İşçi Sınıfı Hareketi Tarihine Bakmak – M. Görkem DOĞAN – Umut-Sen Seminerleri

0

Sınıfın sendikal mücadelesini güçlendirmeyi amaç edinen Umut-Sen, etkinlikler serisine 18 Aralık Cuma günü verdiği “Kendi Doğumuna Tanık Olan Sınıf” konu başlıklı semineri ile başladı. “İşçi Sınıfı Hareketi Tarihine Bakmak” seminerler dizisinin bu ilk seminerinde M. Görkem Doğan konuşmacı olarak yer aldı. Aşağıda genel hatlarıyla özetlenen M. Görkem Doğan’ın konuşmasının ardından katılımcıların konu hakkında soruları ve görüşleri alındı.

“Sınıf kavramı çok sık bir biçimde kullanılan ama başka toplumsal tabakalaşma kategorizasyonlarından ayrımı her zaman net bir biçimde belirtilmeyen bir terimdir. Marksist geleneği sahiplenen sosyal bilimciler açısından da durum aşağı yukarı budur. Marx kendisi de yazılarında sınıf kavramını her zaman aynı kesinlikle kullanmamıştır. Kapital’in üçüncü cildinin birdenbire son bulduğu Sınıflar başlıklı elli ikinci bölümünde Marx “bir sınıfı oluşturan şey nedir?” diye sorar ve soruyu, cevabın sınıfı oluşturan kimselerin gelir kaynaklarının özdeşliği olamayacağını belirtmek dışında, yanıtsız bırakır.

Marksist akademik gelenek içinde bir sınıfı oluşturan şey nedir sorusuna verilen yanıtlar iki kümede toplanabilir. Yapısal yanıtlar ve ilişkisel yanıtlar. Tabi ilişkisel yanıtların esas olarak cevapladığı soru “bir sınıfı oluşturan süreç nedir”dir ve bu anlamda ilişkisel yanıtlar sınıfı oluşturan şeyi aramaktan, bu kutsal kâse arayışından, vazgeçmişlerdir. Devlet aygıtıyla yakın kurumsal ilişkisi dolayısıyla hâkim sınıfın oluşumuna dair daha kurumsal yanıtlar belki vardır. Özellikle işçi sınıfını oluşturan ise sınıf mücadelesinin tarihsel birikim sürecidir ve ilişkisel yanıtlar sınıf mücadelesinin politik inşasına odaklandıkları ölçüde sınıflara dair akademik olanın ötesinde faydalı bilgi üretebilirler.

Bu bağlamda “kendi doğumuna tanık olan sınıf” ifadesi, Edward Palmer Thompson’un İngiliz İşçi Sınıfının oluşumunda ortaya koyduğu yaklaşımın bu özet ifadesi sınıfı sınıf mücadelesi deneyimine odaklanarak açıklama çabasını ifade ediyor. Mülksüzleşen zanaatkârın emek süreci üzerindeki kontrolünü kaybetmeye karşı tepkisinin siyasallaşmasına ve de işçileşen köylünün piyasa ilişkilerinin gündelik geçiminin üretimine karşı dönüştürücü siyasi müdahaleyle başa çıkma çabasının çeşitli veçhelerini başlangıç noktası olarak alıp bu mücadelelerin kurumsallaşmasına odaklanıyor. Sınıf oluşturan şey olarak bu hikâyeyi anlatmayı tercih ediyor.”

Share.

Comments are closed.