Kuruluş mücadelenizi hatırlayın! – Av. Mürsel Ünder

0
     Geçtiğimiz günlerde Örgütlenme Koordinatörümüz Başaran Aksu tarafından açıklanan, Genel-İş ve benzeri sendikaların ilkelerini, sınıf tutumunu, sendikacılık anlayışlarını tekrar sorgulamayı elzem kılan sendika yöneticileri maaşları üzerinde başlayan tartışmalara dair Av. Mürsel Ünder’in yazısını sizlerle paylaşıyoruz;

Sendika yöneticilerinin aldıkları yüksek ücretlere dair getirilen sert eleştiriler beraberinde yapılan tartışmalara dair ben de iki kelam edeyim. Başaran Aksu, Genel-İş’in yöneticilerine yapılan ödemelerle ilgili bir takım değerlendirmeler ve iddialarda bulunmuştur.

Söz konusu tartışma Genel-İş’in web sayfasında yayınlanan 17. Genel Kurul’a sunulan toplam 142 sayfalık dış denetim raporundaki bilançolar üzende ilerlemekte. 01.01.2015’ten 31.05.2019 tarihleri arasında her takvim yılı için hazırlanan raporda 41. sayfada, rapor içeriğinde 365. sayfada bulunan bilançolara  buradan ulaşabilirsiniz.

Başaran Aksu da bu bilançoyu referans alarak değerlendirmelerde bulunmuştur.

İddialar üzerine Genel-İş’in yöneticileri tarafından eleştiri sınırlarını aşan, tehdit, hakaret, aşağılama içeren paylaşımlar yapılmış, Sendika Genel Başkanı Remzi Çalışkan ise bir gazeteye verdiği demeç ile 20.000-25.000 maaş iddiasının doğru olmadığını aylık gelirinin 19.300,00 TL civarında olduğunu beyan etmiştir.

Sanırım DİSK Genel-İş Başkanı Remzi Çalışkan maaşı 20.000 değil 19.000 TL olunca kendilerine yapılan eleştirilerin haksız olacağını düşünüyor. Esasında yüksek maaş iddiasına getirilen sert eleştiri “yalanlamanın” içinde doğrulanmış oluyor ve hedefine ulaşıyor. Bir sendikacının aldığı 19.300,00 TL maaş tutarı ve 98 yılından itibaren profesyonel sendikacılık kariyeri düşünüldüğünde, o sendikacının artık işçiliğinden de işçi sendikasında işçilerin haklarını koruyacağından da ve bu nedenle sendikacılık yaptığından da bahsedebilmek artık mümkün değildir. Mümkün değildir çünkü maddi şartlar ve hayatınızın normalliği bilincinizi belirler ve asgari ücretle çalışan bir işçi ile 20.000 lira maaş alan bir sendikacının normalliği, hakikati aynı olamaz.

Söz konusu tespit ve eleştirilere dair sendikaya üye işçilerden değil Genel-İş ile profesyonel ilişki kurmuş kişilerden -sol jargonla da olsa-  karşı-eleştiri, cevap, ya da açıklama değil saldırılar gelmiştir. Bu kişiler  meseleyi kendilerinin şahsi ekonomik kaynaklarına saldırı gibi algıladılar. Bu “saldırıyı” ise bir gürültü ile eleştiriyi getiren sesi bastırma yöntemiyle göğüslemeleri bizi yazılanlara dair birkaç söz söylemeye mecbur etmiştir.

“Sendikamıza, değerlerimize saldırı”, “troller saldırıyor” vs. türünden söylemlerle yapılmaya çalışılan manipülasyona işçi sınıfı ve emek hareketinin ağırlıklı bir kesiminin itibar etmediğini bilmeniz gerekir. Eleştirdiğinizi, karşısında olduğunuzu söylediğiniz siyasal iktidarı esasında bu tarz ve hareketlerle, iktidarın güçlenmesinin, semirmesinin nedenlerinden biri de bu tarz sendikacılıktır.

Gelelim iddiaların değerlendirmesine;

Yukarıda bahsettiğimiz bilançoda, 740. nolu “Genel Yönetsel Giderler” başlığının ilk bölümü “Genel Yönetim Giderleri”ne ayrılmıştır.

  • Genel Yönetim giderleri (01.01.2016 / 31.12.2016 tarihleri arası) toplam 3.460.874,69TL olarak görünmektedir.  Genel yönetim 7 kişiden oluşmaktadır. Bu rakam 7 yöneticinin 12 ayda ki toplam brüt maliyetidir. Bu durumda her bir yöneticinin 2016 yılında sendikaya aylık brüt maliyeti 41.200,00TL’dir. (Hangi yöneticinin ne kadar maaş aldığı ve diğer haklardan ne kadar yararlandığı belirlenemediğinden hepsinin eşit olarak yararlandığı kabul ederek hesaplama yaptım.)

Gelelim brüt/ net ücret ve yöneticinin ne kadar gelir elde ettiğine;

  • Brüt ücretler, ikramiyeler, yurtdışı yolluklar, izin ücretleri, kıdem tazminatları, hizmet ödülleri başlıklı ödemeler sendikanın çalışanı olanların doğrudan elde ettiği ekonomik menfaatlerdir. 2016 yılına ait 7 yöneticinin toplam geliri brüt 3.227.494,55TL’dir. Her bir yöneticinin 2016 yılında aylık kişi başı geliri brüt toplamı 38.422,55TL’dir.

