Ana Sayfa Manşet Suat Karlıkaya: Sütaş anayasal hakkımıza saygı duymayı öğrenmezse mücadeleye hazırız

Suat Karlıkaya: Sütaş anayasal hakkımıza saygı duymayı öğrenmezse mücadeleye hazırız

Sütaş fabrikasında 2014 yılında mücadeleye başlayan Tek Gıda İş Sendikası, üyelerinin işten çıkarılması üzerine Karacabey ve Aksaray fabrikalarında eylemlere başlamıştı. Yönetimin o dönemde eylem alanına yaptığı çeşitli saldırılarıyla karşı karşıya kalan Sütaş işçileri son günlerde tekrar patron tarafından işten çıkarılmakla tehdit ediliyor. Sütaş’ta verilen sendikal mücadelenin öncesini ve şimdisini Tek Gıda İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Suat Karlıkaya ile konuştuk.

Öncelikle Sütaş fabrikasında örgütlenme ve eylemlere giden süreç nasıl başladı?

Sütaş örgütlenmesine Tek-Gıda-İş Sendikası olarak 2012’de başladık. Yaklaşık 10 yıldır da bu mücadelenin içersindeyiz. 2014 yılında yetki tespit yazısı almamıza çok az kala Sütaş o dönemde üyemiz işçileri işten çıkardı. Hemk Aksaray hem Karacabey fabrikalarında direnişe başladık. Bu direniş esnasında da çok büyük zorlukları aştık. Aksaray’da Valilik talimatıyla bizi organize sanayi bölgesine dahi sokmadılar. Karacabey fabrikasında eylem alanımıza hayvan gübresi döktüler. Bu tabii kamuoyunda gündem oldu. Daha sonra o dönemin patronu Muharrem Yılmaz, TÜSİAD başkanıydı ve bu eylemler sürecinde TÜSİAD başkanlığından istifa etti.

O dönem fabrikanın işçilere yönelik saldırıları kamuoyunda gündem olmuştu. İşveren örgütlenmeyi kırmak için hangi girişimlerde bulundu?

İçerde o dönemde Sütaş yönetimi işçilere 5 tane yarım maaş, her 5 yıla bir cumhuriyet altını vermek gibi, isteyen işçiler tazminatını alabilir şeklinde teşvikler gerçekleştirdi. O teşviklerin sonucunda üyeliklerde ciddi bir azalma olunca mecburen biz de direnişe ara vererek tekrar örgütlenme yolunu seçtik.

2017 yılında üyeliklerimiz tekrar artınca Sütaş tekrar tekrar üye arkadaşlarımızı işten çıkarmak ve içerde çalışan arkadaşlarımıza işten atılma baskısına devam etti. Bu süreç içersinde biz sadece o dönemde eylemsel bir duruşa geçmedik ama örgütlenmeye devam ettik, arkadaşlarımızın davalarını açtık. Sütaş yönetimi defalarca sendikal tazminata defalarca mahkum edildi.

Biz yine ara vermeden devam ettik örgütlenmeye. Özellikle, ülkemizdeki ekonomik sıkıntılar sebebiyle 2022 yılı başı itibariyle üyeliklerimiz artmaya başladı. Yaklaşık 2, 3 aydır fabrikalarda örgütlenme çalışmalarımız çok iyi bir şekilde giderken geçtiğimiz günlerde üye arkadaşılarımızı bir dayanağı olmadan tazminatsız işten çıkardı. Daha önce Sütaş’a, eğer işten çıkarmalara devam edecek olursa artık mücadeleye hazır olduğumuzu deklare etmiştik. Ki Sütaş’ta toplam 4 işletme 1 Genel Müdürlük dahil olmak üzere 2800 kişi çalışmakta. Bütün marketlerde, bütün raflarda ürünü olan bir firma ve Türkiye’nin en büyük süt ve süt ürünleri üreten firması pozisyonundayken işçilerin anayasal haklarına saygı duymuyor.

Şu anki sendikal örgütlenmelere dair neler söyleyebilirsiniz?

Herkesin malumu olduğu üzere Türkiye’de maalesef ki sendikalaşmaya karşı çıkan patronlara verilen cezalar çok cüzi ve komik olduğu için işverenler bu cezaları ödemek pahasına sendikalaşmanın önüne geçmek ve fabrikaların örgütlü yapıyı yıkmak istiyorlar. Bizim işçi sınıfı olarak her zaman savunduğumuz bir değer var, işverenlerin anayasal haklara saygı duymasını sağlamak zorundayız. Başka türlü örgütlenmeyi başarmak çok zorlaşıyor. Bu zorlukları yıkabilmemiz için de bütün emek dostlarıyla bu mücadeleye katkı sunmak zorundayız.

Şu andan itibaren Sütaş’ta patronun sendika düşmanlığı karşısında neler planlıyorsunuz?

Bugün geldiğimiz noktada Tek Gıda-İş Sendikası olarak bu mücadeleye hem örgütlenme hem de gerekirse direniş olarak devam edeceğiz. Burada Sütaş’a sadece bir seçenek sunuyoruz; anayasal haklarımıza saygı duysun. Sütaş’a sendikayı içeriye sok diye bir talebimiz yok, zaten Tek Gıda İş Sendikası’nın böyle bir talebi işverenlere olamaz. İşçiler istedikleri takdirde anayasal haklarını kullanarak sendikaya üye olsunlar. Bizim talebimiz budur. Sütaş yönetimi anayasal hakkımıza saygı duymayı öğrenmezse önümüzdeki günlerde emek dostlarımızla beraber ciddi bir mücadele içinde olacağımızı belirtmek istiyoruz. Bütün dostlardan da bu mücadeleye destek bekliyoruz.

Şayet biz işçi sınıfı olarak beraber olabilirsek, bir bütün olabilirsek sınıf dostları olarak Sütaş’ı dize getirebileceğimize inanıyoruz. Sütaşı anayasal haklara saygı duyacak bir ortama çekebileceğimizi düşünüyoruz. Bu konuda bütün dostların beraber olması gerekiyor. Direnişlerin her biri çok değerli. Ama bizim temelde fabrikalarda örgütlenmeleri yapmadan bilinçli işçi sınıfını yaratmadan ulaşabileceğimiz herhangi bir yer yok. Bu sebepten dolayı da bu tür direnişler ve mücadeleler çok önemlidir.

İlgili İçerikler

Son Eklenenler