Kısa çalışma nedir? Ödenekten işçi ve işveren nasıl faydalanır? – Av Ulaş Çam

0

Bundan birkaç ay önce “kısa çalışma” sözü edilseydi, aklımıza hemen ekonomik kriz gelecekti ve bu krizin sonuçlarından korunmak için başvurulan bir kamusal destek olarak bahsedecektik.

Biraz tarihçesine baktığımızda; bilindiği üzere 2008 krizi döneminde birçok işletme ekonomik kriz nedeniyle ya kapandı ya da üretimi durdurdu. İflas edenler ve atılan işçiler oldu. O dönemde hükümet, işverenlerin bu durumuna karşılık olarak, 13 Ocak 2009 tarihinde  KISA ÇALIŞMA VE KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ HAKKINDA YÖNETMELİK’i uygulamaya koydu. Önümüzdeki COVİT 19 KORONAVİRÜS günlerinde bu yönetmeliğin yeniden gündeme gelme olasılığı oldukça yüksek olduğundan kısaca KISA ÇALIŞMA üzerinde duracağız. Keza Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan “Ekonomik İstikrar Kalkanı” isimli pakette “Kısa Çalışma Ödeneğini devreye alacak, bundan faydalanmak için gereken süreçleri kolaylaştırılacak ve hızlandırılacağız. Böylece faaliyetine ara veren işyerlerindeki işçilere geçici bir gelir desteği verirken, işverenlerin de maliyetini azaltmış olacağız” denilmişti.

Peki Nedir Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği? Genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere (Bakanlar Kurulu kararı ile 6 aya kadar uzatılabilir.) sigortalılara çalışamadıkları dönem için gelir desteği sağlayan bir uygulamadır.

Kısa Çalışma kapsamında, işçilere kısa çalışma ödeneği ve Genel Sağlık Sigortası Primleri ödenmektedir. Bunun için işverenin ; genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki çalışma süresinin önemli ölçüde azaldığı veya durduğu yönünde İŞKUR’a başvuruda bulunması ve yapılan inceleme sonucu işyerinin bu durumlardan etkilendiğinin tespit edilmesi gerekmektedir. KORONAVİRÜS daha 2 haftalık karantina bile dolmadan bir çok sektörde ciddi ekonomik sonuçlara yol açtı ve bir çok işletme kapanma riskiyle karşı karşıya kaldı. Dolayısıyla bu kadar ağır sonuçları olan karantina durumunda, kamusal bir desteğin mutlaka olması gerekmektedir. İşyerini kapat, evden dışarı çıkma, herkes kendi OHAL’ini ilan etsin türünden açıklamalar somut bir çözüm üretmemektedir. Aslında bu ifadeler aynı zamanda kamuyu sorumluluğa çağırmaktadır. Kamu bu durumda müdahale etmekten kaçınamaz.

Mevut Yönetmeliğe göre; Genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerden dolayı işyerindeki çalışma süresinin önemli ölçüde azaldığı veya durduğunun yapılan inceleme sonucu tespit edilmesi halinde durum işverene bildirilir. İşveren de durumu, işyerinde işçilerin görebileceği bir yerde ilan eder ve varsa toplu iş sözleşmesine taraf işçi sendikasına bildirir. İlan yoluyla işçilere duyuru yapılamadığı durumlarda, kısa çalışmaya tabi işçilere yazılı bildirim yapılır. Kısa çalışma talebi uygun bulunan işveren Kurumca bildirilen sürede Kısa Çalışma Bildirim Listesini güncelleyerek gönderir.

Günlük kısa çalışma ödeneği; sigortalının son 12 aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının % 60’ıdır. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, aylık asgari ücretin brüt tutarının % 150’sini geçemez.  Kısa çalışma ödeneği, işçinin kendisine, aylık olarak her ayın sonunda ödenir. Ödemelerin yapılacağı kaynak İŞSİZLİK SİGORTASI FONU olacaktır.

Kısa Çalışma Ödeneğinden yararlandırmak için;

  • İşverenin kısa çalışma talebinin iş müfettişlerince yapılacak inceleme sonucu uygun bulunması,

  • İşçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte, çalışma süreleri ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanmış olması (Kısa çalışmanın başladığı tarihten önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde en az 600 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödemiş olanlar),

  • İş müfettişlerince yapılacak inceleme sonucu kısa çalışmaya katılacaklar listesinde işçinin bilgilerinin bulunması gerekmektedir.

Görüldüğü üzere bu ayrıntılı prosedür işi içinden çıkılmaz bir hale getirmektedir. 1-2 haftalık kayıpların dahi kırılgan ülke ekonomimizde ne gibi sonuçlara yol açacağı su götürmez bir gerçektir. Bu nedenle prosedür daraltılmalıdır. Özellikle sektörel bazda kolektif üretim yapan yerler ile sosyal yaşam içinde faaliyet gösteren ve kapanmak zorunda kalan işyerleri için çok acil bir eylem planı hazırlanmalı ve süreci yavaşlatan düzenlemeler ve bürokratik işlemler ortadan kaldırılmalıdır.

Bunun için öncelikle işyerinin başvuru sürecinin değerlendirilmesi kısa tutulmalı ve Kısa Çalışma Ödeneği, işsizlik sigortası kapsamında olsun yada olmasın işyerinde başvuru anında çalışan tüm işçileri kapsamalıdır. Aksi bir durum adil olmayacaktır. Tabi burada bir önemli sorunda İşsizlik Sigortası Fonu’nun kasasının dolu olup olmadığıdır. Umarız Fon, bu başvuruları karşılayacak birikime sahiptir.

Kaynak: EdirneGerçek

Share.

Comments are closed.