gününde

Polilüx Fabrikasında Sendikal Mücadele Deneyimi

0

Çorlu’da bulunan, Polilüx fabrikasında çalışan işçiler bir süredir sendikalaşma çabası içindeler. Petrol-iş sendikasına üye olan ve kısa zamanda sendikal yetki için gerekli sayıya ulaşan işçiler, sendikanın yetki belgesi almak için çalışma bakanlığına başvuruda bulunmasıyla birlikte işten atma saldırısına maruz kaldılar. İşten atılan öncü işçilerden birisiyle sendikalaşma süreci ve sonrasında yaşananlarla ilgili bir görüşme gerçekleştirdik.  İşte, Polilüx fabrikasında devam eden mücadeleyle ilgili öncü bir işçi ile gerçekleştirdiğimiz röportaj;

Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?

Ben bir işçiyim. Özellikle deri sektöründe pek çok fabrikada çalıştım. Sömürü düzeni her yerde aynı. Sio Automotive fabrikasında, Güvenlik İşçileri Meclisi üyesi arkadaşların başlattığı direniş sırasında, ben de çalıştığım deri fabrikasından işten atılmıştım. Bir işçi olarak, işçi direnişlerini takip edip, destekleyen biriyim. Sio direnişçilerine destek için gittiğim direniş alanında, biraz da o direnişten etkilenerek, ben de Çorlu Organize Deri Sanayisinde, işten atılmama ve işçi atmalarına karşı bir basın açıklaması yapma kararı aldım. Belki senelerden sonra ilk kez Çorlu Organize Deri içinde bir işçi eylemi gerçekleştirmiş olduk. Olağanüstü hal zamanında işten atmalar valilik iznine bağlı olsa da patronlar için değişen bir şey olmamış, ben dahil pek çok işçi o süreçte de rahatlıkla işten atılmıştı. Biraz da bu eylem nedeniyle sektör değiştirmek zorunda kaldım. Son çalıştığım Polilüx Plastik fabrikasında işe başlamam da böyle bir sürecin sonunda oldu.

Polilüx fabrikasında başlattığınız sendikalaşma sürecini kısaca anlatır mısınız?

Polilüx fabrikasında da sömürü düzeni hüküm sürüyordu. İşçiler yaşam koşullarını iyileştirmek için bir arayış içindeydiler. Bir hafta gibi kısa süreli bir çalışmadan sonra sendikalaşma kararı aldık. Benim de içinde olduğum 4 kişilik bir komite Petrol-İş sendikasıyla bir görüşme gerçekleştirip üyeliklere başladı. İki hafta içinde yetki için geçerli sayıya ulaşıp sendikanın yetki başvurusunda bulunmasını sağladık. Yetki başvurusundan sonrada üyelik çalışmalarına devam ettik bu süreçte işçilerin %70’i sendikaya üye oldu.

İşten atmalar ne zaman başladı?

Bakanlığı yetki başvurusu yapmamızdan kısa bir süre sonra ilk etapta beş arkadaşımız işten atıldı. 

Sendikanın tepkisi ne oldu?

Sendika yönetimi bu durumu, şu an yetki belgesi almadık şimdilik sessiz kalmalıyız bir süre beklemeliyiz diyerek karşıladı. Sonrasında da zaten dört arkadaşımız daha işten atıldı. Sendika yönetimi işten atılanların geri alınması ve yeni işten atmaları engellemek için hukuki süreç üzerinden fabrika avukatlarına baskı yapmayı önerdi. Bu süreçte toplam dört toplantı yaptık. Bu toplantılarda sendikanın tavrı uzlaşmacı bir tavırdı. Sendika yöneticilerinden Turgut Düşova, “Bizim ilk tavrımız uzlaşma eylem en son çare” diyerek sendikanın tavrını açıkladı. Biz bu süreçlerde üretimden gelen gücümüzü kullanmak ve içeride eylem yapma yanlısıydık. Yine yöneticilerden Ercan Yavuz da bizim bu yöndeki taleplerimizi, “Biz 40 yıldır sendika örgütlüyoruz, bu işleri iyi biliriz” vb. sözlerle karşıladı. Sonuç itibariyle kısa bir süre sonra iki arkadaşımız daha işten atıldı. Biz bu süreci fabrika komitesini oluşturma ve içeride işçi iradesinin açığa çıkacağı bir süreç olarak önümüze koyduk. Pazar mesaisine gitmeme eylemi başlattık. İşçilerin hemen hepsi bu karara uydu. Patronun bu gelişmelere yaklaşımı “Dört temsilci seçin görüşelim, talepleriniz nedir bir dinleyelim” demek oldu. Her ne kadar biz bu girişimin işçi ile sendika arasındaki bağı kopartmak için olduğunu söylesek de sendikanın da yönlendirmesiyle patron temsilcisi avukatla görüşüldü. Bir daha ki toplantı için patron, 10 kişi gelin diyerek o toplantıya kendisininde katılacağını söyledi. İşçilerin taleplerini karşılayacağını şu an kar edemediğini ama en kısa sürede çeşitli iyileştirmeler yapacağını, sendikadan vazgeçmemizi söyledi. Bizim cevabımız, “Tek talebimizin sendika olduğu” şeklindeydi.

Sonra ki süreç nasıl gelişti?

Patron görüşmelerden önce ilk defa 200 tl bayram parası dağıttı işçilere. İkinci toplantıda ki tavrı da işçiler üzerin de bir miktar etkili oldu. İki hafta kadar pazar eylemlerini durdurmak zorunda kaldık. En son süreçte ben de işten atıldım.

Sendikanın tavrı ne oldu?

Beni aramadılar bile. En azından hukuki süreçle ilgili bir bilgilendirme yapmalarını bekledim. İşten atıldıktan 20 gün sonra ben sendikacıları arayıp iletişime geçtim.

Şu an durum nasıl fabrikada?

İşçiler sendika talebinde ısrarcı. Mücadele devam ediyor. Ancak patron, bir kısım işçinin ücretine zam yaparak sendikadan istifalarını sağlamaya çalışıyor. Petrol-İş sendikasının kararlı ve mücadeleci bir çizgi izlemesiyle patronun oyunları rahatlıkla bozulabilir. Biz, oluşturduğumuz komitelerle mücadeleye devam etme kararlılığındayız. Biz, Petrol-İş sendikasını tercih ederken, referansı tarihindeki mücadele ve direniş örneklerinden aldık. Polilüx fabrikasında da tarihsel direniş geleneğinin harekete geçirilmesi elzemdir. Bütün duyarlı kamuoyunu mücadelemize destek olmaya çağırıyoruz.

Share.

Comments are closed.