Ana Sayfa Ekoloji Mezeköy'de direniş sürüyor

Mezeköy’de direniş sürüyor

Alternatif enerji kaynağı iddiasıyla devlet ve şirketler tarafından son dönemde sıklıkla jeotermal enerjinin gündeme getirildiğini görmekteyiz. Jeotermal enerjinin çevreye daha az zararlı olduğu, enerjideki ithalat girdilerinin düşürülerek ülke ekonomisine katkı sunacağı gibi bazı temelsiz iddialarla JES projeleri savunulmaya çalışılıyor. Ancak işin aslının böyle olmadığını JES’lerin hiç de anlatıldığı gibi çevre dostu olmadığının farkındayız. Örneğin, “atık jeotermal akışkanının yerüstü sularına deşarjından kaynaklı kirlenme, temiz yeraltı sularının kirlenmesi, yoğun buhar ve karbondioksit salımı, doğal yaşam alanlarına ve bitki örtüsüne zarar” bu kapsamda dile getirilebilecek tehlike ve tahribatlardan bazıları.1 Buna rağmen Güney Marmara ve Ege Bölgesi yaşam alanlarını, tarım arazilerini, doğayı ve halkın sağlığını hiçe sayarak JES projeleriyle hedef alınıyor. Bu kapsamda güncel örneklerden birisi de Mezeköy’dü. Mezeköylüler yaklaşık 6 aydır bu projeye karşı direnmeye devam ediyor.

Mezeköy’de Efendi Jeotermal şirketi tarafından Mezeköylülerin direnişine ve projeye karşı olmalarına rağmen2 JES için faaliyetler de devam ediyor. Üstelik Mezeköylülerin acele kamulaştırma ve ÇED iptali için mahkemeye yaptıkları başvuruların sonuçları henüz çıkmadığı hâlde Mezeköy’deki JES dayatmasında geri adım atılmadı. Son olarak köylülerin direnişinin kırılması amacıyla 2942 sayılı kamulaştırma kanunun 8. maddesine dayanarak köylülere arazilerinin tapularını teslim etmeleri için ödenecek tazminat miktarlarında yaklaşık %20 civarında bir artış önerildi. Bu bağlamda söz konusu düzenlemenin kabul edilmesi için 11.11.2022 tarihinde Mezeköy’e Aydın Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı yetkilileri ulaşarak köylülerle görüşme gerçekleştirmeye çalıştı. Ancak çoğunluk bu öneriyi reddetti. Ayrıca ilgili yetkililer tarafından köylülere bu artışı kabul etmemeleri ve projeye onay vermemelerine rağmen bankada kendileri adına yatırılan miktarları kullanabilecekleri iletildi. Böylece köylülerin yanlış bilgiyle manipüle edilerek usulsüz şekilde projeye onay vermeleri sağlanmak isteniyor. Şimdi rıza üretme kaygısındaki devletin daha önce ise 23 Ağustos’ta jandarma aracılığıyla toprağını ve yaşam alanlarını savunan köylülere saldırdığını da bu noktada hatırlatmakta fayda var.3 Bir diğer baskı yöntemi de Mezeköyle yapılan dayanışmanın engellenme çabası. Bu kapsamda Mezeköylülerle dayanışmak için katıldığımız hastag çalışmasında bir arkadaşımız hakkında dava açıldı. Bizi hiçbir hukuki ve meşru temeli olmayan davalarla korkutamazsınız! Mezeköyle dayanışmamızı sürdüreceğiz!

JES projeleri yaşam alanlarımızı, temel geçim kaynaklarımızı ve sağlığımızı yok sayıyor.4 Mezeköy de bu kapsamda hedef alındı. Birinci sınıf tarım arazilerinin içerisinde, yerleşim yerlerinin yanı başına JES projesi yapılması için dayatmalar ve baskılar sürüyor. Proje gerçekleştiğinde hem incirlerin ve zeytinliklerin yer aldığı verimli tarım arazileri talan edilecek hem de yer altı suları kirletilecek. Ayrıca köylülerin JES nedeniyle sağlıkları bozulacak hatta bu nedenle uzun vadede ölümler de meydana gelecek. Bunun karşılığını hiçbir miktar ödeyemez! Devletin şirketlere siper olarak halkın yaşam alanlarını, geçim kaynaklarını ve sağlığını meta unsuru yapan anlayışını reddediyoruz! JES’e karşı direnen Mezeköylülerin yanındayız. Yaşamı ve doğayı geri dönülmez şekilde zarara uğratacak söz konusu JES projesi derhal sonlandırılmalıdır!



Direniş süreciyle ilgili diğer detaylara dipnotlardan ulaşabilirsiniz:
1-https://umutsen.org/index.php/dosya-jesler-ve-mezekoyde-direnis/
2-https://umutsen.org/index.php/mezekoy-jes-projesine-direniyor/
3-https://umutsen.org/index.php/mezekoye-gece-yarisi-jandarma-saldirdi-direnis-suruyor/
4-https://umutsen.org/index.php/dosya-jesler-ve-mezekoyde-direnis/

Umut-Sen Ekoloji Kolektifi

İlgili İçerikler

Son Eklenenler