Övgü Özgürce: “Ne taşeronuz ne de memur. Statümüz bile yok.” – #sanatkadroistiyor

0

Devlet Tiyatroları ve Devlet Opera ve Balesi sanatçıları, yıllardır süren kadro mücadelelerinde kamuoyuna seslerini duyurmak için kısa bir süre önce bir kampanya başlattı ve tanıtım videosu yayınladılar. Devletin ‘mezun sanatçı’ statüsü verdiği sanatçılardan biri olan Övgü Özgürce ile kadroya geçme yollarının nasıl imkansız hale geldiğini konuştuk.

Yıllardır kadro dışı bırakıldınız ve sürekli olarak sözleşmeli çalışmak zorunda kaldınız. Şu anda yaşadığınız süreci anlatabilir misiniz?

Yaşadıklarımı şöyle açıklayabilirim; biz şu an yevmiye sistemi ile çalışıyoruz, yani oyun başına para alıyoruz. Ancak gün içinde bir prova, iki oyun oynadığımızda da aynı parayı alıyoruz. Oyunlarımızı oynamadığımız sürede ise para kazanamıyoruz ve sigortamıza işlemiyor. Sadece oyunları oynadığımız zaman sigortamız işliyor. Biz bununla ilgili yıllık sözleşme veya daha farklı bir sisteme geçilmesi için çaba gösteriyoruz. Kampanyamızın da amacı bu. Birçok işçiye ‘taşeron yasası’ ile kadro verilmesi gündeme geliyor. Fakat bizim ile alakalı bir gündem bile mevcut değil. Biz bu şartların düzeltilmesi ile alakalı bir kampanya başlattık. Durumumuz budur.

Sizin dışınızda ‘kadrolu çalışanlar’ da mevcut. Bu statüdeki insanların sizden farkı ne?

Yaklaşık 8 senedir kadro açılmıyor. 8 sene önce sınava giren arkadaşlarımız da gönderildikleri bölgede kaldılar, onlar da buraya gelemiyorlar. Artık kadro sınavı açılmadığı için bizim de bir ümidimiz, bir şansımız olmuyor. Sınav açılsa da her yıl çok fazla mezun verildiği için geri kalan oyuncuların pek şansı olmuyor. Yani sınavın açılması da bizi kurtarabilecek bir şey değil. Sınav açılsın ya da açılmasın geri kalan insanların şartlarının düzeltilmesi gerekiyor. Biz şu an bu işin okulunu okumamış kişilerle aynı sözleşmede çalışıyoruz. Sadece 10 veya 20 lira fazla bir para alıyoruz.

Change.org’daki kampanyanızda kendinizi “taşeron sanatçı” olarak tanımlamışsınız. Bunu açıklayabilir misiniz?

Aslında ‘taşeron sanatçı’ bile değiliz. Kurumda mezun sanatçı olarak geçiyoruz ama statü olarak baktığımızda, yani sigorta vs. ile, bir devlet kurumunda hiçbir ismimiz yok. Oysa vergi biriminde en yüksek vergiye sahibiz. Yıl sonunda neredeyse 6-7 günlük paramız vergiye gitmiş oluyor. Bizim şu an sözleşmede yazan brüt 142 lira maaşımız varsa biz bunun 90-110 lirasını alabiliyoruz. Geri kalanın ise tamamı vergiye gidiyor.

Son çıkan taşeron işçi KHK’sına bir tepkiniz mevcut. Bunu açıklayabilir misiniz?

Son çıkan KHK’da bir milyon kişiye kadro verileceği söyleniyor. Bizim tepkimiz de bu bir milyon kişi içinde bizden söz dahi edilmemesi. Devletin gözünde ne taşeron statüsündeyiz ne de memur statüsünde. Hiçbir statümüz yok. Biz bunu değiştirmek istiyoruz. Biz çok uzun zamandır bu şekilde sözleşmeli olarak çalışıyoruz ve bundan kimsenin haberi yok. Ne insanların ne hükümetin haberi var.

Peki son olarak taleplerinizi sıralayabilir misiniz?

Öncelikle düzenli maaş, düzenli sigorta ve emeklilik hakkı istiyoruz. 1 milyon kişi kadroya geçirilebiliyorken biz 450 kişi olarak kadroya geçirilemiyoruz. Bunun aynı yolla oluru yoksa eğer, yine sınav olacaksa olsun, ama geri kalan her oyuncunun maaş, sigorta ve emeklilik hakkının verilmesini istiyoruz. Biz bunun okulunu okuduk ve bu bizim mesleğimiz. Devletin kurumundan daha iyi yapabileceğimiz yerler de oldukça kısıtlı. Bu yerlerde de oldukça büyük mücadeleler vermek lazım. Bizim için en iyi alternatif burası ve burada da en iyi şartların bize verilmesi gerekiyor.

Share.

Comments are closed.