 

  • 7 yöneticinin yıllık brüt kazancı: 2.971.330,74TL’dir.
 KİŞİ BAŞI AYLIK BRÜT KAZANÇ =      35.372,99 TL
Gelir Vergisi Matrahı =      30.067,04 TL
 Kademeli Gelir Vergisi Kesintisi =         5.368,10 TL
Binde 7.59 Damga Vergisi Kesintisi =            268,48 TL
SGK Primi + İşsizlik Sigortası Primi %15 =         5.305,95 TL
Aylık Ücret, ikramiye, yolluk, y.izin, hizmet ödülleri TOPLAMI ( Net ) =      24.430,46 TL

 

  • 2016 yılında her bir yöneticinin aylık ortalama net geliri 24.430,46TL’DİR.

Bu hesaplamada da hangi yöneticinin haklardan ne kadar yararlandığı belirlenemediğinden hepsinin eşit olarak yararlandığını kabul ederek hesaplama yaptım. Kıdem tazminatı ve Remzi Çalışkan’ın iddia ettiği şekliyle hizmet ödülleri başlıklı ekonomik menfaatlerden birkaç kişinin yararlandığını kabul edersek bu durumda sendikanın sırtındaki yönetici ödemeleri yükü daha da artmış olacaktır. Örnek olarak hizmet ödülünü yeni yönetimde bulunmayan iki kişinin aldığı hak olarak hesaplarsak bu durumda 7 kişinin değil sadece iki kişiye yapılan bu ödeme ileride diğer 5 yöneticiye de ödeneceği düşünüldüğünde çok daha yüksek maliyetler çıkacaktır.

Bu hesaplamaların hepsini karşı iddiada bulunan herkesle işçilerin de bulunacağı her ortamda tartışmaya hazırız.

Belirttiğimiz hesaplar dışında bizce bir sendikanın temel yaklaşımını, merkezine aldığı konuları, ideolojik hattını, işçiler ve işverenlerle ne tür ilişkiler kurmuş olduğuna dair çok önemli veriler sunacağına emin olduğumuz değerlendirmelerin yürütülmesi halen elzemdir. Bir işçi sendikası için değerlendirme yaparken en temel konulardan biri o sendikanın işçinin eğitimine dair yaklaşımı, grev vb hakları ve seçenekleri ne şekilde ilişkilendiğidir.

Sendika tüzüğünün Grev Fonu başlıklı 57. Maddesi’ne göre; sendika ödenti gelirlerinin yüzde on beşini, Grev Fonu olarak ayırabilir. Peki 2016 yılında toplu sözleşme ve grev giderleri başlığında harcama ne kadar?90.551,69TL. Bu miktarın sadece 18.504,71 TL’si grev yardımı olarak kullanılmış.

2016 toplam geliri ne kadar: 44.994.237,83 TL. Tüzüğe göre grev fonunda yaklaşık 7.000.000TL harcama yapabilecekken gerçek grev yardımının sadece 18.504,71 TL’de kalması tercih edilen sendikal tarzla ve politik tercihlerle doğrudan ilgilidir. Aynı yönetici ücretlerinde yapılan tercihin bir sendikal tarz ve politik tercih olduğu gibi.

Sendika tüzüğünün Eğitim Fonu başlıklı 56. Maddesi’ne göre; Sendika gelirlerinin en az yüzde onu, üyelerinin mesleksel eğitimi ile bilgi ve deneyimlerinin artırılması için yapılacak eğitim çalışmalarında kullanılmak üzere eğitim fonuna ayrılır. Bu, tüzüğe göre yapılması zorunlu harcamalardandır. Bu durumda 2016 yılında işçi eğitimlerine 4.499.423,78 TL harcama yapılması gerekirken yapılan harcama ne kadar? 735.664,58 TL. Buna göre bu sendika yöneticileri “Tüzüğe aykırı davranıyor, işçi eğitimlerini önemsemiyor.” dediğimizde provokatör mü oluruz? Sendikanın ilkelerini hatırlatan doğru davranışa yönlendirmek isteyen biri mi oluruz? Bunu da sendikayla kurduğunuz ilişkiye  göre farklı cevaplayabilirsiniz.

Bu tespit ve tenkitleri düşmanca bir davranış gibi algılamak yerine Disk ve Genel-İş Sendikası’na getirilen bu eleştirileri sendikanın kuruluş ilke ve felsefesine çağrı olarak da algılayabilirsiniz isterseniz.

Çatırdıyorsunuz, eriyorsunuz! Yok olmamak için kuruluş ilkelerinize dönün, kuruluş mücadelenizi hatırlayın! Çok büyük mesafe kat etmiş olursunuz.

Hak-İş ve Türk-İş’e bağlı sendikalarda bunun çok daha katmerlisinin olduğunu bilerek ama temizliğe önce kendi kapımızın önünü temizlemek başlamak gerektiğini unutmadan bu tartışmanın da kişiler arası bireysel bir tartışma olmayıp emek hareketi içinde mücadele ile kurulmuş ve bu günlere gelmiş bu sendikaları da haramilere terk etmemek gerektiğinin bilinciyle davranmak önemlidir. İşçilerin öz örgütlülüğünü sağlayabilecek mekanizmaları her sendikada hayata geçirecek, işçilerin söz, yetki karar sahibi olduğu sendikaları yaratmak işçilerin önündeki en temel görevlerdendir.

 

Share.

Comments are closed.