İŞÇİNİN KALEMİNDEN…

0

Bir varmış bir yokmuş! 

Bir zamanlar Şeref bey diye bir adam varmış; çalışkan ve üretici bir insanmış. Ailesinden öğrendiği mesleğe kendi yeteneklerini katarak perakendecilik işine girmiş. Onu geliştirmek için çok uğraşlar vermiş, adını Makro Market, sloganını “Hizmette Çizgi Ötesi” yapmış. Emek vermiş… Zamanla büyümüş Türkiye’de 256 şube, 6500 çalışana sahip olmuş. Buraya kadar her şey harikaydı değil mi? Şeref bey çok uğraşarak yerli sermaye markasını bu günlere getirmiş. Peki kimin alın teriyle? Haftada 60 saat çalışan, hastayken tezgahlarda kıvranan, bacakları varisli, elleri ayakları nasırlı, kesikli, günlük bir buçuk saatlik molasını üzerine yıkılmış iş yükü yüzünden kullanamayan, molalarda market dışına çıkamayan, yemekhanede tarihi geçmiş, satılmayan etler, patlak paketlerden arta kalan bakliyatlarla yapılmış yemekleri yemeye çalışan çoğu zaman yiyemeyip cebinden harcayan, klimadan tasarruf yapılmaya çalışılarak kışın üşütülen, yazın sırtından ter damlayan, üstlerinin dalavereleriyle; keyfi değiştirilen kurallarıyla ayrı işiyle ayrı uğraşıp tek maaş alan İŞÇİ sayesinde… Şeref bey zamanla nasıl zor şartlarda çalışıp para kazandığını unutmuş olacak ki; bu işe emeklerini ve gençliklerini veren, en zor zamanlarda yanında duran İSÇİLERİNİ yarı yolda bırakıp alın terleri olan tazminatlarını vermemiş. Kendi geçmişine ihanet etmesi yetmezmiş gibi 6500 kişi ve ailelerini mağdur bırakmış.

Hakkımız helal değil!

“Kırışmış alnıma bakma hor, değerimi asil adamlara sor, mücadele demektir verdiğim emek, ihanettir kapı dışarı etmek!”

Bahar BAKIR – Makro Market İşçisi

Share.

Comments are closed.