çıkartılırsınız tarzı söylemler mevcut ve işçiler mecbur bırakılıyor. Burada konfederasyonlar ve sendikalara büyük bir iş çıkıyor. Mülakatlarda ve sınavlarda sendikalar görev almalı ve avukatlar aktif olarak bulunmalı. Bu süreç kamu kurumlarına bırakılmamalı. Çünkü bu durumda kamu kurumlarının güvenirliliği yok. Bu kadronun durumu da tamamen politiktir. Sendikaların denetimi oldukça önemli.

Share.

Comments are closed.