İş Hukuku | Basitçe işe iade davası ve sonuçları – Av. Ulaş Çam

0

İşyerinizde çalışırken, insan kaynakları bölümü ya da muhasebe servisi sizi arayarak, mesai bitiminde uğramanızı istedi. Günü tamamladınız ve sizi çağıran birime gittiniz: “Hoş geldiniz. Biliyorsunuz sizinle uzun zamandır çalışıyoruz. Ancak işyerinde yeni bir yapılanmaya gidiyoruz. Bu nedenle de sizinle yollarımızı ayırmak zorundayız. Üzgünüz. Çalışma hayatınızda başarılar dileriz. Tazminatlarınız hesabınıza ödenecektir. ” denilerek iş sözleşmenizin feshedildiği bildirildi.  Siz de durumu kabullenerek işyerinden ayrıldınız. Bu kadar mı? Değil. Haklarınız var.

4857 sayılı İş Kanunun 18-21.maddeleri arasında düzenlenen bir dava türü tüm fesih sürecini ortadan kaldırabilecek niteliğe sahip. Kanundaki düzenlemelerin özeti şudur:

  • İş sözleşmeniz işveren tarafından feshedilmiş ise,
  • İşveren vekili statüsünde değilseniz. Yani işyerini işveren adına yönetmiyorsanız.
  • İş sözleşmeniz İş Kanunu’na veya Basın İş Kanunu’na tabi ise,
  • İşyerindeki iş sözleşmeniz belirli süreli iş sözleşmesi değil ise,
  • İşyerinizde fesih tarihi itibariyle işçi sayısı 30 ve üzerindeyse,
  • İşyerinde çalışma süreniz 6 ay ve daha üzerinde ise,

 İşverenin sizi işten çıkarma kararı vermesi için iyi düşünmesi gerekmektedir. Bu şartların bir araya gelmesi halinde işverene karşı işe iade davası açabilirsiniz. İşveren bu dava sürecinde “öyle gerekli gördüm” diyemez. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Ayrıca bu nedenlerden hangisine dayanıyorsa, işçiye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Yargılama sürecinde de yazılı olarak bildirdiği fesih gerekçesini ispat etmek zorundadır.

Gerekli koşulları taşıyorsanız, işyerinin bulunduğu yerde ya da şirket genel merkezinin bulunduğu yerde bulunan iş mahkemesine, size yapılan fesih bildiriminden itibaren bir ay içinde işe iade istemli dava açıyorsunuz. Yargılama bitiyor. Karar kesinleşiyor. Mahkeme tarafından size kesinleşmiş karar gönderiliyor. Bu defa kesinleşmiş kararın size tebliğinden itibaren 10 gün içinde işverene başvurarak “Beni işime geri al” diyorsunuz. İşveren sizi bu başvurudan itibaren 30 gün içinde işe başlatmak zorunda. Bu konuda işverenlerin işe başlatma niyetinin samimi olması gerekiyor. Sizi aynı işe ve emsal işçinin ücreti ile başlatmak zorunda. Farklı yöntemlere başvurduğu zaman Yargıtay tarafından bu durum işe başlatmama kabul ediliyor.

Peki  başvurunuza rağmen işveren tarafından 30 gün içinde işe başlatılmadınız. Bu durumda ne olacak? İşçiyi işe almayan işveren boşta geçen süreniz için dört aya kadar ücretiniz ve diğer haklarınızı ödemek zorunda kalacak. Bununla birlikte kararda belirtilen, kıdeminize göre 4-8 arasında brüt ücretiniz kadar da iş güvencesi tazminatı da işverenin cebinden çıkacak.

İşverenlerin eskiden kalma alışkanlıkları ile işyerlerini yönetmelerinin olanağı ortadan kalkmıştır. İşyeri , “Bu işyeri benim dilediğimi alırım. Dilediğimi çıkarırım” anlayışı ile yönetilemez. Bu anlayışla devam eden işverenlerin; işten çıkardığı işçisini işe geri almakla, yüklüce işe iade davası tazminatları ödemek dışında bir seçeneği bulunmamaktadır.

Share.

Comments are closed.