Şok Market Çalışanı: Günde 12-13 saat çalışmaya zorlanıyoruz

0

Pandemi dönemi öncesinde de ağır çalışma koşulları ile çalışmak zorunda bırakılan market çalışanları, pandemi dönemiyle birlikte yaşamlarının hiçe sayıldığı biçimlerde çalışmaya mecbur bırakıldı. Haftada 60 saat mesaiye zorlanan, fazla mesai ücreti alamayan, mağaza içindeki her işten en fazla 4 kişinin sorumlu tutulduğu Şok’ta çalışan bir işçi ile Şok Market’teki çalışma koşulları üzerine konuştuk.

“Sürekli kafamız eğik gezmemizi istiyorlar”

Pandemi öncesinde çalışma saatlerimiz sabah 09:00 ile akşam 21:00 arasındaydı. Pandemi süreci ile birlikte gelen kısıtlamalarla ile Şok Marketler’de çalışma saatleri 10:00-20:00 arasına döndü. Haftasonu kısıtlamalar olduğu içinde 10:00-17:00 arasında çalışıyorduk. Mağazayı 17:00’de kapatsak da mağaza içinde çalışmak bitmiyor, mağaza düzenlemesi ve temizliği ile birlikte yine 18:00’de anca çıkıyoruz. Çoğu ilde kısıtlamaların kalkması ile birlikte Şok çalışma saatlerini 08:00 ile 20:00 olarak değiştirdi. A-101’de ise mesai başlangıcı olarak 07:30 belirlediler. Şok’ta 08:00 olsa da açılış saati, 07:30’da gelmemiz gerekiyor. Yine aynı şey kapanış saati içinde geçerli. Sözde 20:00’da mesai bitiyor ama bizim mağazadan ayrılmamız 21:00’i buluyor. Buna rağmen hala azarlanıyoruz. Az eleman ile çok iş yapmamızı bekliyoruz. Eğer bir de izinli personel varsa kalan personel günde 12.5 13 saat çalışmak zorunda kalıyor. Mağaza içindeki her şeyi bizden bekliyorlar. Temizliğinden, raf düzenine kasa da çalışmasına, mal sevketmesine kadar her şeyi aynı personel yapıyor. Zorunlu fazla mesai yapıyoruz ancak asla fazla mesai ücreti de almıyoruz. Şok’ta 2-3 ayda bir sayım oluyor. Gece yarısına kadar bir de onun için kalıyoruz. Bu yaşananlara karşı çıkamıyorsun, çıktığında kod29 ile tehdit ediyorlar. Sürekli kafamız eğik bir şekilde gezmemizi bekliyorlar.

“Evlere siparişleri aylarca yayan olarak götürdük”

Pandeminin başında Cepte Şok uygulaması yoğun olarak kullanılmaya başlandı. Önceden her mağazaya sipariş düşünüyordu ve biz yayan olarak gelen mağaza içindeki işlerimizin yanında birde onları evlere götürüyorduk. Alışveriş sepetleri ile çok ağır siparişler taşımaya zorlanıyorduk. Şimdi bunları merkezi hale getirdiler. Belirli sınırlar içinde bir mağaza seçip Cepte Şok’un tüm iş yükünü de o mağazaya verdiler. Bize çok nadir sipariş düşse de belirlenen mağazadaki arkadaşlar yine bildiğim kadarıyla araba kullanmalarına izin verilmeden gelen siparişleri adreslere taşıyor.

“Patronlar örgütlü ama biz değiliz”

Şok, A101, BİM tüm mağaza patronları birbiriyle irtibat halinde. Onun için çalışma koşullarımız çok benzer. Patronlar örgütlü ama maalesef biz değiliz. Bir de mağazada müşterilerin kaprislerini çekmen gerekiyor. Az çalışan olduğumuzu söylesek de çoğu insan anlayış göstermiyor.

“1 saat öğle yemeği hakkımız gasp ediliyor”

Normalde 1 saat öğle aramız var ancak ben yıllardır Şok’ta çalışıyorum ve hiçbir zaman 1 saat yapamadım. Asgari ücretin yanında yemek parası da veriyorlar. Şok Kart diye bir şey var onun içine aylık 245 TL yatırıyorlar. O kartlardan da sadece mağazadan alışveriş yapabiliyoruz, öğle arasında dışardan yemek yemek istersek kendi cebimizden ödeme yapmamız gerekiyor.

“Tuvalet temizliği, mağaza temizliği, kasa, raf düzeni, mal sevkiyatı; her şeyi bizden bekliyorlar”

Benim çalıştığım markette 4 kişi çalışıyor. Mağaza cirosuna göre personel sayısı belirliyorlar. 3.5 veya 4 kişi oluyor. Buçuk dediğimde bazı işçileri iki mağazada çalıştırıyorlar. Tuvalet temizliği, mağaza temizliği, kasa, raf düzeni, mal sevkiyatı ve taşıması her şeyi bizden bekliyorlar. Hergün mağazanın fotoğraflarını istiyorlar ve temiz mi düzenli mi diye kontrol ediyorlar. Sürekli bizden fedakarlık bekliyorlar, biraz daha özverili olun diyorlar ancak kendilerinin fedakarlık yaptığını hiç göremedik. Mağaza müdürleri de normal personel ile aynı şekilde çalışıyor. Mağaza müdürü, yardımcısı ve 2 işçi ile birlikte çalışıyoruz. Mağaza müdürü belirlemelerinin amacı da gelince azarlayabileceği biri olsun diye yapıyorlar. Bölge sorumluları da haftada bir gün gelip denetim yapıyorlar. Gün içinde yukarıda da bahsettiğim gibi sürekli fotoğraf ile düzeni ve temizliği kontrol ediyorlar.

“İş varsa kalmak zorundasın, mesai asla bitmez”

Özellikle son kullanma tarihi yaklaşan ürünleri satmamız için baskı yapıyorlar. Mesainiz bitse de o ürünleri satmadan çıkmanıza izin vermiyorlar. Sözde herkes mesaisi bitince çıksın diyorlar ancak sonrasında özverili olun, bunları bitirin diye zorluyorlar. Mesaim bitti çıkıyorum diye bir şey yok yani. İş varsa her zaman kalmak zorundasın, bir dahakine normal saatinde çıkarsın diyorlar ancak bir dahaki zaman hiçbir zaman gelmiyor. Pandemi sürecindeki o aşırı tüketim azalınca marketlerdeki cirolarda normale dönmeye başladı. İnsanların alım gücüde azaldı tabi. Bu seferde bize “cirolar düşüyor, daha özverili” diyorlar. Mobbing ve baskı asla bitmiyor. Market sektöründe zulüm çok fazla. Müşteriler, patronlar, mağaza düzeni her şey ile biz uğraşıyoruz.

Share.

Comments are closed.